İstanbul'da 1952 yılında dünyaya gözlerini açan Zafer Füsun Ertuğ (Yaraş), Türkiye'nin zengin kültürel mirasını ve kırsal alanlardaki geleneksel birikimleri korumak amacıyla etnobotanik, arkeoloji ve halkbilim alanlarında öncü çalışmalar yürütmüş değerli bir bilim insanıdır. Erenköy Kız Lisesi'nden mezun olmasının ardından yükseköğrenimini tamamlamak üzere İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya ve Arkeoloji Bölümü'ne adım atmıştır. Üniversite yıllarından itibaren Anadolu'nun geçmişine duyduğu merakla Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki arkeolojik kazılarda aktif görevler almıştır. Bu süreçte hem fotoğrafçılık yapmış hem de halkbilim derlemeleri gerçekleştirerek sahada deneyim kazanmıştır. 1975 yılından itibaren ise ABD'li halkbilimci ve fotoğrafçı Josephine Powell ile Anadolu'nun yollarını aşındırarak rehberlik yapmış, bilgi derleme ve görsel arşiv oluşturma konularında uzmanlaşmıştır.
Eğitim Hayatı ve Akademik Keşifleri
Lisans eğitimini bitirdikten sonra beş yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Film Merkezi bünyesinde araştırmacı ve belgesel yapımcısı olarak görev üstlenen Ertuğ, rotasını daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirmiştir. St. Louis Washington Üniversitesi antropoloji bölümünde 1993 yılında yüksek lisans derecesini almıştır. Ardından aynı üniversitede etnoarkeoloji alanında doktora programına devam ederek 1997 senesinde unvanını kazanmıştır. Doktora araştırması için 1994 ve 1995 yıllarında Aksaray'ın Kızılkaya köyünde kapsamlı saha çalışmaları yürütmüştür. Tarih öncesi Aşıklı yerleşimine komşu olan bu köyde gerçekleştirdiği etnoarkeolojik taramalarda şu önemli verileri elde etmiştir:
- Altı yüze yakın bitki örneğini bizzat toplamlştır.
- Köylülerin bu bitkilerden üç yüzün üzerindeki türü isimlendirdiğini kanıtlamıştır.
- Bitkilerin gündelik yaşamda ve geleneksel pratiklerde yoğun şekilde kullanıldığını belgelemiştir.
Bu çalışma, geleneksel bitki bilgisinin ne kadar derin ve köklü olduğunu bilim dünyasına açıkça göstermiştir.
Kadın Hareketi ve Kurumsal Çalşmaları
Akademik başarılarının yanı sıra toplumsal alanda da aktif bir duruş sergileyen Ertuğ, 1980'li yıllarda yükselen kadın hareketinin içerisinde yer almıştır. Kadınların geçmişteki izlerini görünür kılmak, araştırmacılara derli toplu kaynaklar sunmak ve güncel belgeleri geleceğe taşımak amacıyla önemli adımlar atmıştır. Bu doğrultuda 1990 senesinde kurulan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'nın kurucu kadrosunda bulunmuştur. Vakfın kuruluşunu birlikte gerçekleştirdiği çalşma arkadaşları şunlardır:
- Aslı Davaz
- Füsun Akatlı
- Jale Baysal
- Şirin Tekeli
Doktora derecesini alıp ülkeye döndükten sonra da çalşmalarına hız kesmeden devam etmiştir. Bodrum, Buldan ve Muğla gibi farklı bölgelerde biyoçeşitlilik ile etnobotanik konularında uzun soluklu projeleri hayata geçirmiştir. Meslek hayatı boyunca altmışın üzerinde bilimsel yayına imza atarak literatüre büyük katkılar sağlamıştır.
Ekolojik Yaşam ve Sepethane Projesi
2003 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü bünyesinde dersler vermeye başlayan araştırmacı, genç dimağlara Arkeolojiye Giriş ile Bitkiler ve Kültürler derslerini aktarmıştır. 2008 yılına gelindiğinde ise metropol hayatından uzaklaşarak İstanbul dışına yerleşme kararı almıştır. Burada toprakla yeniden buluşarak ekolojik tarım, yerel bitki türleri ve doğal yaşam pratikleriyle ilgilenmeye başlamıştır. Geçmişte katıldığı arkeolojik kazılarda karşılaştığı antik sepetlerin yapım tekniklerini çözebilmek adına Türkiye'nin dört bir yanından geleneksel sepet örnekleri biriktirmiştir. Topladığı bu zengin koleksiyonu sergilemek ve birikimini yeni nesillere aktarmak amacıyla İznik'te Sepethane adını verdiği özel bir sergi alanı kurmuştur. Hayatı boyunca topladığı bitki numunelerini Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi herbaryumuna bağışlarken, arşiv belgelerini ise kurucusu olduğu Kadın Eserleri Kütüphanesi'ne devrederek toplumsal hafızaya katkı sunmayı sürdürmektedir.
