İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Evhadüddin Kirmani Kimdir?

Kirman doğumlu mutasavvıf Evhadüddin Kirmani (1164), Anadolu Selçuklu döneminde Ahilik teşkilatını şekillendiren en önemli ilim insanlarındandır.

Diğer adlar: Hamid, Hamîd, Evhadüddin Kirmânî

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Evhadüddin Kirmani Hakkında

Anadolu Selçuklu Devleti'nin manevi, fikri ve toplumsal yapısının inşa edilmesinde büyük katkılar sunan şair ve mutasavvıf Evhadüddin Kirmani, davet üzerine geldiği Anadolu topraklarında Ahilik teşkilatlanmasının temel taşlarını koyarak bölgenin kültürel dönüşümüne öncülük etmiştir. Asıl ismi Hamid olan düşünür, 1164 senesinde İran sınırları içerisindeki Kirman kentinde dünyaya gözlerini açmıştır. Çocukluk ve ilk gençlik dönemini doğduğu topraklarda geçiren Kirmani, yaşadığı bölgenin işgal edilmesiyle birlikte ilim yolculuğunun ilk büyük adımını atmıştır. Bağdat başta olmak üzere İslam dünyasının önde gelen kültür merkezlerinde eğitim gören mutasavvıf, döneminin en saygın müderrisleri arasında yer almayı başarmıştır.

Kirman'dan Bağdat Medreselerine Uzanan İlim Yolculuğu

Genç Hamîd'in sakin yaşamı, 1179-1180 yıllarında Kirman bölgesinin Oğuzlar tarafından işgal edilmesi neticesinde büsbütün değişti. Memleketini terk eden genç ilim adamı, döneminin en önemli bilim ve kültür merkezi olan Bağdat'a sığınmak zorunda kaldı. Bağdat'ta kısa sürede zekasıyla öne çıkarak farklı müderrislerden dini ilimler konusunda yoğun dersler aldı. Akademik başarısı sayesinde medresede muîdlik ve sonrasđnda müderrislik makamına erişti. Fakat iç dünyasındaki manevi arayışlar, onu bu parlak ve konforlu akademik kariyeri tamamen terk etmeye sevk etti. Müderrisliği bırakan Kirmani, Sühreverdî şeyhi Kutbuddin Ebherî'nin halifelerinden Rükneddin Sücâsî'ye bağlanarak tasavvuf yoluna girdi. Buradaki uzun eğitim sürecini tamamladıktan sonra Tebriz'e seyahat etti. Gence, Şirvan gibi şehirleri tek tek gezdikten sonra bir süre Nahcivan topraklarında ikamet etmeye başladı.

Anadolu Topraklarında Fikir ve Teşkilat Önderliği

Mecdüddin İshak'ın 1204 yılındaki nazik davetiyle Anadolu'ya gelen Evhadüddin Kirmani, bu coğrafyanın kaderini belirleyecek isimlerden biri olacaktı. Anadolu Selçuklu Devleti'nin kültür, siyaset ve inanç dünyasında son derece derin izler bırakan bu tarihi seyahat, döneminin diğer büyük mutasavvıf ve ilim adamlarının da katılımıyla adeta büyük bir fikir çıkartmasına dönüşmüştür. Kirmani'nin Konya'da bulunduğu dönemde, ünlü İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabi ile bir araya gelerek derin felsefi sohbetler gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir. Abbasi halifesi tarafından Şeyhu'ş-şuyûhi'r-Rum unvanıyla Anadolu'ya gönderilen Kirmani, bu saygın unvan sayesinde teşkilatlanma çalışmalarına hız kazandırdı. Bu unvan, onun Anadolu'daki Ahi teşkilatının temellerini atan ve yöneten asıl lider olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda kendisi, Ahi Evran'ın öz kayınpederidir. Anadolu'da kadınların fütüvvet teşkilatı olan Bacıyan-ı Rum'un kurucusu Fatma Bacı ise Kirmani'nin öz kızıdır. Anadolu'da birçok şehri gezse de Kayseri'de yerleşti. Kayseri'de evlenen ve burada yuva kuran Kirmani'nin üç evladı dünyaya gelmiştir:

