Fatma Esma Nayman, 1899 yılında İstanbul'da dünyaya gelen, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde öğretmenlik, çevirmenlik ve milletvekilliği yaparak Türk kadınının siyasal alanda temsil edilmesine öncülük etmiş tarihi bir şahsiyettir. Genç Cumhuriyetin kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımasının ardından, 1935 genel seçimlerinde Seyhan milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren ilk kadın vekiller arasında yer almıştır. Eğitimci kimliğiyle toplumsal dönüşüme katkı sunarken, parlamentodaki çalışmalarıyla da özellikle çocuk hakları ve eğitim konularında kalıcı izler bırakmıştır.
Köklü Aile Bağları ve Kapsamlı Eğitimi
İstanbul sınırları içinde hayata gözlerini açan Fatma Esma Nayman, dönemin entelektüel ve köklü ailelerinden birine mensuptur. Babası, tarım eğitiminin gelişiminde büyük rol oynayan Halkalı Yüksek Ziraat Okulu'nun kurucusu olan ve burada uzun yıllar boyunca eğitmenlik yapan Hasip Bey'dir. Annesi ise Giritli Mustafa Naili Paşa'nın soyundan gelen Melek Hanım'dır. Beş çocuklu bu seçkin ailenin bir ferdi olan Nayman, ilk eğitimini ve dil becerilerini Fransız mektebinde özel öğretmenlerden dersler alarak edinmiştir. Bu nitelikli eğitim süreci sayesinde kendisi üst düzeyde Fransızca, İngilizce ve Rumca konuşabilecek bir donanıma ulaşmıştır. Aldığı bu sağlam eğitim altyapısı, ilerleyen yıllarda hem öğretmenlik hem de çevirmenlik mesleğindeki başarısının temelini oluşturmuştur.
Eğitim hayatını tamamladıktan sonra meslek hayatına atılan genç öğretmen, Bezmialem Kız Lisesi bünyesinde yedi sene boyunca Fransızca öğretmenliği yaparak genç nesillerin yetişmesine katkıda bulunmuştur. Bu süreçte dil bilgisi ve pedagojik tecrübelerini pekiştirmiştir. Hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri olan evlilik kararı ile birlikte Adanalı tanınmış hukukçu Süleyman Zihni Bey ile dünya evine girmiştir. Evliliğinin ardından Adana'ya taşınarak yaşamını bu şehirde sürdürmeye başlamış ve bu evlilikten bir çocuk sahibi olmuştur. Adana'ya yerleşmesi, onun yerel düzeyde başlayacak olan aktif siyasi kariyerinin de kapılarını aralamıştır.
Siyasete İlk Adım ve Parlamento Yılları
Türkiye'de kadınların siyasal haklarını kazanma süreci kademeli olarak gerçekleşirken, Esma Nayman bu sürecin her iki aşamasında da ön saflarda yer almıştır. İlk olarak 1930 yılında yürürlüğe giren Belediye Kanunu ile kadınlara yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Bu yasal reformun ardından gerçekleştirilen 1930 yerel seçimleri'nde aday olan Nayman, Adana Belediye Meclisi üyeliğine seçilmeyi başarmıştır. Böylece, kadınların katıldığı bu ilk yerel seçimlerde aktif görev alan öncü kadın figürlerden biri olmuştur.
Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan köklü değişikliklerle Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bunun üzerine 8 Şubat 1935 tarihinde düzenlenen tarihi genel seçimlerde adaylığını koyan Esma Nayman, büyük bir başarı elde etmiştir. Toplamda 751 ikinci seçmenin oy kullandığı ve bunlardan 121'inin kadın, 630'unun erkek seçmenlerden oluştuğu bu oylamada, Seyhan (Adana) milletvekili olarak V. dönem TBMM'ye girmeye hak kazanmıştır. Parlamentoya giren ilk 18 kadın milletvekilinden biri olan Nayman, meclis çatısı altında son derece aktif bir çalışma dönemi geçirmiştir.
Meclis bünyesinde üstlendiği sorumluluklarla dikkat çeken Esma Nayman, görev süreci boyunca İktisat ve Maliye Encümeni'nde hem üye hem de katip olarak görev yapmıştır. Yasama faaliyetlerinde özellikle sosyal meselelere ve çocukların refahına odaklanmıştır. Bu doğrultuda meclis kürsüsüne taşıdığı bazı önemli konular şunlardır:
- Suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılması için hukuki düzenlemeler yapılması,
- Çocukların ıslah edilerek yeniden eğitilebileceği çocuk ıslah evleri kurulması,
- Çocukların yetişkinlerden ayrı ortamlarda yargılanmasını sağlayacak çocuk mahkemeleri ihdas edilmesi.
Bu yenilikçi öneriler, Türkiye'de çocuk hakları ve çocuk adalet sisteminin kurulması yönündeki ilk kurumsal girişimler arasında yer almıştır.
Uluslararası Temsil, Dil Çalışmaları ve Son Yılları
Esma Nayman, sadece yasama alanında değil, kültürel ve uluslararası alanlarda da ülkesine önemli hizmetlerde bulunmuştur. Dil devriminin sürdürüldüğü bu dönemde, 1936 yılında toplanan Üçüncü Türk Dil Kurultayı'nda sekreterlik görevini üstlenmiştir. Aynı zamanda kurultay kapsamında yürütülen dil teorisi çalışmalarına katkı sunarak Güneş-Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu'nda görev yapmıştır. Yabancı dil konusundaki yetkinliği sayesinde uluslararası diplomaside de görev alan Nayman, ayrıca 1938 yılında İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen Milletler Cemiyeti 19. Asamble Toplantısı'nda Türkiye'yi temsil eden heyet içinde bulunmuştur.
Milletvekilliği görevinin sona ermesiyle birlikte aktif siyasi yaşamını sonlandıran Esma Nayman, entelektüel çalışmalarına ve mesleki kariyerine geri dönmüştür. 1946 yılına gelindiğinde, yabancı dillere olan derin hâkimiyetini bu kez ulusal haber ajansında değerlendirmiştir. Anadolu Ajansı bünyesinde çalışmaya başlayarak uzun yıllar boyunca Fransızca ve İngilizce mütercimlik görevlerini yürütmüştür. Hayatının geri kalan kısmını sakin ve üretken bir şekilde geçiren cumhuriyetin bu öncü kadını, 7 Aralık 1967 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
