Türk basınının en deneyimli dış politika analistlerinden biri olan Osman Cengiz Çandar, 21 Eylül 1948 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Köklü bir aile geçmişine sahip olan gazeteci, gençlik yıllarından itibaren aktif siyasetin, uluslararası ilişkilerin ve savaş muhabirliğinin tam merkezinde yer aldı. Gerek Ortadoğu üzerine uzmanlığı gerekse devletin zirvesine sunduğu danışmanlık hizmetleriyle Türk siyasi tarihinin önemli dönüm noktalarına yakından tanıklık etti. Günümüzde ise Stockholm'deki araştırmaları ve meclis sıralarındaki milletvekilliği kimliğiyle kamuoyundaki yerini korumaktadır.
Köklü Geçmişten Fırtınalı Gençlik Yıllarına
Çandarlı ailesinin bir ferdi olan yazarın soyu, Osmanlı'nın kuruluş yıllarına kadar uzanmaktadır. Kendisi, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey'in kayınpederi Şeyh Edebali ile bacanak olan Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa'nın torunudur. Annesi Saffet Hanım, babası İhsan Çandar olan Cengiz Çandar'ın Volkan isminde bir kardeşi vardır. Çocukluk yıllarında Ankara Namık Kemal İlkokulu'nda eğitim alan Çandar, ortaöğrenimini Kayseri Talas Amerikan Okulu'nda tamamladı. 1963 yılında girdiği Tarsus Amerikan Koleji'nden mezun olduktan sonra, yükseköğrenim için Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydoldu. Buradan 1970 senesinde mezuniyet diplomasını aldı.
Mezuniyetinin ardından kısa süre ODTÜ İdari İlimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde asistanlık yaptı. Üniversite döneminde Mahir Çayan'ın başkanlık ettiği Sosyalist Fikir Kulübü'ne üye olarak sol hareketlere katıldı. SBF Öğrenci Derneği Başkanlığı döneminde Deniz Gezmiş ile yolları kesişti. 1970 sonu ile 1971 başında Proleter Devrimci Aydınlık dergisinin yazı işeri müdürlüğünü üstlendi. Ancak sol hareket içindeki bu grupla yollarını daha sonra ayırdı. Hatta hayatındaki tek pişmanlığının bu yapıda yer almak olduğunu belirtti. 12 Mart 1971 askeri muhtırasının ardından öğrenci derneğindeki eylemleri nedeniyle hakkında kovuşturma açılınca Temmuz 1971'de yurt dışına çıktı.
Filistin direnişine katılmak amacıyla Şam ve Beyrut'ta bulundu. Beyrut yıllarında Celal Talabani ile yakın ilişkiler kurdu. 1973 sonrasında sırasıyla Cenevre, Paris ve Amsterdam'da ikamet etti. Burs kazanarak gittiği Amsterdam'da bir yandan yüksek lisans çalışmalarını yürütürken, diğer yandan da belediyenin Türk çocuklarına yönelik açtığı sınıflarda Türkçe öğretmeni olarak görev aldı. 1974'teki genel af sonrasında Türkiye'ye dönen yazar, 1975'te Çanakkale'de kısa dönem askerliğini tamamladı. Askerlik sonrası iki yıl boyunca iş bulamadı.
Kalemle Çizilen Bir Kariyer ve Ortadoğu Uzmanlığı
Gazetecilik yaşamına 1976 yılında Vatan gazetesinde dış haberler şefi ve dış politika yorumcusu olarak adım attı. Ardından Türk Haberler Ajansı bünyesinde, sonrasında ise Cumhuriyet, Hürriyet ve Güneş gazetelerinde kritik roller üstlendi. 1980'li yıllarda Lübnan, İran ve Ortadoğu'nun sıcak bölgelerinde savaş muhabirliği yaparak sahada uzmanlaştı. Bu dönemin ardından Doğu Avrupa ve Sovyetler Birliği'ne yönelerek jeopolitik değişimleri yakından izledi. Sahada elde ettiği bu derin birikim sayesinde, 1991 ile 1993 yılları arasında Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın özel danışmanlığı görevini üstlendi ve cumhurbaşkanının vefatına dek bu hassas görevi sürdürmeye devam etti.
Sabah gazetesinde uzun yıllar yazan Çandar, sonrasında Yeni Şafak, Referans ve Radikal gazetelerinde köşe yazılarını sürdürdü. 1990'lı yıllarda Balkanlar'a ve Bosna savaşına odaklandı. Siyasi arenada da yer alarak 1994'te Cem Boyner öncülüğünde kurulan Yeni Demokrasi Hareketi'nin kurucuları arasında yer aldı. 1997-1999 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde Ortadoğu tarihi üzerine dersler verdi. 1999 yılında ise Türkiye'den davet edilen ilk isim olarak Washington'daki araştırma merkezlerinde Türkiye üzerine bilimsel çalışmalar gerçekleştirdi.
Akademiden Meclis Kürsüsüne Ulaşan Yolculuk
2016 yılından itibaren İsveç'teki Stockholm Üniversitesi bünyesinde kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı. Burada Türkiye Çalışmaları Merkezi bünyesinde akademik faaliyetlerini sürdürürken, 2023 yılında HDP'den gelen teklif doğrultusunda Yeşil Sol Parti &caıtısı altında Diyarbakır milletvekili adayı oldu ve meclise girdi. Özel yaşamında 1986 yılında Tuba Çandar ile evlenen yazarın bu evlilikten Defne Ayas adında bir kızı bulunmaktadır. Çandar, 2017'deki bir açıklaması nedeniyle 2021 yılında hukuki kovuşturmaya uğradı ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Uzun yıllar boyunca hem sahada edindiği muhabirlik deneyimleriyle hem de uluslararası ilişkiler alanındaki derin teorik birikimiyle Türk dış politikasının şekillenmesinde önemli bir entelektüel figür haline gelen Çandar, yayımladığı eserlerle de literatüre katkı sundu. Yazarın kaleme aldığı önemli kitaplar aşağıda listelenmiştir:
Önemli Eserleri
- Direnen Filistin (1976)
- Dünden Yarına İran (1981)
- Ortadoğu Çıkmazı (1983)
- Tarihle Randevu (1983)
- Güneşin Yedi Rengi (1987)
- Benim Şehirlerim (1999)
- Mezopotamya Ekspresi (2012)
Seçkin Ödülleri
- 1995 - Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü
- Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Hoşgörü Ödülü
- Farklı meslek kuruluşlarından alınan çeşitli gazetecilik başarı ödülleri
