Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İstanbul'da doğup büyüyen İngiliz yazar Dorina Neave, 1881 ile 1955 yılları arasındaki yaşamı boyunca kaleme aldığı kıymetli eserleri ve Türk dostu duruşuyla iki kültür arasında köprü vazifesi üstlenmiştir. Kaleme aldığı üç değerli kitabıyla, doğup büyüyen şehrin zengin kültürünü Batı dünyasına tanıttı. Boğaz'ın büyüleyici havasında geçen gençlik anılarını ömrü boyunca korudu. Türk-İngiliz dostluğunu pekiştiren çalışmalarıyla da adından söz ettirmeyi başarıdı.
Boğaz Kıyısında Büyüyen Bir İngiliz Kızı
İzmir'de 1872'de evlenen hukuk müşaviri George Henry Clifton ile Ellen Camilla Mary Ann Cumberbatch'in en küçük çocuğuydu. Dorina, 26 Ağustos 1881'de ailenin beşinci evladı olarak İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Anne tarafından dedesi olan İzmir Başkonsolosu Robert William Cumberbatch, ünlü aktör Benedict Cumberbatch'in büyük büyük dedesidir. Clifton ailesi, babanın konsüler mahkemedeki görevi nedeniyle Kandilli'deki tarihi Edib Efendi Yalısı'na yerleşmişti. Küçük Dorina; kardeşleri George Montague, Ellen Claude Zoe, Ada Mildred ve Ernest Hamilton ile bu görkemli Kandilli yalısının geniş bahçesinde Boğaziçi'nin eşsiz güzelliklerini izleyerek büyüdü. Sultan II. Abdülhamid döneminin kozmopolit İstanbul'unda geçen çocukluğu, ona unutulmaz gözlemler kazandırdı. Tam yirmi altı yıl boyunca bu şehirde yaşadı. Takvimler 26 Ağustos 1907 tarihini gösterdiğinde ise doğduğu topraklara veda ederek İngiltere'ye doğru yola çıktı.
İngiltere'deki Yeni Yaşam ve Aile Kurma Yılları
Kendi köklerinin bulunduğu İngiltere'de yeni bir hayata adım attı. Kısa bir süre sonra, 26 Kasım 1908 günü akrabası Thomas Lewis Hughes Neave ile evlendi. Bu evlilikle birlikte "Lady Neave" unvanını taşımaya hak kazandı. Çiftin bu mutlu yuvasında dünyaya gelen dört çocuk şunlardır:
- Dorina Mary Eileen (1911-1994)
- Renee Arundell (1913-1994)
- Arundell Thomas (1916-1992)
- Kenelm Digby (1921-2007)
Lady Neave, 12 Mayıs 1940 tarihinde hayat arkadaşını kaybetmenin derin hüznünü yaşadı. Aynı yılın sonlarında, İkinci Dünya Savaşı sırasında Dagnam Park'taki konutuna ordu tarafından el konuldu. Zor günlerinde yardımına koşan vefakar Türk dostları, onun Londra merkezindeki bir apartman dairesine taşınmasını sağladı.
Türk-İngiliz Dostluğuna Adanmış Bir Ömür
Yaşadığı tüm zorluklara rağmen Türkiye ile kurduğu gönül bağını asla koparmadı. Dönemin Dışişleri Bakanı Anthony Eden'ın Londra'da bir Türk Evi açmasını memnuniyetle destekledi. Bu kültür merkezinde sosyal etkinlikler organize ederek iki ülkenin yakınlaşmasına vesile oldu. İngiliz ve Türk toplumlarının kültürel köprüler kurması için yoğun çaba harcadı. Yazar, yaşamının ilerleyen dönemlerinde çiçek yetiştiriciliğiyle de yakından ilgilenmişti. Onun bu tutkusu vesilesiyle, yetiştirilen özel bir gül çeşidine yazarın ismi verildi. Tarihe tanıklık eden bu değerli isim, 26 Aralık 1955'te Berkshire'ın Maidenhead bölgesinde yaşama veda etti. Cenazesi, Londra Noak Hill'deki St. Thomas Kilisesi mezarlığında bulunan eşinin kabrinin yanına defnedildi.
