Türk resim sanatında lirik soyutlamanın öncülerinden olan Erdal Alantar, Paris ekolünün ülkemizdeki son temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. 29 Ocak 1932 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan usta ressam, doğu estetiği ile batının soyut dışavurumculuğunu harmanlayan özgün üslubuyla sanat tarihindeki yerini almıştır. Akademi yıllarında başlayan arayışını Avrupa'nın farklı kentlerine taşıyan sanatçı, yaşamının büyük bölümünü Fransa'da geçirmiştir. 9 Ocak 2014'te yine doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat eden Alantar, fırçasıyla tuvale yansıttığı coşku dolu ritimlerle tanınmaktadır.
Akademiden Floransa Işığına: İlk Sanatsal Adımlar
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nin koridorları, 1949 ile 1956 yılları arasında geleceğin bu büyük ustasını ağırladı. Genç yetenek Erdal Alantar, akademide Türk resminin iki efsane ismi Halil Dikmen ve Cemal Tollu'nun atölyelerinde eğitim aldı. Akademiden başarıyla mezun olmasının ardından hayatını, okul yıllarından beri tanıdığı iç mimar ve piyanist Sevinç Doral ile birleştiren Alantar, İtalyan hükûmetinden aldığı burs ile eşiyle birlikte Floransa'ya gitti. Floransa Güzel Sanatlar Akademisi'nde bir yıl boyunca eğitim alan ressam, İtalya'da derin bir sanatsal birikim elde etti. Burada Michelangelo'nun eserlerini derinlemesine inceledi.
Paris Ekolü ve Lirik Soyutlamanın Zirvesi
İtalya'daki verimli dönemin ardından, 1950'lerin sonlarına doğru rotasını Fransa'ya çeviren Alantar, yaşamını tamamen bu ülkede sürdürmeye başladı. Paris'e yerleşmeden önceki çalışmalarında geometrik formlar kullanan sanatçı, 1960 yılından itibaren lirik soyutlamaya yöneldi. Bu yönelim sanatında bir dönüm noktasıydı. Fransa'da geçirdişi yirmi yılı aşkın sürede üç farklı atölyede resim dersleri vererek çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Eğitimci kimliğinin yanı sıra birçok ülkede 130'dan fazla kişisel sergiye imza attı. Onun sanatı sınırları aşan bir güce sahipti.
Sanatçının kişisel sergilerini açtığı başlıca ülkeler şunlardır:
- Fransa
- Hollanda
- İtalya
- Almanya
- İsviçre
- Türkiye
Usta Fırçanın Eleştirmenlerdeki Yankısı
Usta ressamın yapıtları, döneminin sanat eleştirmenleri tarafından her zaman büyük bir ilgiyle takip edildi. Uzmanlar, Alantar'ın tuval üzerine yansıttığı dinamizmi soyut dışavurumculuk akımının bir yansıması olarak değerlendirdi. Eserlerinde geleneksel Osmanlı tuğraları ve hat sanatının estetiğinden ilham alan ressam, doğu ile batı kültürünü ustalıkla harmanladı. Sanat eleştirmenleri, onun loş fonlar üzerine ani ve içgüdülsel fırça darbeleriyle işıklı uzun kurdeleler serpiştirdiği kompozisyonlarındaki coşku ve duyarlılığın izleyici üzerinde son derece etkileyici bir iz bıraktığını vurgulamışlardır.
Son Dönem ve Sanatçının Mirası
Uzun yıllar sürdürdüğü sanat yolculuğunun ardından Erdal Alantar, 2014 yılında kalp yetmezliği nedeniyle 81 yaşında İstanbul'da yaşama veda etti. Onun ardında bıraktığı eserler, soyut Türk resminin en kıymetli hazineleri arasında kabul edilmektedir. Sanatçı, Paris ekolünün son temsilcilerindendir.