Türk tarihçiliğinin saygın isimlerinden Fikret Işıltan, 15 Şubat 1915 tarihinde İstanbul'un Beykoz ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Orta Çağ tarihi üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalar ve tercümelerle tanınan akademisyen, devlet bursuyla gittiği Almanya'da aldığı nitelikli eğitim sayesinde Türkiye'de modern tarih yazımının ve Bizans araştırmalarının öncülerinden biri haline gelmiştir. Halid Bey ile Safvet Hanım'ın ikinci çocuğu olan Işıltan, babasının askeri görevi nedeniyle ilk eğitimini Adapazarı, Hendek, Eskişehir ve İstanbul gibi farklı bölgelerdeki okullarda tamamlamak durumunda kalmıştır. Eğitim hayatının bu hareketli döneminden sonra Kabataş Erkek Lisesi'ne giren genç Fikret, buradaki orta ve lise eğitimini başarıyla bitirmiştir. Yükseköğrenim yolculuğuna 1933 yılında Mülkiye'de başlayan Işıltan, sadece iki ay sonra devletin Avrupa sınavını kazanarak kariyerinin yönünü tamamen değiştirmiştir.
Almanya'da Eğitim Yılları ve Doktora Çalışmaları
Almanya'ya gitme hakkı elde eden Işıltan, öncelikle bir lisede bir yıl boyunca Almanca eğitimi alarak dil becerilerini geliştirmiştir. Ardından 1934-1935 güz yarıyılından itibaren Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesi bünyesinde yükseköğrenimine adım atmıştır. Berlin'deki eğitiminin yanı sıra Leipzig Üniversitesi'nde de dersler takip eden genç araştırmacı, tarih alanına yoğunlaşmıştır. Bu süreçte Orta Çağ tarihi, Türkoloji, Arapça ve Farsça gibi akademik gelişimini şekillendirecek kritik alanlarda dersler almıştır. Doktora tez konusunu veren Herbert Wilhelm Duda'nın Breslau Üniversitesi'ne geçmesi üzerine, Işıltan da 1936-1937 döneminde kaydını bu kuruma aldırmıştır.
Breslau'daki çalışmaları sırasında Hermann Aubin, Herbert Wilhelm Duda, Otto Spies ve Leo Santifaller gibi alanında uzman hocalardan dersler almıştır. Bu isimlerin rehberliğinde hazırladığı teziyle akademik rüştünü ispat etmiştir. Hazırladığı doktora çalışması "Die Seltschuken Geschichte des Aḳserāyī" (Aksarayî'nin Selçuklu Tarihi) adını taşımaktadır. Aksarayî'nin meşhur eseri Müsâmeretü'l-Ahbâr üzerine kurulan bu önemli tez, 1940 senesinde onaylanmış ve 1943 yılında basılmıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra yurda dönmüştür. Ankara Atatürk Lisesi'nde kısa süre tarih öğretmenliği yaptı. Ardından vatani görevini yapmak üzere askere gitmiştir. 1941 yılı Eylül ayında başladığı yedek subaylık görevini 1944 Haziran'ında teğmen rütbesiyle tamamlayarak terhis edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi Akademik Kariyeri ve Hizmetleri
Askerlik vazifesinin bitiminin ardından Işıltan, 1944 yılının Temmuz ayında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Orta Çağ Tarihi kürsüsünde asistan olarak çalışmaya başlamıştır. Yinanç'ın yönlendirmesiyle İslam tarihine yönelmiştir. Bu alanda derinlikli çalışmalar yürütmüştür. Aynı zamanda kürsüde görevli Bizans tarihi uzmanı Philipp Schweinfurth'un verdiği derslerde tercümanlık yapmış ve bu süreçte yabancı akademisyenin makalelerinin önemli bir kısmını Türkçe'ye çevirerek literatüre kazandırmıştır. Akademik basamakları hızla tırmanan araştırmacı, "Urfa Bölgesi Tarihi" başlıklı çalışmasıyla 1953 yılında doçentlik unvanını almıştır. Yinanç'ın 1961 sonundaki vefatı üzerine boşalan kürsü başkanlığı görevini üstlenmiş ve bu sorumluluğu emekliliğine kadar sürdürmüştür.
Kürsü başkanlığı döneminde, 1962 yılında profesörlük kadrosuna atanan Fikret Işıltan, üniversitede geniş bir yelpazede dersler vermiştir. Öğrencilerine aktardığı başlıca ders konuları şunlardır:
- İslam tarihi
- Orta Çağ Avrupa tarihi
- Haçlı Seferleri tarihi
- Bizans tarihi
Farklı idari görevleri de üstlenen Işıltan, 1970 yılında Türk Tarih Kurumu asli üyeliğine seçilmiştir. Bunun ardından 1976 yılında üniversite senatosunda görev alan başarılı akademisyen, nihayet 1982 veya 1983 yıllarında Tarih Bölümü Başkanlığı görevine getirilerek bölümün yönetimsel sorumluluğunu da üstlenmiştir. Yaş haddinden dolayı 1983 yılı sonunda emekliye ayrılan profesör, akademik dünyadan hiçbir zaman kopmamıştır.
Kişisel Yaşamı, Dil Yetkinliği ve Vefatı
Emeklilik günlerinde de üretmeye devam eden değerli tarihçi, Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu'nda bir dönem görev üstlenmiştir. Aynı zamanda akademik çeviriler yapmayı ömrünün son yıllarına kadar sürdürmüştür. Geniş bir dil yelpazesine hakim olan Işıltan; Almanca, Fransızca, Arapça, Farsça ve Latince dillerini ileri düzeyde bilmekteydi. Bu yetkinlik çalışmalarına büyük katkı sağladı. Özel hayatında ise 1945 yılında Semahat İzgi ile evlenerek mutlu bir yuva kurmuştur. Türk tarih yazımına ömrünü adayan Fikret Işıltan, 24 Eylül 1997 tarihinde geçirdiği ani bir kalp krizi sonucunda yaşama veda etmiştir. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. Geride bıraktığı kıymetli çalışmalar, günümüzde de Orta Çağ araştırmacılarına yol göstermeye devam etmektedir.