Türk sinemasının ve tiyatrosunun unutulmaz simalarından Dinçer Çekmez, 22 Ocak 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra Şehir Tiyatroları'nın sınavlarını birincilikle kazanan Çekmez, sahneye ilk adımını atarak sanat hayatına başladı. Kabataş Erkek Lisesinden mezuniyetinin ardından Şehir Tiyatroları kadrosuna dahil olan usta oyuncu Dinçer Çekmez, hayatının son anına kadar oyunculuk mesleğine büyük bir sadakat, sevgi ve disiplinle hizmet etmeyi sürdürdü. Yeşilçam'ın komedi klasiklerinde üstlendiği rollerle hafızalara kazınan usta sanatçı, 12 Mart 2013 günü yine doğduğu şehirde hayata veda etti. Sinema filmlerinde canlandırdığı sıra dışı kabadayı ve öfkeli komik karakterler sayesinde Türk izleyicisinin gönlünde taht kurdu.
Tiyatro Tutkusu ve Sahne Kariyeri
Lise eğitimini tamamlayan genç yetenek, Şehir Tiyatroları'nın düzenlediği zorlu giriş imtihanlarına büyük umutlarla katılmıştı. Bu imtihanda gösterdiği üstün performans sayesinde sınav komitesini etkileyerek birincilik derecesini elde etti. Sanatçı burada kendisini geliştirme fırsatı buldu. Tiyatro sahnelerindeki ilk yıllarından itibaren yeteneğiyle öne çıktı. Şehir Tiyatroları'na adım attığı ilk günlerde kendisine doğrudan Hamlet oyununda önemli bir rol verilmesi üzerine sahne arkadaşları Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel büyük bir şaşkınlık yaşayarak bu duruma adeta inanamamışlardı. Meslektaşlarının ve tiyatro camiasının şaşkın bakışları altında Hamlet gibi ağır bir oyunda kendine yer buldu. Genç yaşında bu kadar büyük bir rolü üstlenmesi, onun mesleki başarısının en önemli kanıtıydı. Henüz on dokuz yaşındayken arka arkaya önemli roller üstlenerek başrollerin vazgeçilmez ismi oldu. Usta oyuncu, Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen pek çok farklı tiyatro oyununda da başarıyla sahne aldı. Tiyatro sahnelerindeki görevini uzun yıllar boyunca büyük bağlılıkla sürdürdü.
Sinema Dünyasına Geçiş
Arzu Film çalışanlarının teklifini kabul ederek sinemaya adım atan Dinçer Çekmez, yönetmen Ertem Eğilmez'in de büyük beğenisini kazandı. Eğilmez, çektiği her Kemal Sunal filminde usta oyuncunun kadroda mutlaka yer almasını istiyordu. Sinema izleyicisi onu çok sevdi. Bu sebeple sinema yapımcıları, kendisinin tiyatrodan tamamen ayrılmasını ve sadece filmlere odaklanmasını talep ettiler. Hatta bu amaçla tiyatrodan kazandığı paranın üç katı maaş teklif edilmesine rağmen, sahne sanatlarına duyduğu sarsılmaz sevgi nedeniyle bu teklifleri reddetti. Tiyatro sahnesine olan bağlılığı, maddi kazancın her zaman önünde yer alarak meslek hayatındaki en önemli ilkesi haline geldi. Böylece hem tiyatro sahnelerinden kopmadı hem de sinemada unutulmaz karakterlere hayat vermeyi başardı.
Kemal Sunal Filmleri ve Kültleşen Replikler
Kemal Sunal ile oynadığı filmlerle özdeşleşen Dinçer Çekmez, canlandırdığı sinirli kabadayı karakterleriyle Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Canlandırdığı kabadayı rolleriyle tanınan Çekmez, Türk sinemasında kendine özgü oyunculuk tarzıyla her zaman fark yaratmayı bildi. Kemal Sunal ile kurduğu mükemmel ekran uyumu, oynadıkları filmlerin gişede büyük başarılar elde etmesinde önemli bir rol oynadı. Özellikle komedi yapımlarında sergilediği performanslar, onu izleyicinin gözünde apayrı bir yere taşıdı. Usta sanatçının unutulmaz filmleri arasında şunlar yer alır:
- Şabanoğlu Şaban
- Süt Kardeşler
- Şark Bülbülü
- Tarzan Rıfkı
- İnek Şaban
- Şaban Askerde
- Atla Gel Şaban
Özellikle Şabanoğlu Şaban filminde canlandırdığı Kadırgalı Eşref karakterinin attığı meşhur naralarla ve Kemal Sunal ile girdiği diyaloglarla hafızalara kazınan usta oyuncunun replikleri, Türk sinemasında kültleşerek nesilden nesile aktarıldı. Özellikle sinirlendiğinde söylediği 'O kadar!' ifadesi ve öfkeyle haykırdığı 'Mazlum'u getirin bana!' repliği, günümüzde bile popülerliğini korumaktadır. Sadece oyuncu olarak değil, sesiyle de Yeşilçam'da derin bir iz bırakmayı başarmıştı. Seslendirme çalışmalarındaki ustalığı sayesinde ses verdiği karakterlerin Türk halkı tarafından daha çok benimsenmesini sağladı. Sinema ve dizi sektöründeki birçok farklı karakterin seslendirilmesinde aktif olarak görev alarak yeteneğini çok yönlü olarak sergiledi. Seslendirme sanatçısı olarak da birçok karaktere ses verdi. Sanatçı, mesleki kariyeri boyunca sadece oyunculuğuyla değil, disiplinli çalışmasıyla da tüm genç nesillere örnek teşkil etti.
Özel Hayatı ve Vefatı
Başarılı aktörün aile hayatı da oldukça hareketli geçti. İlk eşi Ayşin Atav ile evliliğinden Ceren isminde bir kız çocuğu dünyaya geldi. Daha sonra yaptığı ikinci evliliğinden ise Canseli adını verdikleri bir kızı daha oldu. Sanatçı ayrıca kendisi gibi oyuncu olan Metin Çekmez'in ağabeyiydi. Usta aktörün hayatını kaybetmesi, Türk sanat dünyasında yeri doldurulamayacak çok büyük bir boşluğun oluşmasına sebep oldu. Tedavi gördüğü Altunizade Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yetmiş yaşında lösemi hastalığı nedeniyle hayata gözlerini yuman usta sanatçı, Şakirin Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
