Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine cesur çıkışlarıyla damga vuran Çerkes asıllı komutan Deli Fuad Paşa, 1835 yılında İstanbul'da doğup 1931 yılında aynı şehirde vefat edene dek askeri ve siyasi arenada son derece etkin bir rol oynamıştır. Kendisi, askeri dehasıyla tarihe yön vermiş şahsiyetlerdendir. İnandığı doğruları padişaha bile sakınmadan söylemesi ona tarihte "Deli" lakabını kazandırdı. Ünlü paşa, cephedeki zaferlerinin yanı sıra Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün kurucuları arasında da yer almıştır. Yaşamı boyunca sergilediği vatanperver duruş, Osmanlı'dan modern Türkiye'ye uzanan tarihi bir köprü kurmasını sağladı. Bu büyük asker, 17 Nisan 1931 tarihinde Eyüpsultan'da vefat ederek ebedi istirahatgahına çekildi.
Mısır'dan Elena Cephesine Uzanan Bir Kariyer
Fuad Paşa'nın babası, Osmanlı'nın kıymetli devlet görevlilerinden İncirköylü Hasan Refet Paşa'dır. Gençlik yıllarının büyük kısmını Mısır Eyaleti'nde geçiren Fuad Paşa, burada askeri eğitim aldı. Kahire Harp Okulu'ndan mezun olan genç subay, başarılarıyla kısa sürede dikkat çekti. Mısır Ordusu bünyesinde gösterdiği üstün performans sayesinde miralay rütbesine yükselen Fuad Paşa, 1869 yılında babası Hasan Refet Paşa ile birlikte payitahta dönerek Osmanlı ordusundaki şerefli hizmetine burada devam etmiştir. İstanbul'daki yeni dönemi, onun Osmanlı ordusundaki yükselişini daha da hızlandırdı. 1872 senesinde, Kerkük bölgesinde baş gösteren aşiret ayaklanmalarını bastırmak üzere görevlendirildi. Bölgedeki asayişi sağlamadaki olağanüstü başarısı üzerine, aynı yıl içinde mirliva rütbesine terfi ettirildi. Tarih sahnesi, bu gözü pek komutanı büyük savaşlara hazırlıyordu. Genç paşa, öncelikle çetin mücadelelere sahne olan Karadağ Savaşı'na katılarak deneyim kazandı. Ardından, Türk tarihinin en acı dönemlerinden olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başladı. Halk arasında 93 Harbi olarak bilinen bu büyük savaşta, Tuna cephesinde aktif vazife üstlendi. Cephede sergilediği stratejik dehayı, 26 Temmuz 1877 tarihindeki Elena Muharebesi'nde tüm dünyaya kanıtladı. Osmanlı ordusunu zaferden zafere koşturan başarılı kumandan, bu çarpışmanın ardından halk arasında "Elena Kahramanı" unvanıyla anılmaya başlandı. Bu eşsiz zafer, dönemin padişahı II. Abdülhamid'in de gözünden kaçmadı. Padişah, başarılı komutanı ödüllendirerek onu müşir rütbesine yükseltti. Ayrıca kendisini Padişah Yaverliği görevine getirerek onurlandırdı. Fuad Paşa, askeri dehasını Kara Lom Operasyonu kapsamında da sürdürdü. Bu operasyon sırasındaki Karahasanköy Muharebesi'nde sergilediği stratejik hamleler, ona yeni bir zafer kazandırdı.
Muhalif Duruşu ve Şam Sürgünü
Müşir Fuad Paşa, askeri başarılarının yanında tavizsiz siyasi duruşuyla da tanınan bir isimdi. Sarayın yönetim tarzına ve haksızlıklara karşı açıkça muhalefet etmekten hiçbir zaman çekinmedi. Bu dik duruşu, padişah II. Abdülhamid ile ilişkilerinin gerilmesine neden oldu. Nihayetinde, 1902 yılında padişahın iradesiyle Şam'a sürgüne gönderilerek payitahttan uzaklaştırıldı. Sürgün hayatı, onun hürriyet ve vatan aşkını söndürmeye yetmedi. 1908 senesinde II. Meşrutiyet'in ilan edilmesiyle birlikte yeniden özgürlüğüne kavuştu. Büyük bir coşkuyla İstanbul'a dönen paşa, siyaset sahnesinde aktif rol oynamaya devam etti. 1909 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun üst parlamentosu olan Meclis-i Ayan üyeliğine getirildi. Vatanı için görev yapmaktan asla kaçınmayan tecrübeli asker, zor günlerde yine en öndeydi. Balkan Savaşları patlak verdiğinde, yaşlanan bedenine rağmen İstanbul'un savunmasında kritik görevler üstlendi. Tarihe altın harflerle geçen bu şerefli askeri kariyer, 1913 yılında emeklilik kararıyla resmi olarak son buldu.
Milli Mücadele Döneminin Kilit Aktörü
Emekli olduktan sonra da vatan meselelerinden asla uzak kalmadı. Gerek Sivas Kongresi kararlarının saray tarafından kabul edilmesinde oynadığı rol, gerekse Damat Ferit Paşa Hükûmeti'nin devrilmesini sağlayan kararlı adımları sayesinde Türk Kurtuluş Savaşı'nin seyrini doğrudan etkilemeyi başarmıştır. Milli Mücadele yıllarında bağımsızlık yanlısı kuvvetlerin yanında saf tuttu. Mücadele boyunca Kuvâ-yi Milliye hareketini tüm gücüyle destekleyerek bağımsızlık meşalesine katkı sağladı. Özel hayatında ise kızı Celile Hanım, dönemin tanınan isimlerinden Fikret Onuralp ile evlenmiştir.
Deli Fuad Paşa'nın tarihi mirası ve öne çıkan rolleri şu şekildedir:
- Tuna cephesinde gösterdiği üstün başarılarla kazanılan Elena Kahramanı unvanı
- Türk sporunun mihenk taşlarından Beşiktaş Jimnastik Kulübü kurucu üyeliği
- Milli Mücadele'ye verdiği güçlü destekle Kuvâ-yi Milliye ruhunun yayılması
Bu onurlu yaşam, 17 Nisan 1931 tarihinde İstanbul'da nihayete erdi. Naaşı, Eyüpsultan'daki ebedi mezarına büyük bir saygıyla defnedildi. Deli Fuad Paşa, cesareti ve vatan aşkıyla Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam etmektedir.
