Türkiye'nin eğlence tarihine adını altın harflerle yazdıran efsanevi patron Fahrettin Aslan, 13 Kasım 1932 tarihinde Erzurum'un İspir ilçesinde dünyaya geldi. Yokluk içinde geçen çocukluğunun ardından henüz 13 yaşındayken çalışmak amacıyla İstanbul'a göç eden genç adam, ağabeylerinin yanına sığınarak hayata tutunmaya çalıştı. Tepebaşı'ndaki bir eğlence mekanında komilik yaparak başladığı bu serüvende azmi sayesinde kısa sürede basamakları tırmandı. İstanbul'un ve Türkiye'nin eğlence kültürünü kökten değiştirecek olan bu genç, zamanla "Gazinocular Kralı" unvanıyla anılacaktı. Uzun yıllar süren parlak kariyerinin ardından, 26 Ekim 2005 tarihinde İstanbul Anadoluhisarı'ndaki evinde şeker komasına girerek 73 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Komilikten Gazino Patronluğuna Uzanan Yol
Fahrettin Aslan, İstanbul'daki ilk yıllarında hem çalıştı hem de ortaokul eğitimini tamamladı. Mesleğe ilk adımı komilikle atmıştı. Henüz 14 yaşındayken, 1946 yılında bu göreve başladı. Aynı yıl, dönemin tek ve en gözde mekanı olan Cumhuriyet Pavyonu'nda şefliğe terfi etti. Burada tam dokuz yıllık bir süre boyunca aralıksız hizmet verdi. Mekanın Rum patronu Emin Yeyman ile adeta baba-oğul gibi yakın bir ilişki kurmayı başardı. Cumhuriyet Gazinosu 1955 yılında yıkılınca, sadık çalışan Tepebaşı Gazinosu'nda da patronunun yanında yer aldı. Bu bağlılık karşılıksız kalmadı. Emin Bey, 1956 yılında henüz 25 yaşındaki bu çalışkan gence Taşlık Gazinosu'nda ortaklık hediye etti. Tarihler 1960 yılını gösterdiğinde ise eski patronu ve yeni ortağı Emin Bey ile birlikte Türk eğlence dünyasının kalbi olacak Taksim-Maksim'i satın almayı başardılar.
Maksim İmparatorluğu ve Altın Yıllar
Emin Bey, 1967 yılında tüm hisselerini Fahrettin Aslan'a devretti. Bu devirle birlikte gazinonun tek hakimi olan Aslan, tam 45 yıl sürecek efsanevi bir krallığın temelini attı. 1950 ve 1980 yılları arasındaki otuz yıllık süreç, gazinolar ve sahne sanatçıları için adeta altın çağ niteliğindeydi. Aslan; Caddebostan Maksim, Taşlık Gazinosu ve Bebek Gazinosu gibi şehrin en prestijli noktalarında salonlar açtı. Bu devasa imparatorluğa alt katlardaki Samara Bar da eklendi. Sınırları İstanbul'u aşan ünlü işletmeci, Ankara ve İzmir'de de Maksim şubeleri açarak başarısını tüm ülkeye yaydı.
Bu dönemde sahneye çıkardığı efsanevi isimlerden bazıları şunlardır:
- Zeki Müren
- Behiye Aksoy
- Gönül Yazar
- Ahmet Özhan
- Emel Sayın
- Muazzez Abacı
- Bülent Ersoy
- Seda Sayan
Ayrıca Sibel Can ve Pınar Eliçe gibi isimleri de keşederek assolist mertebesine ulaştırdı. Dönemin parlayan güneşi Zeki Müren, Maksim bünyesinde tam sekiz yıl boyunca, her yılın yedi ayında aralıksız şekilde assolist olarak sahne alarak salonları tıklım tıklım doldurmayı başarmıştı. Müzik dünyasının fırtınası Gönül Yazar da uzun yıllar boyunca Maksim sahnelerinde rüzgar gibi esti.
Aşk, Evlilikler ve Veda
Fahrettin Aslan'ın fırtınalı hayatı sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmadı. İlk evlilişini 1952'de Necla Berktan ile yaptı. Bu birliktelikte eşinin ilk evlilişinden dünyaya getirdiği oğlu Atilla'yı kendi nüfusuna alan ünlü patron, aile bağlarına verdiği derin kıymeti daha o yıllarda açıkça kanıtlamıştı. Çiftin bu birliktelikten Sacit Aslan (d. 1953) ve Selçuk Aslan (d. 1959) adında iki oğlu oldu. Evlilik 1962 yılında boşanmayla son buldu. Ardından 1962-1965 yılları arasında İnci Birol ile üç yıl süren bir birliktelik yaşadı. Evlilik töreni yapmasalar da bu ilişkiden dünyaya gelen kızları Esra ve Esin'i kendi nüfusuna kaydettirdi.
En çok konuşulan aşklarından biri ise ünlü sanatçı Behiye Aksoy ile olandı. Platin rengi saçları, zarif kostümleri ve görkemli takılarıyla, Müzeyyen Senar'ın ardından assolistlik makamını yücelten Aksoy ile Aslan, iş ilişkisini aşarak 1974 yılında evlendiler. Yalnızca dört ay evli kaldıktan sonra boşandılar. Ayrılık sonrasında profesyonel bağlarını koparmadılar. "İş başka, aşk başka" diyen ünlü patron, Behiye Aksoy'u sahnelerinde çalıştırmaya devam etti. Son evlilişini yetmişlerin sonunda Arzu Aslan ile yaptı. Bu evlilikten 1980 yılında en küçük oğlu Mehmet Aslan dünyaya geldi ve birliktelikleri ünlü patronun vefatına kadar sürdü. Yıllarca şeker hastalığıyla mücadele eden efsanevi isim, 26 Ekim 2005 gecesi sabaha karşı şeker komasına girerek aramızdan ayrıldı.
