Christopher Walken, 31 Mart 1943 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York eyaletine bağlı Queens bölgesinde dünyaya gözlerini açtı. Doğduğunda ailesi ona Ronald Christopher Walken ismini vermişti. Geleceğin ünlü aktörünün babası Paul Wälken fırıncılık mesleğiyle uğraşan bir Alman göçmeni iken, annesi Rosalie Russell ise İskoçya'nın Glasgow şehrinden Amerika'ya gelmişti. Sanat dünyasına adım atmadan önce henüz 15 yaşındayken bir sirkte kısa bir dönem aslan terbiyecisi olarak çalışan Walken, eğitim hayatına New York'taki Hofstra Üniversitesi bünyesinde başladı. Ancak yükseköğrenimini tamamlamadan üniversiteden ayrılma kararı alarak yönünü tamamen sahne sanatlarına çevirdi. Dans eğitimini de kapsayan sahne disiplinini ANTA Washington Square Tiyatrosu bünyesinde edinen sanatçı, burada kazandığı estetik duruşu ilerleyen yıllarda oyunculuk kariyerine yansıtacaktı. Aslında televizyon dünyasıyla çocuk yaşta tanışan aktör, 1953'te The Wonderful John Acton ve 1954'te The Guiding Light gibi televizyon dizilerinde küçük yaşlarda rol alarak ekran önü deneyimi kazanmaya başlamıştı. Ardından 1963 yılında Naked City ve 1970'te Hawaii Five-O gibi dizilerde de boy gösterdi.
Queens'ten Sahnelere Uzanan Sıradışı Bir Yolculuk
Kariyerinde genellikle psikolojik açıdan dengesiz, tekinsiz veya karmaşık karakterleri canlandırmasıyla tanınan usta isim, sinema dünyasına ilk adımını 1971 yılında attı. Başrolünde efsanevi aktör Sean Connery'nin yer aldığı Korkunç Soygun (The Anderson Tapes) filmiyle kamera karşısına geçen Walken, kısa sürede Hollywood'un dikkat çeken yüzlerinden biri haline geldi. Beyaz perdedeki en büyük çıkışını ise 1978 yapımı, yönetmenliğini Michael Cimino'nun üstlendiği kült yapım Avcı (The Deer Hunter) ile gerçekleştirdi. Robert De Niro gibi dev bir isimle başrolü paylaştığı bu sarsıcı dramatik yapımdaki üstün performansı, ona 1979 yılında düzenlenen 51. Oscar Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu ödül onun için büyük bir dönüm noktasıydı.
Oscar Getiren Zirve ve Karakter Oyunculuğu
1970'ler ve 1980'ler boyunca sinema ve televizyon dünyasında aktif kalmaya devam eden aktör, 1977 yılında Kojak dizisinde Ben Wiley karakterine hayat verdi. Ardından 1980 yılında The Dogs of War ve Heaven's Gate gibi büyük yapımlarda önemli roller üstlendi. 1980'li yıllarda Pennies from Heaven, Beyin Fırtınası (Brainstorm), The Dead Zone ve Kan Affetmez (At Close Range) gibi filmlerle izleyici karşısına çıkmaya devam etti. Farklı türlerdeki rolleri başarıyla canlandırdı.
Kariyeri boyunca çok farklı türlerde ve büyük bütçeli projelerde boy gösteren deneyimli oyuncu, 2002 yılında usta yönetmen Steven Spielberg imzalı Sıkıysa Yakala (Catch Me If You Can) filminde de rol aldı. Bu yapımda Leonardo DiCaprio, Tom Hanks, Amy Adams ve Jennifer Garner ile kamera karşısına geçen aktör, izleyicilerden büyük beğeni topladı. 2018 yılına gelindiğinde ise yönetmen koltuğunda Tim Hill'in oturduğu War with Grandpa adlı komedi türündeki sinema filminde yine Robert De Niro'nun yanı sıra Uma Thurman, Oakes Fegley, Rob Riggle ve Cheech Marin gibi güçlü isimlerle bir araya geldi.
Önemli Yapımları ve Kariyer Kronolojisi
Sanatçının geniş filmografisinde öne çıkan yapımlardan bazıları şunlardır:
- 1977 yılında Woody Allen'ın yönettiği Annie Hall filmindeki performansı,
- 1985 yapımı James Bond serisinden Ölüme Bir Bakış (A View to a Kill) filmindeki kötü adam rolü,
- 1992 yılında vizyona giren ve büyük ses getiren Batman Dönüyor (Batman Returns) filmindeki Max Shreck karakteri,
- 1994 yılına damga vuran Quentin Tarantino klasiği Ucuz Roman (Pulp Fiction) filmindeki unutulmaz Captain Koons rolü,
- 1999 yapımı gotik gerilim filmi Hayalet Süvari (Sleepy Hollow) bünyesindeki performansi.
Ayrıca usta aktör, edebiyat dünyasının efsane ismi Edgar Allan Poe'nun ünlü eseri Kuzgun'u (The Raven) bir sesli kitap için seslendirerek sesinin gücünü de ortaya koymuştur.
Gizemli Olaylar ve Özel Hayatı
Walken, özel yaşamında uzun soluklu bir birlikteliğe imza atarak 1969 yılında Georgianne Walken ile hayatını birleştirdi. Çiftin evliliğinden hiç çocukları dünyaya gelmedi. Sanatçının yaşamındaki en gizemli ve konuşulan olaylardan biri ise 29 Kasım 1981 gecesi yaşandı. Ünlü oyuncu Natalie Wood'un, eşi Robert Wagner ile birlikte çıktığı yat gezisinde denize düşerek boğulması sırasında Christopher Walken da yatta bulunan isimler arasındaydı. Bu trajik kaza büyük yankı uyandırdı. Gizemli olay uzun süre gündemden düşmedi. Günümüzde de sinema dünyasının en kendine has aktörlerinden biri olarak kabul edilen usta sanatçı, canlandırdığı benzersiz karakterlerle hafızalardaki yerini korumaktadır.
