Londra'da ışıltılı kariyerine adım atan Erol Kahraman, Türk buz hokeyi tarihinin en başarılı kalecilerinden biri olarak bilinmektedir. 2 Ocak 1983 tarihinde İngiltere'nin başkentinde Kıbrıs Türkü bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen sporcu, hem yerel ligde kazandığı kupalarla hem de milli takım seviyesindeki kurtarışlarıyla adından sıkça söz ettirmiştir. Kuzey Amerika'da başlayan bu serüven, zamanla Türkiye liglerinin zirvesine uzanan muazzam bir başarı hikayesine dönüşmüştür.
Kuzey Amerika'dan Türkiye Süper Ligi'ne Uzanan Yolculuk
Hokey kariyerine ilk adımı denizaşırı topraklarda atan Kahraman, Midwest Junior Hockey League bünyesindeki Elmira Sugar Kings ekibinde ilk deneyimlerini kazandı. Bu başlangıcın ardından Lucknow Lancers ekibine geçiş yaparak yeteneklerini geliştirmeye devam etti. Atlas Okyanusu'nun diğer yakasındaki deneyimlerini tamamlayan başarılı file bekçisi, 2010 senesinde yönünü Türkiye'ye çevirdi. Ülkedeki ilk durağı ise Türkiye Buz Hokeyi Süper Ligi mücadelecilerinden Ankara Üniversitesi SK oldu. Burada geçirdiği bir sezonun ardından, kariyerine yeni bir soluk getirmek amacıyla Başkent Yıldızları SK renklerine bağlandı.
Ulusal Şampiyonluklar ve Kaleci Antrenörlüğü
Yeni takımında sadece sahada oynamakla kalmayan sporcu, aynı zamanda kaleci antrenörlüğü sorumluluğunu da üstlendi. Hem oyuncu hem de eğitmen olarak takıma yaptığı katkılar sayesinde kulüp, 2012 ve 2013 yıllarında Türkiye Şampiyonu unvanına ulaştı. 2013 yılının yaz transfer döneminde yeni bir meydan okuma arayan Kahraman, Süper Lig'in yeni ekiplerinden Zeytinburnu Belediyespor kadrosuna dahil oldu. Bu takımla da yüksek formunu koruyarak 2015 ve 2016 yıllarında üst üste Türkiye Şampiyonluğu sevinci yaşadı. Deneyimli kaleci, 2017 yılından bu yana ise Koç Üniversitesi SK forması altında spor yaşantısını sürdürmektedir.
Ay-Yıldızlı Forma ile Uluslararası Başarılar
Milli takım düzeyindeki ilk ciddi sınavını Erzurum'da gerçekleştirilen 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'nda veren sporcu, kısa sürede kalitesini gösterdi. 2013 Dünya Şampiyonası III. Bölüm mücadelesinde ilk kez ceza sahasına girmesine rağmen, yaptığı önemli kurtarışlarla milli takımın bir üst klasman olan II. Bölüm'e çıkmasında kilit rol oynadı. %89,6'lık kurtarış yüzdesiyle İsrailli Avihu Sorotzky'nin hemen arkasında turnuvanın en iyi ikinci kalecisi olurken, milli ekibin en değerli oyuncusu ödülüne layık görüldü.
Ayrıca, 2015 ve 2016 yıllarındaki Dünya Şampiyonası III. Bölüm turnuvalarında gösterdiği üstün performansla organizasyonun en iyi kalecisi seçildi. Bu turnuvalarda elde ettiği bazı istatistikler şunlardır:
- Lüksemburglu rakibi Gilles Mangen'in ardından, yenilen gol ortalaması en düşük ikinci file bekçisi olmuştur.
- Mangen ve Gürcü kaleci Andrey İlyenko'nun peşinden en iyi kurtarış yüzdesine sahip üçüncü kaleci konumuna gelmiştir.
- Milli takımın savunma hattında en güven veren isimlerden biri olarak ülkesini gururla temsil etmiştir.