  • Kemaleddin
  • Fatıma (Fatma Bacı)
  • Emine

Kızı Fatma Bacı, Anadolu'da kadınların dayanışmasını sağlayan fütüvvet teşkilatına yön veren son derece mühim bir isim olarak yetişti. Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev ile yakın ve sıcak ilişkiler geliştiren Kirmani, devlet nezdinde de büyük itibar gördü. Kızı Fatma Bacı, 1205 yılında Ahi Evran ile hayatını birleştirdi. Ayrıca kadınların doğrudan Ahilik teşkilatına katılamaması sebebiyle Fatma Bacı, Bacıyan-ı Rum yani Anadolu Kadınları teşkilatını kurarak tarihe geçti. Bu sebeple halk arasında Kadın Ana adıyla tanınmıştır.

Siyasi Diplomasi ve Bağdat'taki Son Yılları

Kirmani, dini ilimlerdeki derin yetkinliği ve geniş halk kitleleri üzerindeki nüfuzu sebebiyle siyasi liderlerin de fikrine başvurduğu önemli bir şahsiyetti. 1211 yılından sonra Bağdat'a döndüğünde, Abbasi Halifesi Nâsır tarafından kritik siyasi krizleri çözmesi amacıyla Tebriz'e elçi olarak gönderildi. Bu diplomatik görev sırasında geniş bir coğrafyayı gezme ve buradaki toplulukları gözlemleme şansı buldu. Horasan ve Mâverâünnehir sınırlarını aştıktan sonra Erbil'e, ardından 1226 yılında Halep'e geçti. Halep'te bir müddet kaldıktan sonra Şam'a giderek eski dostu Muhyiddin İbnü'l-Arabi'nin meclislerine katıldı ve onun feyzinden yararlandı. Buradaki sohbetlerin ardından Mısır topraklarına seyahat etti. Hayatı boyunca dokuz kez hac ibadetini yerine getiren Kirmani, Mısır'da bulunduğu 1232 senesinde bizzat halife tarafından hac emiri ilan edildi. Mukaddes vazifesini yerine getirdikten sonra yeniden Anadolu'ya dönmüş olsa da Bağdat'tan gelen son bir davet onun hayatının son perdesini açtı. 1237 yılında halifenin özel çağrısıyla bir kez daha Bağdat yolunu tutan Kirmani, buradaki şeyhlik vazifesini büyük bir titizlikle sürdürürken 21 Mart 1238 tarihinde, yetmiş dört yaşında hayata gözlerini yummuştur. Arkasında zengin bir tasavvufi miras ve Farsça kaleme aldığı meşhur Rubâiler (Enîsü't-Tâlibîn ve Celîsü's-Sâlihîn) adlı eserini bıraktı. Ömrü boyunca pek çok farklı şehirde ikamet eden mutasavvıfın seyahat ettiği başlıca merkezler şunlardır:

  • Kayseri, Konya, Sivas ve Malatya (Anadolu coğrafyası)
  • Bağdat, Tebriz, Nahcivan ve Halep (Ortadoğu coğrafyası)
  • Horasan, Mâverâünnehir ve Erbil

Sıkça Sorulan Sorular

Evhadüddin Kirmani kimdir?

Kirman doğumlu mutasavvıf Evhadüddin Kirmani (1164), Anadolu Selçuklu döneminde Ahilik teşkilatını şekillendiren en önemli ilim insanlarındandır.

Evhadüddin Kirmani ne zaman doğdu?

Evhadüddin Kirmani, 1164 tarihinde doğdu.

Evhadüddin Kirmani nerede doğdu?

Evhadüddin Kirmani Kirman, İran doğumludur.

Evhadüddin Kirmani ne zaman vefat etti?

Evhadüddin Kirmani 21 Mart 1238 tarihinde hayatını kaybetti.

Evhadüddin Kirmani hangi alanda tanınır?

Evhadüddin Kirmani, Din Adamı olarak tanınır.