Türkiye'nin en sevilen bilim insanlarından Mehmet Doğan Cüceloğlu, 1938 yılında Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaya gözlerini açtı ve 2021 yılında İstanbul'da yaşamını yitirdi. Hayatı boyunca psikoloji bilimini halkın anlayabileceği sade bir dille sunan değerli akademisyen, kaleme aldığı kişisel gelişim kitapları ve gerçekleştirdiği televizyon programları sayesinde geniş kitlelerin kalbinde taht kurdu. Akademik kariyerini hem Türkiye hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde sürdüren Cüceloğlu, Türk insanının davranış kalıplarını ve duygusal dünyasını bilimsel metotlarla inceleyerek toplumsal farkındalığa muazzam bir katkı sağladı.
Akademik Yolculuk ve Amerika Yılları
Mersin'in Silifke ilçesinde, tam 11 çocuklu geniş bir ailenin en küçük bireyi olarak dünyaya gelen Cüceloğlu, ilk eğitim adımlarını da bu ilçede attı. Ortaokulu Silifke'de tamamladıktan sonra lise eğitimi için Ankara ve Kırklareli yollarına düştü. Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde başarıyla tamamlayan yazar, mezuniyetinin ardından akademinin kapısını araladı. Üniversitede kalarak Mümtaz Turhan'ın asistanlığını üstlendi. 1964 yılında, Amerikan Psikoloji Derneği bursunu kazanarak Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Illinois Üniversitesi'nde, Charles E. Osgood danışmanlığında dil psikolojisi (psikolinguistik) üzerine doktora yaptı ve 1967 yılında tamamladı. Amerika'daki eğitimi sırasında eşi Emily ile tanıştı. Bu evlilikten Ayşen, Elif ve Timur isminde üç çocukları oldu. Doktorasını bitirip ülkeye dönünce İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi kadrolarında görev yaptı. 1975 senesinde doçentlik unvanını alarak kariyerinde önemli bir basamağı geride bıraktı.
Uluslararası Deneyim ve Yazarlık Serüveni
Doçentlik unvanının ardından Fulbright Araştırma Bursu'na başvuran Cüceloğlu, bu burs kapsamında Kaliforniya Üniversitesi (Berkeley)'de ziyaretçi öğretim üyesi olarak araştırmalar yürüttü. Ailesini Amerika Birleşik Devletleri'nde bırakarak bir süreliğine Türkiye'ye dönen yazar, Hacettepe ve Boğaziçi üniversitelerinde yarı zamanlı dersler vermeye devam etti. Bu dönemde, Türk okuruyla ilk büyük buluşmasını gerçekleştirdi ve 1979 yılında ilk kişisel gelişim kitabı olan 'İnsan İnsana'yı yayımladı. Ailesine daha yakın olabilmek amacıyla 1980 yılında yeniden Amerika yollarına düşen Cüceloğlu, 1996 yılındaki emekliliğine kadar Fullerton'daki Kaliforniya Eyalet Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Amerika'da bulunduğu bu uzun dönemde de Türkçe eserler üretmekten vazgeçmedi. 1991 yılında yayımladığı ikinci kitabı 'İnsan ve Davranışı'nda, modern psikolojinin evrensel kavramlarını Türkiye'nin yerel öyküleriyle harmanlayarak okuyucuya sundu. Yazarın 1992 yılında çıkardığı İçimizdeki Çocuk kitabı ise kısa sürede en popüler eserlerinden biri haline gelerek kütüphanelerin baş köşesinde yer aldı.
Halka Açılan Kapı: Seminerler ve Televizyon Programları
1996 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ndeki görevinden emekli olan Cüceloğlu, kalıcı olarak Türkiye'ye dönüş yaptı. Bu dönüşün ardından toplumsal eğitime odaklanan akademisyen, konferanslar ve atölye çalışmaları organize etmeye başladı. Bilgiyi topluma ulaştırmayı hedefleyen ünlü yazar, 1999 yılında önemli bir adım attı. Bir temizlik şirketinin sosyal sorumluluk projesi olan 'Temiz Aile, Temiz Gelecek' sohbet programları vesilesiyle televizyon ekranlarıyla tanıştı. Televizyon kanallarındaki sohbet programları ve paylaştığı samimi bilgiler, onun Türkiye genelinde tanınmasını sağladı. Ekranlardaki ve seminerlerdeki içerikleri zamanla kitaplaştırarak kalıcı eserler haline getirdi. Hayatının ilerleyen döneminde Yıldız Hacıevliyagil ile ikinci evliliğini yapan Cüceloğlu, 2013 yılında kendi yaşam serüvenini kaleme aldığı 'İnsanı Ararken Damdan Düşen Psikolog' adlı otobiyografik çalışmasını okurlarla buluşturdu. Vefatından hemen önce, Ocak 2021'de ise Deniz Bayramoğlu ile yaptığı söyleşilerden oluşan 'Kendini Keşfetmeye Zorluklarla Başa Çıkmaya Var mısın? - Güçlü Bir Yaşam İçin Öneriler' başlıklı söyleşi kitabı yayımlandı.
Akademisyen, emeklilik döneminde şu hedef gruplara yönelik seminer ve atölye çalışmaları düzenlemeye ağırlık vermiştir:
- Üniversite öğrencileri
- Öğretmenler
- Ana-babalar
- İş insanları
