Manastırdan Avrupa Entelektüel Dünyasına Uzanan Yolculuk
Gençlik yıllarında din eğitimi alarak hayata adım atan Desiderius Erasmus, 1487 yılında Gouda yakınlarındaki Steyn Manastırı'na girdi. Burada Augustinusçu tarikat bünyesinde yetişen bilge düşünür, 1492 yılında resmen papaz unvanı aldı. Ancak ruhundaki özgürlük ateşi manastır duvarlarına sığmadı. Kendisini bilime adamak amacıyla dini makamlardan cüppe giymeme iznini alarak serbest bir entelektüel oldu. Bu karar onun bağımsız arayışının ilk adımıydı. Paris Üniversitesi bünyesinde aldığı eğitim, onun klasik edebiyata karşı beslediği derin tutkuyu fazlasıyla pekiştirmiştir. Nitekim 1494 yılında Latin edebiyatını oldukça ateşli bir dille savunduğu Antibarbari isimli çalışmasını kaleme almıştır. Buradaki skolastik yöntemleri inceleyince, eleştirilerinde haklı olduğunu anladı. İngiltere'ye gittiği 1499 senesinde John Colet ve Thomas More gibi hümanist aydınlarla tanışarak ufku genişleyen Erasmus, Fransa'ya dönmesinin ardından Yunanca metinleri derinlemesine incelemeye koyulmuş ve ünlü eseri Adagiorum Chiliades'in ilk baskısını kültür dünyasına sunmuştur. Bilgisini ve görgüsünü daha da geliştirmek amacıyla üç yıl boyunca bütün İtalya topraklarını dolaşmıştır. Venedik'te, ünlü yayıncı Aldo Manuzio'nun atölyesini sık sık ziyaret etti. Burada, 1508 yılında eserinin tam baskısını hazırladı.Deliliğe Övgü ve Reform Fırtınası
İngiltere'ye 1509 yılında dönen bilge yazar, yakın dostu Thomas More'un evinde konakladığı süre zarfında, hümanist literatürün en kıymetli başyapıtlarından biri kabul edilen ve bağnazlığa karşı yazılmış eşsiz bir manifesto niteliği taşıyan Deliliğe Övgü eserini kaleme almıştır. Latince başlığıyla dostuna hayranlığını belirten eser, Paris'te yayımlandı. Bilge düşünür, 1511-1514 yılları arasında Cambridge Üniversitesi bünyesinde dersler vererek eğitim felsefesini yaydı. Basel ve Anvers seyahatlerinin ardından geleceğin imparatoru Karl V için 1515 yılında Hristiyan Prensin Eğitimi çalışmasını yazdı. Martin Luther öncülüğünde başlayan reform hareketlerinin kilisede yenilenme yaratması fikrini desteklese de, bu sürecin Hristiyan dünyasını büyük bir kargaşa ve bölünmeye sürükleyeceğini öngören bilge düşünür, taraflar arasındaki çatışmalardan özenle uzak durmayı tercih etmiştir. Kendisini kendi safına ısrarla çekmek isteyen Luther ile derin görüş ayrılıkları yaşamaktan kaçınamadı. Özgür istenç üzerine yazdığı De libero Arbitrio Diatribe Sive Collatio eseriyle ünlü reformcuyla fikri bir çatışmaya girdi. Reform hareketleri Basel geneline yayılmaya başladığında katolik bir kimliğe sahip olan Freiburg im Breisgau kentine yerleşmiştir.Hümanist Bir Bilgenin Edebi Mirası
Dönemindeki din kavgalarından hiç hoşlanmayan filozof, insanın yaradılıştan iyi olduğunu kararlılıkla savunuyordu. Eserleri Trento Konsili sonrasında yasaklı kitaplar listesine alınsa da, kendisine sunulan kardinallik unvanını geri çevirdi. Hayatı boyunca yalnızca Latince yazıp konuşan bu bilge, 12 Temmuz 1536 tarihinde İsviçre'nin Basel kentinde 70 yaşında öldü. Hayata veda ederken son sözlerini kendi ana dilinde fısıldadı: 'lieve God' yani 'Sevgili Tanrım'. Onun seyahatlerle dolu yaşamı ve Avrupa kültür birliği ideali, bugün adını taşıyan öğrenci değişim programında yaşamaya devam etmektedir. Düşünürün insanlığa miras bıraktığı bazı önemli eserler şunlardır:- 1500 - Adagia
- 1503 - Hıristiyan Şövalyesinin El Kitabı
- 1511 - Deliliğe Övgü
- 1512 - Copia: Bol Stil Temelleri
- 1515 - Bir Hıristiyan Prensi Eğitim
- 1516 - Novum instrumentum omne
- 1518 - Colloquia
- 1524 - De Libero Arbitrio Diatribe Sive Collatio
- 1530 - Çocuklar için Görgü El Kitabı
- 1535 - Vaiz
- "Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim."
- "Kendimi tarif etmek, kendime sınır çizmek olur; kudretimin ise asla sınırı yoktur."
- "Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur."
- "Ben bir özgürlük severim. Bir kesime hizmet etmeyeceğim ve edemem."
- "Paylaşılmayan mutluluk mutluluk mudur, insan bir başına mutlu olabilir mi?"
