Ebû Abdullah Muhammed b. Muhammed Şerif el-İdrîsî, 1100 yılında Cebelitarık Boğazı'nın Akdeniz kıyısındaki Sebt kentinde dünyaya gözlerini açtı. Orta Çağ coğrafya dünyasının gidişatını değiştiren bu dahi araştırmacı, hazırladığı devrim niteliğindeki haritalarla İslam dünyasının bilgi birikimine katkı sağlamış ve bu bilgilerin Avrupa kıtasına aktarılmasında son derece kritik bir rol oynamıştır. Eğitime susamış genç ruhuyla Kurtuba'da başladığı yolculuğunu, döneminin bilim hamisi Sicilya Kralı II. Roger'in Palermo'daki sarayında gümüşten bir dünya küresi tasarlayarak taçlandırdı.
Gençlik dönemlerinde adeta dur durak bilmeyen bir seyyah gibi hareket eden El İdrisi, İspanya'dan Portekiz'e, Fransa'dan İngiltere'ye kadar geniş bir coğrafyayı adımladı. Anadolu topraklarını ve Kuzey Afrika sahillerini gezerek buralardan paha biçilemez gözlemler derledi. Bu zorlu seyahatleri tam on beş yıl sürdü. Gittiği her bölgede binlerce farklı gezgin ve denizciyle birebir görüşmeler gerçekleştiren İdrisi, daha önceki haritalarda bulunmayan yerleşim alanlarını ve önemli coğrafi unsurları son derece titiz çalışmalarla kayıt altına almayı başarmıştır.
Palermo Sarayında Şekillenen Bilimsel Devrim
Doğu ve Batı ilim havzalarını harmanlayan El İdrisi'nin namı, Sicilya'nın felsefe ve bilime düşkünlüğüyle bilinen Norman Kralı II. Roger'in kulağına kadar ulaştı. Kral, İdrisi'yi Palermo'ya davet etti. Böylece El İdrisi, 1138 yılından 1161 yılına dek sürecek olan verimli Sicilya dönemine adım atmış oldu. Yaklaşık 1145 yılında ise doğrudan kralın himayesine girerek sarayda yerleşik hayata geçti. Kralın talebi, o güne dek yapılmış tüm haritaların yetersizliğini giderecek kusursuz bir eser üretilmesiydi. İdrisi, bu büyük beklentiyi karşılamak amacıyla önce gümüşten devasa bir yerküre maketi imal etti.
Gümüşten ürettiği bu yuvarlak kürenin üzerine kendi gözlemlerinin yanı sıra İbn Havkal gibi değerli bilginlerin eserlerinden ve kral için seyyahlar ile tacirler tarafından derlenen raporlardan faydalanarak muazzam bir harita nakşetti. Hazırladığı bu şahaser, Batlamyus'un dünya tasvirini gölgede bırakacak seviyedeydi. Harita, bilinen dünyayı ekvatordan kuzeye doğru yedi iklim kuşağına ayırıyor, boylam çizgileriyle de yetmiş parçaya bölüyordu. Bu yetmiş bölgenin her birinde yer alan ülkelerin yolları, madenleri, nehirleri, dağları ve hatta bitki örtüsü ile hayvan çeşitliliği bile detaylıca aktarılmıştı.
Dünyayı Yuvarlak Gören ve Çeken Çekim Kuramı
El İdrisi, yerçekimi ve dünyanın şekli konusunda döneminin fersah fersah ötesinde fikirlere sahipti. Dünyanın yuvarlak olduğunu ancak tam bir küre formunda bulunmadığını belirtiyordu. Yeryüzünü ve suları yumurtanın sarısına benzetiyor, onların uzay boşluğunda görünmez bir güçle dengelendiğini savunuyordu. Mıknatısın demir elementini çekmesine benzer bir kuvvetle yerin de üzerindeki varlıkları çektiğini yazan ünlü coğrafyacı, yerçekimi kuramının temelini Newton gibi isimlerden asırlar önce kendi özgün ifadeleriyle atmıştır. Ayrıca gezegenin çevresini 22.900 mil olarak hesapladı ki bu değer gerçek ölçüm olan 24.902 mile şaşırtıcı derecede yakındı.
Dönemin Müslüman kartograflarının geleneğine uyarak çizdiği haritalarda güney yönünü üstte, kuzey yönünü ise altta gösterdi. Haritasının merkezine ise İslam dünyasının kutsal şehri Mekke'yi yerleştirdi. Bu yerleşim nedeniyle haritanın üst kısmında devasa Afrika kıtası, alt kısmında ise İngiltere ve İskandinavya adaları bulunuyordu. Eserde, daha önce diğer Arapça kaynaklarda hiç yer almayan Rusya, Polonya ve Finlandiya gibi ülkeler hakkında ilk kez ayrıntılı bilgiler paylaşıldı. İngiltere'yi devekuşu kafasına benzeterek, onun yüksek dağlarını, verimli topraklarını ve cesur insanlarını kendine has üslubuyla betimledi.
Batlamyus'u Aşan Başyapıt ve Günümüze Ulaşan Nüshalar
Coğrafya tarihinin bu dev eserinden günümüze sadece on adet el yazması kopya ulaşmayı başarabildi. Bunların beş tanesi kitabın tam metnini muhafaza ederken, sekizinde orijinal harita çizimleri yer almaktadır. Fransa Millî Kütüphanesi bünyesinde korunan ve 1325 yılına tarihlenen nüsha, bilinen en eski kopyalardan biridir. 1553 yılında Kahire'de kopyalanan ve Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi'nde saklanan bir diğer nüsha ise bilim dünyasının göz bebekleri arasındadır. Ancak eserin dünya haritasını ve yetmiş bölgesel haritanın tamamını eksiksiz barındıran en değerli kopyası İstanbul'da özenle muhafaza edilmektedir.
El İdrisi, yaşamının son dönemini geçirdiği Palermo'da 1165 senesinde 65 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bıraktığı miras sonraki haritacıları derinden etkiledi. Büyük coğrafyacının kaleme aldığı başlıca eserler şunlardır:
- Tabula Rogeriana (Nüzhetü'l-Müştâk fi İhtirâkı'l-Âfâk): Dünyanın coğrafi özelliklerini tüm detaylarıyla ele alan başyapıtı.
- Ünsü'l-Mühec ve Ravzü'l-Ferec: Coğrafya ve seyahat üzerine kaleme aldığı diğer kıymetli eseri.
- El-Câmi' li-Şıfâtı Eştâti'n-Nebât ve Durûbi Envâci'l-Müfredât Mine'l-Eşcâr Ve's-Simâr Ve'l-Hasâ'is: Botanik ve bitkilerin özellikleri üzerine yazdığı kapsamlı çalışması.
