Anadolu topraklarında altı asır boyunca hüküm sürecek devasa bir imparatorluğun tohumları, 12. yüzyılın sonlarında filizlenmeye başlamıştı. Oğuzların köklü Bozok koluna bağlı Kayı boyunun yiğit lideri Ertuğrul Gazi, 1188 yılında dünyaya gözlerini açtığında, tarih sahnesinde yeni bir dönemin kapısını aralayacağından habersizdi. Babası Süleyman Şah'ın vefatının ardından aşiretin sorumluluğunu üstlenen bu dirayetli asker, 1281 yılında Bilecik'in Söğüt ilçesinde 93 yaşında hayata gözlerini yumana dek, hem kılıcıyla hem de zekasıyla sınır boylarını titretti. Bizans sınırında kazandığı zaferlerle Selçuklu sarayının güvenini kazanan kahraman lider, oğlu Osman Bey'e sadece fiziksel bir yurt değil, aynı zamanda cihan devletine dönüşecek sarsılmaz bir idarecilik vizyonu da miras bıraktı. Kendisinin yetiştirdiği üç oğlu şunlardır:
- Gazi Sarı-Batı Savcı Bey
- Gündüz Alp
- Osman Bey
Horasan Topraklarından Anadolu'ya Uzanan Göç Dalgası
Kayı boyunun Anadolu'ya ulaşma hikayesi, coğrafyanın çetin şartları ve Moğol baskısıyla şekillenen büyük bir göç destanıdır. Dokuzuncu yüzyılda yaklaşık 50 ila 70 bin hanelik devasa bir nüfusla yola çıkan topluluk, Buhara ve Semerkant topraklarından geçti. Ceyhun nehrini aşan ataları, Türkmenistan'ın Horasan bölgesindeki Merv ve Mohan şehirlerine yerleşti. On birinci yüzyılın ikinci yarısında ise Selçuklularla beraber Azerbaycan üzerinden Doğu Anadolu'daki Ahlat bölgesine ulaştılar. Süleyman Şah liderliğindeki aşiret, 1221 yılının Şubat ayında burayı terk ederek Erzincan taraflarına doğru yola koyuldu. Amasya'da konakladıkları süreçte Gürcüler ve Trabzon Rum İmparatorluğu kuvvetleriyle savaştılar. Halep'teki Eyyubî hükümdarının Haçlılarla savaşma çağrısı üzerine güneye yönelen Süleyman Şah, 1227 yılında Fırat Nehri'ni geçmek istedi. Fakat nehrin geçitlerini bilmiyorlardı. Atıyla coşkun akıntıya kapılarak boğuldu. Bu acı kaybın ardından oba ikiye bölündü. Sungur Tekin ve Gündoğdu eski yurtları Horasan'a dönmeyi tercih etti. Ertuğrul Gazi ise annesi Hayme Hatun ve kardeşi Dündar ile birlikte 444 çadırlık bir toplulukla yeni bir yurt arayışına girdi. Kendisinin kardeşlerinin isimleri şöyledir:
- Sungur Tekin
- Gündoğdu
- Dündar Bey
Kılıç Gücüyle Gelen Yurt ve Bizans Sınırındaki Mücadele
Batıya doğru ilerleyen bu inançlı topluluk, ilk olarak Pasinler Ovası ve Sürmeliçukur bölgelerine ulaştı. Kısa süre sonra Ankara yakınlarındaki Karacadağ yöresine yerleştiler. Rivayete göre Kayı boyu, Erzurum ile Sivas arasında gerçekleşen meşhur Yassı Çimen Savaşı'nda Selçuklu saflarında yer aldı. Bu destek sayesinde Selçuklu ordusu Harezmşahları yenilgiye uğratmayı başardı. Anadolu Selçuklu Hükümdarı Birinci Alaaddin Keykubad, bu kritik hizmetin karşılığı olarak Karacadağ bölgesini onlara yurt verdi. Müjdeli haberi Konya sarayından Kayseri'deki babasına ulaştıran kişi ise Ertuğrul'un oğlu Saru Batu Savcı Bey oldu. Ertuğrul Gazi, bu yeni yerleşim yerinde durmaksızın Bizans sınırında aktif mücadeleler yürüttü. İnegöl ve Yenişehir üzerine akınlar düzenledi. Öncü Selçuklu kuvvetlerine komuta etti. Ermeni Derbendi bölgesinde Bizans ordusunu ağır bir bozguna uğrattı. Sultan, kendisine Eskişehir'i dirlik verdi. Karacahisar ve Söğüt kaleleri de fethedilince, hükümdar Domaniç ile Söğüt çevresini tamamen Ertuğrul Gazi'nin mülkü yaptı.
Hoşgörü ve Vefanın Sembolü: Uç Beyliğinin Mirası
Yaz mevsimini Domaniç yaylalarında geçiren aşiret, kış aylarında ise Söğüt'te konaklayarak sınır boylarında asayişi sarsılmaz şekilde temin etti. Bizans tekfurlarına karşı elde ettiği üstün zaferler dolayısıyla kendisine 'Gazi' unvanı layık görüldü. Moğol baskısı altındaki Anadolu'da diğer beylikler Selçuklu'dan ayrılırken, o tam bir vefa örneği sergiledi. Bu sadakat sayesinde çevredeki tüm gaziler, dervişler, alimler ve Türkmenler onun sancağı altında toplandı. Obanın nüfusu oldukça azdı. Bu sebeple ihtiyatlı, tedbirli ve barış merkezli bir siyaset izlemeyi tercih etti. İnegöl, Karacahisar ve Bilecik tekfurlarıyla daima iyi geçinerek obasını sulh içinde yaşattı. Eşi Halime Hatun ile evliliğinden üç erkek evladı dünyaya geldi. Ardında tecrübeli komutanlar, iyi bir nam ve fetihlere elverişli bir zemin bırakan büyük lider, 1281 yılında 93 yaşında vefat etti. Bilecik'in Söğüt ilçesinde her yıl anma törenleri düzenlenen Ertuğrul Gazi, oğluna bıraktığı o eşsiz vasiyetle altı asır sürecek bir cihan devletinin yönetim ruhunu aşıladı.
