Türkiye'nin modern mimari serüvenine yön veren ve ülkenin ilk gökdeleni olarak tarihe geçen Kızılay Emek İşhanı'nın mimarı Enver Tokay, Cumhuriyet döneminin en üretken tasarımcıları arasında yer alır. 1923 yılında Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Akdağ beldesinde dünyaya gelen Tokay, rasyonalist çizgisiyle Türk mimarlık tarihinin altın sayfalarında derin izler bıraktı. Genç yaşta kazandığı prestijli yarışmalar ve hayata geçirdiği anıtsal yapılarla adından söz ettiren usta mimar, 1994 yılında hayata gözlerini yumana dek yenilikçi vizyonunu daima korudu.
Akademiden Pratiğe Uzanan Başarı Yolu
Tokay'ın eğitim hayatı doğduğu topraklarda şekillendi. İlk ve orta öğrenimini Simav dolaylarında tamamlayan genç yetenek, lise yıllarının sonuna kadar Kütahya'da kalmayı sürdürdü. İTÜ Mimarlık Fakültesi çatısı altındaki yükseköğrenimini 1945 yılında başarıyla tamamlayarak meslek hayatına ilk adımını attı. Akademik kariyerine ara vermeden devam eden başarılı mimar, iki yıl sonra yine aynı üniversitede yüksek lisans derecesini elde etti. 1947 tarihli 'İstanbul Şadırvanları' başlıklı yeterlilik tezi, genç akademisyenin ilk büyük araştırması olarak öne çıktı. Büyük beğeni toplayan bu kapsamlı çalışma, yoğun ilgi görmesi sebebiyle 1951 yılında kitaplaştırılarak mimarlık literatürüne ve geniş okur kitlesine kalıcı bir miras olarak resmen sunuldu.
Gökyüzüne Dokunan İlk Çizgiler: Kızılay Emek İşhanı
Enver Tokay denildiğinde akla gelen en görkemli şaheser, Ankara'nın simgelerinden olan Kızılay Emek İşhanı'dır. Ankara'nın kalbinde yükselen 24 katlı bu devasa yapı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk gökdeleni olma unvanını elinde bulundurur. Yenilikçi tekniklerin cesurca denendiği bu bina, aynı zamanda ülkemizde modern giydirme cephe sisteminin uygulandığı ilk eserdir. İnşaatı 1959 ile 1965 yılları arasında süren gökdelen, rasyonalizm akımının Türkiye'deki öncü örneklerinden biri sayılmaktadır. Bu anıtsal yapı kente yepyeni bir soluk getirdi.
Tokay'ın vizyonu sadece başkentle sınırlı kalmadı. Ege'nin incisi İzmir'e de uzandı. Kentteki prestijli tasarımlardan biri olan Akın İşhanı da usta mimarın yaratıcı dokunuşlarıyla hayat buldu. 1973 yılında ise Ankara Çankaya'daki meşhur Vali Konağı binasını çizerek imzasını bir kez daha devletin zirvesine kazıdı.
Cumhuriyet mimarisinin gelişim çizgisine yön veren Enver Tokay'ın tasarımları arasında yer alan başlıca eserler şu şekilde sıralanabilir:
- Kızılay Emek İşhanı (Ankara - Türkiye'nin ilk gökdeleni)
- Akın İşhanı (İzmir)
- Vali Konağı (Ankara - Çankaya)
- Devlet Su İşleri Genel Müdürlük Binası (Ankara)
- Türk Ticaret Bankası Şube Binası (İzmir)
- Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Binası (Ankara)
Yarışmalardan Gelen Ödüller ve Özel Yaşamı
Enver Tokay, kariyerinin ilk yıllarından itibaren dönemin hâkim mimari eğilimlerini yakından takip eden bir isimdi. Asistanlık döneminde, anıtsal ve tarihsel formlara yönelen İkinci Milli Mimari tarzındaki proje yarışmalarında aktif roller üstlendi. Bu kapsamda Doçent Leman Tomsu ile güçlerini birleştirerek katıldıkları 1947 yılındaki İstanbul Adalet Sarayı ve 1948'deki İzmit Belediye Binası ile Oteli yarışmalarından mansiyon ödülleriyle döndüler. Bireysel olarak da üretkenliğini sergileyen Tokay, İstanbul Üniversitesi Hukuk ve Ekonomi Fakülteleri ile 1946 tarihli Adana Adalet Sarayı yarışmalarında mansiyona layık görüldü.
1950'li yıllar usta mimar için ödüllerin adeta havada uçuştuğu son derece verimli bir dönem oldu. TC Merkez Bankası İzmir Şubesi (1950) ve İşçi Sigortaları Sanatoryumu (1951) projeleriyle mansiyon alan Tokay, diğer projelerde de zirveyi zorladı. İşçi Sigortaları Genel Müdürlük Binası (1950) ile Vakıf Gureba Hastanesi Ortopedi ve Psikiyatri ek binaları (1951) yarışmalarında ikincilik kürsüsüne çıktı. Büyük başarılar kazandığı bu süreçte, birincilik ipini göğüslediği iki önemli projenin inşaat aşamasını da yönetti. Türk Ticaret Bankası İzmir Şube Binası (1951) ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Binası (1955) yarışmalarında elde ettiği birinciliklerin ardından, her iki binanın da yapım süreçlerini bizzat takip etti. Bu yapılar başarıyla inşa edildi.
Aynı zamanda ortaklık projelerinde de büyük başarılara imza atan Tokay, 1956 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Kampüsü Planlama Yarışması'nı Hayati Tabanlıoğlu, Ayhan Tayman ve Behruz Çinici ile birlikte kazanarak birincilik ödülünün sahibi oldu. 1958 yılında düzenlenen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Yarışması'nda da Teoman Doruk ve Behruz Çinici ortaklığıyla birincilik derecesine uzandı. Bu binanın yapımı 1964 yılında tamamlandı. Özel hayatında iki kez evlendi. Ancak bu evlilikleri boşanmayla neticelendi. İkinci birlikteliğini Ayten Seçkin ile gerçekleştiren mimarın, eşlerinden birinden iki, diğerinden ise bir çocuğu dünyaya geldi. Bu çocuklardan biri, Türkiye'nin ilk kadın orkestra şefi olma gururunu taşıyan Sera Tokay'dır. Cumhuriyet dönemine damga vuran bu kıymetli isim, 1994 senesinde İstanbul'da 71 yaşında hayata gözlerini kapattı.
