Görsel sanatların ve sinemanın gelişim yönünü kökten değiştiren İngiliz fotoğrafçı Eadweard Muybridge, 9 Nisan 1830 tarihinde Londra'da dünyaya gözlerini açtı. Hollanda kökenli bir aileden gelen ve asıl adı Edward James Muggeridge olan bu sıra dışı deha, yaşamının önemli bir bölümünü Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdi. Özellikle hareketin doğasını fotoğraf kareleriyle dondurarak analiz eden çalışmalarıyla tanınan sanatçı, görsel medyanın evriminde çok kritik bir dönüm noktasını temsil eder. Geliştirdiği çoklu kamera yerleşimi ve optik illüzyon aygıtlarıyla sinema teknolojisinin ilk tohumlarını atan Muybridge, ardında bilim ve sanatın kesişiminde şekillenen devasa bir miras bıraktı. Onun vizyonu zamanının öok ötesindeydi.
San Francisco Yılları ve Posta Arabası Kazası
Genç bir adamken yeni ufuklar keşfetmek isteyen Muybridge, 1855 yılında yirmi beş yaşındayken San Francisco'ya göç ederek yeni bir hayata adım attı. Burada ilk olarak bir kitapçının yanında çalışarak ticaret hayatını ve yerel kültürü yakından tanıma fırsatı buldu. Ancak 1860 senesinde geçirdiği ölümcül bir posta arabası kazası, hayatının akışını tamamen değiştirecekti. Tedavi görmek ve iyileşmek amacıyla İngiltere'ye dönen fotoğrafçı, 1861 ile 1866 yılları arasında memleketi Londra'da kalarak kendini geliştirdi. Bu dönemde edindiği teknik donanımlarla donanmış olarak yeniden San Francisco'ya döndü. Amerika'da öncelikli olarak devlet adına çalışmalara imza atan yetenekli isim, zamanla endüstri ve manzara alanındaki özgün fotoğraflarıyla ün kazandı.
Özel hayatı oldukça fırtınalı geçti. 1874 yılında, eşinin sevgilisi olan Binbaşı Harry Larkyn'i silahıyla öldürdü. Olayın ardından mahkemede beraat etti. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra ise çalışmalarına daha büyük bir tutkuyla sarıldı.
Koşan Atın Sırrı ve Zoopraxiscope İcadı
Muybridge, 1878 yılında fotoğrafçılık tarihinin en meşhur ve çığır açan deneylerinden birini gerçekleştirdi. Dört nala koşan bir atın hareket halindeyken tüm ayaklarının yerden kesilip kesilmediğini kanıtlamak için özel bir sistem kurdu. Dört nala koşan bir atın hareket halindeyken ayaklarının tamamının aynı anda havada olup olmadığını çözmek amacıyla kurduğu düzenek, dönem şartlarında teknik olarak son derece zorlu ve karmaşık bir tasarıma sahipti. Koşu pistine yan yana yerleştirdiği çok sayıda fotoğraf makinesiyle, yaş kolodyum tekniğinden yararlanarak koşan bir atın her anını saniye saniye kaydetmeyi başardı. Bu dahice deney, sadece biyomekanik biliminin ve atletizm mekaniğinin doğuşuna öncülük etmekle kalmadı, aynı zamanda sinema şeridinin geliştirilmesine de doğrudan zemin hazırladı.
Deneyin başarısının ardından çalışmalarını genişleterek farklı hayvan türlerini ve insan hareketlerini de mercek altına aldı. Bu hareket dizilerini canlı birer görüntüye dönüştürmek amacıyla Zoopraxiscope ismini verdiği cihazı geliştirdi. Cihaz, üzerinde ardışık fotoğraflar barındıran bir diskin süratle döndürülmesiyle hareketli görüntü elde edilmesi prensibine dayanıyordu. Görüntüyü canlandıran bu özel aygıt, sinema projeksiyonlarının en ilkel ve en yaratıcı örneklerinden biri oldu. Zorlu teknik şartlara rağmen elde ettiği bu başarılar, günümüzdeki modern görsel efektlerin atası kabul edilmektedir. Nitekim ünlü bilimkurgu serisi Matrix filminde izlediğimiz devrimsel 'Bullet Time' yani kurşun zamanı efektinin temelinde de onun geliştirdiği çoklu kamera tekniği yatmaktadır.
Son Yıllar ve Yaşayan Kültürel Miras
Başarılarla dolu kariyerine 1883 ile 1886 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesi çatısı altında devam eden vizyoner fotoğrafçı, burada akademik düzeyde önemli araştırmalara imza attı. 1894 yılına gelindiğinde ise hayatının son demlerini geçirmek üzere memleketi İngiltere'ye kesin dönüş yaptı. 8 Mayıs 1904 tarihinde Londra'daki sıcak evinde, yetmiş dört yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölümünden uzun yıllar sonra bile onun çığır açan fikirleri sanat dünyasında yankılanmaya devam etti. Muybridge'in yaşamı ve çalışmaları sonraki kuşaklara ilham vererek şu şekillerde ölümsüzleşti:
- İngiliz Film Enstitüsü, ölümünden bir asır sonra 2004 yılında sanatçının evinin dış duvarına anıtsal bir plaket yerleştirdi.
- Efsanevi besteci Philip Glass, Muybridge'in karıştığı cinayet davasını konu alan 'The Photographer' (1982) isimli ünlü operasını besteledi.
- Teknoloji devi Google, 9 Nisan 2012'de hazırladığı animasyonlu bir Doodle tasarımıyla bu efsanevi mucidin doğum gününü tüm dünyaya duyurdu.
Muybridge'in 1950'lerden bu yana kitaplarda yayınlanan fotoğraf serileri, bugün dahi görsel sanatçılar ve bilim insanları için vazgeçilmez birer başvuru kaynağıdır.
