Eagle-Eye Lanoo Cherry, 7 Mayıs 1971 tarihinde İsveç'in Stockholm kentinde, caz dünyasının efsanevi ismi Don Cherry'nin oğlu olarak dünyaya gözlerini açtı. Sanatçı bir ailenin çocuğu olarak müzik dolu turne otobüslerinde büyüyen İsveç asıllı Amerikalı sanatçı, hem oyunculuk hem de müzik alanındaki yetenekleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Sinema filmlerinde rol aldıktan sonra asıl tutkusu olan müziğe yönelen sanatçı, 1996 yılında ülkesine dönerek başlattığı solo kariyerini dünya çapında hit olan şarkılarla süsledi.
Notalarla ve Sahne Işıklarıyla Büyüyen Bir Çocukluk
Babasının yoğun müzikal yaşamı ve turne koşturmacası, küçük Eagle-Eye'ın çocukluk yıllarının merkezinde yer alıyordu. Sahne arkasındaki parıltılı dünya ve yolculuklar, onun sanata olan bağlılığını erken yaşta şekillendirdi. Neneh Cherry adındaki kız kardeşi de ilerleyen yıllarda tıpkı kendisi gibi müzik dünyasında kendine yer edinecekti. Boğa burcunun yaratıcı ve kararlı enerjisini taşıyan Cherry, henüz 12 yaşındayken ailesi tarafından eğitim almak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin sanat merkezi sayılan New York şehrine gönderildi. İçindeki büyük sanat sevgisini ortaya çıkarmak için sabırsızlanan genç yetenek, burada çeşitli müzik gruplarında davul çalarak ritim duygusunu geliştirdi. Aynı dönemde profesyonel oyunculuk dersleri de alan Cherry, beyaz perdede boy göstermeye başladı. Born on the Fourth of July ve The Doors gibi sinema tarihinin ses getiren önemli yapımlarında rol alarak oyunculuktaki iddiasını kanıtladı. Müzik onun için vazgeçilmezdi. Ancak kalbinde yatan asıl güç, notaların büyülü dünyasıydı.
Save Tonight ile Gelen Küresel Başarı
Müziğe olan tutkusu ağır basınca, takvimler 1996 yılını gösterdiğinde İsveç'e dönme kararı aldı. Bu dönüş, solo kariyerinin resmi başlangıcıydı. Stüdyoya girerek Desireless için kolları sıvadı. Çok katmanlı ve zengin soundlardan oluşan bu albümün uluslararası bir başarıya imza atması fazla zaman almadı. Albümün lokomotif şarkısı Save Tonight, klibinin televizyonlarda dönmesiyle birlikte adeta bir müzik fırtınası kopardı. Tüm dünya bu melodiyi konuşuyordu. Bu albüm onun müzikal olgunluğunu gösteriyordu. İlk albümünün yakaladığı bu büyük ilginin ardından sanatçı, müzikal olgunluğunu temsil eden Permanent Tears ve When Mermaids Cry gibi iddialı parçaları da single formatında müzikseverlerle buluşturmayı ihmal etmedi. Başarının ardından sanatçı, tam iki buçuk yıl sürecek olan oldukça yoğun bir dünya turnesine çıktı. Sanatçının en çok bilinen ve dinlenen popüler şarkıları şunlardır:
- Save Tonight
- Falling In Love Again
- Are You Still Having Fun
- Long Way Around
- Feels So Right
- Skull Tattoo
- Don't Give Up
- Permanent Tears
- When Mermaids Cry
Farklı Soundlar ve Müzikal Olgunluk Dönemi
Turne yollarında yeni besteler üretmeye devam eden sanatçı, ikinci stüdyo albümü için kolları sıvadı. Ünlü prodüktör Rick Rubin ile güçlerini birleştirerek 2000 yılında Living In The Present Future albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Bu albüm, Grammy ödüllü efsanevi gitarist Santana'yı da konuk müzisyen olarak barındırıyordu. Albümün tanıtım faaliyetleri esnasında da boş durmayan Cherry, Present/Future adındaki albümünü hazırlayarak New York'ta bulunduğu bir dönemde piyasaya sürdü. Şehirde yaşadığı esnada gerçekleşen 11 Eylül saldırısı, onun hayata ve dünyaya bakış açısını tamamen değiştiren derin bir dönüm noktası oldu. Daha önceki bestelerinde genellikle kişisel temalara odaklanan müzisyen, bu sarsıcı olaydan sonra rotasını daha geniş ve toplumsal bir perspektife doğru kırdı. Albüm çalışmalarına bir süre ara veren Cherry, 2003 yılında Sub Rosa albümüyle müzik dünyasına güçlü bir geri dönüş yaptı. Müzisyenin Al Stone, John Kurzweg, Tim Simenon ve Cameron McVey gibi sektörün son derece önemli isimleriyle bir araya gelerek büyük bir titizlikle hazırladığı Sub Rosa albümü, seçkin müzik eleştirmenlerinden son derece olumlu yorumlar toplamayı başardı. Sanatçı, konser kayıtlarından oluşan 2006 tarihli Live and Kicking albümünün ardından, çıkış tarihini 2008 olarak duyurduğu yeni albümünün hazırlıklarını sürdürmektedir.
