İçeriğe Atla
Hale Asaf fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Hale Asaf Kimdir?

Ressam Hale Asaf, 1905 İstanbul doğumlu öncü bir sanatçıdır. Müstakil Ressamlar Birliği kurucusu olan Asaf, kübist otoportreleriyle Türk resminde çığır açtı.

Diğer adlar: Hale Salih, Hale Salih Asaf

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Hale Asaf Hakkında

Türk resim sanatının modernleşme sürecinde silinmez izler bırakan ve kübist tarzdaki otoportreleriyle tanınan Hale Asaf, 1905 yılında İstanbul'un Kadıköy semtinde dünyaya geldi. Baklatarlası civındaki Dr. Rasim Paşa konağında varlıklı ve entelektüel bir ailede "Hale Salih Asaf" adıyla doğan sanatçı, sadrazam Halil Hamit Paşa ile Çerkez Mehmet Rasim Paşa'nın torunuydu. Bebekliğinden itibaren yakasını bırakmayan akciğer hastalıklarıyla mücadele ederken, içindeki resim tutkusunu İtalya, Almanya ve Fransa'daki eğitimleriyle harmanladı. Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği'nin kurucuları arasında yer alarak sanat tarihine yön veren Asaf, henüz 33 yaşındayken Paris'te hayata veda etti.

Sanatla Tanışma ve Avrupa Yolculuğu

Küçük yaşlarda evdeki Rum hizmetçiden Rumca öğrenen ve özel İngilizce dersleri alan Hale Asaf, seçkin bir eğitim altyapısına sahipti. Orta öğrenimini İstanbul'daki özel Fransız lisesi Notre Dame de Sion'da tamamlayarak Fransızca diline de hakim oldu. Ancak yaşamı boyunca sürecek olan sağlık mücadeleleri daha bebekken başladı; köpeklerden bulaşan bir rahatsızlık nedeniyle beş yaşında büyük bir ameliyat geçirdi. Akciğerlerindeki rahatsızlıktan ötürü 1910 yılında gerçekleştirilen operasyonda ciğerlerinden tam on kist çıkarıldı.

Hastalığına rağmen sanattan kopmayan genç kız, 1919 yılında Roma'da yaşayan ilk kadın ressamımız olan teyzesi Mihri Müşfik Hanım'ın yanına gitti. Teyzesinden aldığı ilk teknik dersler, onun ressamlık yolundaki kıvılcımını yaktı; oysa Mihri Hanım "sanat karın doyurmuyor" diyerek yeğenini bu yoldan vazgeçirmeye çalışmıştı. Sanat tutkusu engellenemeyen Hale Asaf, 1920 yılında ailesi tarafından Paris'e, ressam Namık İsmail'in yanına gönderildi. Buradaki gelişimi, onu Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'nin sınavlarına taşıdı ve on altı yaşında Prof. Von Arthur Kampf'ın öğrencisi olmayı başardı. Berlin'de Fikret Mualla Saygı ile sınıf arkadaşı olan genç sanatçı, aynı dönemde Ali Avni Çelebi ile de tanıştı. Berlin yıllarında hastalığı yeniden nüksedince büyük bir operasyonla bir göğsü alındı ve maddi zorlukların pençesinde eğitimini yarıda bırakarak 1924 yılının Nisan ayında İstanbul'a döndü.

Yurda Dönüş ve Akademideki Başarılar

İstanbul'a döndükten sonra resim heyecanını kaybetmeyen Hale Asaf, İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girerek Feyhaman Duran ve İbrahim Çallı'nın atölyelerinde çalıştı. Kendine özgü yorumuyla hocalarının beğenisini kazanan sanatçı, 1925 yılından itibaren babasının soyadı yerine dedesinin adı olan "Asaf"ı kullanmaya başladı. Kurtuluş Savaşı sonrasında babasının Mısır'a kaçmasıyla anne ve babası boşandı; İsviçre'ye giden annesi Enise Hanım ise Bâle Sanatoryumu'nda tüberküloz sebebiyle hayata veda etti. Hale Asaf, 1925 yılında kazandığı Avrupa konkuru bursuyla Münih'e giderek Lovis Corinth'in öğrencisi oldu. 1926'da İtalya'da akciğer ameliyatı geçiren ressam, otoportreleri ve Bursa manzaralarıyla adından söz ettirdi.

Galatasaray Sergileri'nde boy gösteren sanatçının 50 x 36 santimetre boyutlarındaki ünlü otoportresi, kübist etkiler taşırken aynı zamanda modern ve özgüvenli bir Türk kadınını tasvir ediyordu. Paris'te Académie de la Grande Chaumiére'de André Lhote'un öğrencisi olan Asaf, bu süreçte seramik sanatçısı İsmail Hakkı Oygar ile nişanlandı. 1928'de arkadaşlarıyla birlikte yurda dönen sanatçı, Bursa Kız Öğretmen Okulu'na resim öğretmeni olarak atandı. Eşini İstanbul'da bırakıp gittiği Bursa'da Necati Bey Kız Sanat Enstitüsü'nde Fransızca dersleri de verdi.

Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği

Sanatçı, 15 Temmuz 1929'da kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği'nin kurucu kadrosunda yer alarak Türk sanat tarihinde devrim niteliğinde bir adım attı. Bu birlik, Türk resminde yenilikçi akımların önünü açmayı hedefliyordu. Birliğin kurucu kadrosunda şu önemli sanatçılar bulunmaktaydı:

  • Refik Fazıl Epikman
  • Cevat Dereli
  • Şeref Akdik
  • Mahmut Cuda
  • Nurullah Berk
  • Ali Avni Çelebi
  • Ahmet Zeki Kocamemi
  • Muhittin Sebati
  • Ratip Aşir Acudoğlu
  • Fahrettin Arkunlar
  • Hale Asaf

1929 yılı sonunda İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde eski hocası Namık İsmail'in yardımcısı olarak göreve başlayan sanatçı, Asmalımescit'te yazar Fikret Adil'in çatı katında yaşadı.

Paris Sürgünü ve Son Eser

Hale Asaf, 1931 yılında eşini ve görevini geride bırakarak tedavi amacıyla Paris'e gitti ve gözlerinden ameliyat oldu. Burada hayatını birleştireceği İtalyan yazar Antonio Aniante ile yolları kesişti. Aniante'nin yöneticisi olduğu Galerie-Librarie Jeune Europe'ta çalışan ve birlikte yaşamaya başlayan çift, galerinin 1934'te kapanması ve Aniante'nin Mussolini karşıtı kitapları yüzünden yasaklanmasıyla büyük bir yoksulluğa düştü. Geçim sıkıntıları, Hale Asaf'ın Arnavutluk Kralı Zogo'nun portresini yapmasıyla gelen 5000 franklık çekle hafifledi. Ancak amansız hastalık peşini bırakmadı; 31 Mayıs 1938'de geçireceği hayati ameliyat öncesinde, boş bir kâğıda çiçekler, kuşlar, bir kadın, bir çocuk ve onlara uzanan bir yardım eli çizdi. Bu onun son eseri oldu ve aynı gün 33 yaşında Paris'te hayata gözlerini yumdu.