İçeriğe Atla
Müjdat Gezen fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Müjdat Gezen Kimdir?

Müjdat Gezen kimdir? 1943 İstanbul doğumlu usta tiyatrocu, Türk sanat dünyasına kazandırdığı ücretsiz eğitim merkezi MSM ve unutulmaz rolleriyle tanınır.

Diğer adlar: Darbukatör Baryam, Yunus Baba, Azmi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Müjdat Gezen Hakkında

Türk sanat dünyasının öncü isimlerinden Müjdat Gezen, 29 Ekim 1943 tarihinde İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya gözlerini açtı. Usta sanatçı, yarım asrı aşan kariyeri boyunca tiyatro oyunculuğundan yönetmenliğe, şairlikten yazarlığa uzanan çok yönlü bir sanat köprüsü inşa etti. Özellikle televizyon ekranlarında ve beyaz perdede canlandırdığı unutulmaz tiplemelerle toplumun her kesiminin sevgisini kazanmayı başardı. Sanatçı, kişisel birikimleriyle kurduğu ve ücretsiz eğitim veren sanat merkeziyle de yeni yeteneklerin yetişmesine öncülük etmektedir.

Sanata Adanmış Bir Çocukluk ve Eğitim Yılları

Necdet Bey ile Macide Hanım'ın oğlu olan Müjdat Gezen'in sanata olan eğilimi küçük yaşlarda kendisini gösterdi. İlk sahne deneyimini henüz 1953 yılında, öğretmeninin yönlendirmesiyle rol aldığı 'Küçük Çiftçiler' piyesinde yaşadı. Bu deneyim onun için bir dönüm noktasıydı. Aynı sene kaleme aldığı çocuk şiirleri ise popüler Doğan Kardeş dergisinde okuyucularla buluşma fırsatı yakaladı. Ardından İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü bünyesindeki koroya katılarak müzikal yeteneğini de sergilemeye başladı. İlkokulu Hırka-ı Şerif'te tamamlayan Gezen, Karagümrük Ortaokulu yıllarında derslerindeki başarısızlık sebebiyle babasının tiyatro yasağıyla karşılaştı. Eski bir TRT müzisyeni olan babası Necdet Bey, oğlunun okulunu sorunsuz bitirmesi durumunda onu kendi elleriyle tiyatroya kaydettireceğinin sözünü verince, genç Müjdat derslerine odaklanarak bu engeli aşmayı başardı. Vefa Lisesi'ne başladığında yolu, ileride Türk sinemasının efsaneleri arasına girecek olan Kemal Sunal ve Uğur Dündar ile kesişti. Sözünü tutan babası, 1959 yılında onu İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları kadrosuna dahil ederek sahne amiri Kemal Tözem'e emanet etti. Böylece usta aktörün profesyonel oyunculuk serüveni resmen başlamış oldu. Konservatuarın Tiyatro Bölümü'nü kazanan Gezen, bir yandan eğitim alırken diğer yandan sahnelerde aktif olarak roller üstlenmeyi sürdürdü. Sahneler onun adeta evi olmuştu.

Yeşilçam'dan Tiyatro Sahnelerine Uzanan Başarılar

Kamera karşısına ilk kez 1962 yılında, Yılmaz Atadeniz'in yönettiği 'Yedi Kocalı Hürmüz' isimli sinema yapımıyla adım attı. Sonraki yıllarda Muammer Karaca ve Münir Özkul gibi usta isimlerin topluluklarında çalışarak özel tiyatro dünyasına geçiş yaptı. Askerlik görevini yaparken oyun yazarlığı üzerine yoğunlaşan sanatçı, dönüşünde Ulvi Uraz Tiyatrosu kadrosunda kendine yer buldu. Arkadaşlarıyla birlikte 'Halk Oyuncuları' topluluğunu kurduktan kısa süre sonra, 1968 yılında kendi adını taşıyan ilk özel tiyatrosunu faaliyete geçirdi. Aynı yıl Gün İrk ile dünya evine giren sanatçının bu evlilikten iki yıl sonra kızı Elif doğdu. Televizyon dünyasında ise Uğur Dündar ve Perran Kutman ile hazırladığı, toplumsal eleştirileri mizahla harmanlayan programlar büyük ses getirdi. Yazın hayatına da adım atan Gezen, Savaş Dinçel ile hazırladığı Nazım Hikmet kitabı nedeniyle bir süre cezaevinde kaldı. Yaşadığı zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmeyen usta isim, kendi yayınevini kurarak eserlerini okuyucularıyla buluşturmaya ve konservatuarlarda genç yeteneklere Türk Tiyatrosu dersleri vermeye devam etti. Sinemada ise 1980'li yıllarda hayat verdiği Darbukatör Baryam karakteriyle tüm Türkiye'nin gönlünde taht kurdu. Gırgıriye serisi onun en bilinen işlerindendir. Kandemir Konduk ile Güldürü Üretim Merkezi'ni (GÜM) kurarak genç mizah yazarlarının sektöre kazandırılmasına da destek sağladı. İlk evliliğini sonlandırdıktan sonra, 1988 yılında Leyla Turgut ile ikinci kez nikah masasına oturdu.

Sanatta Toplumsal Katkı ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi

Sanatçının hayatındaki en büyük hayallerinden biri, 1991 yılında tüm varlığını ortaya koyarak kurduğu Müjdat Gezen Sanat Merkezi oldu. Kadıköy'deki tarihi bir köşkü restore ettiren sanatçı, burada tamamen ücretsiz eğitim veren eşsiz bir okul modeli oluşturdu. Dönemin yasaları gereği ücretsiz okul açmanın yasak olması nedeniyle hapis cezası istemiyle yargılansa da, sonunda beraat ederek bu eğitim yuvasını yaşatmayı başardı. MSM bünyesinde kurduğu huzureviyle de yaşlı sinema ve tiyatro emekçilerine huzurlu bir yaşam alanı hediye etti. Sanat yaşamı boyunca yüz kadar sinema yapıtında ve elli civarında tiyatro oyununda sahne alan üretken sanatçı, edebiyat dünyasına da otuz sekiz adet kitap kazandırdı. Yazdığı eserlerin bir kısmı üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Ayrıca tiyatro oyunları ve sinema filmleri yöneten sanatçı, 2007 yılından bu yana UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olarak görev yapmaktadır. Uzun sanat yolculuğunda Afife Tiyatro Ödülleri'nden Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü dahil olmak üzere pek çok saygın ödüle layık görülmüştür.

Usta sanatçının kaleme aldığı otuz sekiz eser arasından öne çıkan bazı kitaplar şunlardır:

  • Ç.Arkadaşım Aziz Nesin
  • Ustalarım
  • Komikler Ağlamaz
  • Galiba Ben Sanatçıyım