Türk edebiyatının duygu yüklü kalemlerinden Cahide Birgül, 9 Nisan 1956 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra çalışma hayatına atılan üretken yazar, tam 15 yıl boyunca mimar olarak aktif görev yaptı. Mesleki deneyiminin ardından yazın dünyasına yöneldi. TRT Ankara Radyosu için yazdığı radyo oyunları, onun edebiyat dünyasındaki ilk ciddi adımları oldu. Kariyeri boyunca tiyatro oyunlarından romanlara kadar geniş bir yelpazede eserler üreten sanatçı, uzun bir kanser mücadelesinin ardından 1 Aralık 2009'da Ankara'da vefat etti. Naaşı ise Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi.
Mimariden Edebiyata Uzanan Sanat Yolculuğu
Cahide Birgül, mesleki kariyerine başkentte aldığı mimarlık eğitimiyle başladı. Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi bünyesinde yürüttüğü akademik çalışmalarını tamamladıktan sonra mesleğe adım attı. Tam 15 yıl boyunca aralıksız olarak mimar olarak çalıştı. Mekanları tasarlarken edindiği derin gözlem gücü, daha sonra yaratacağı edebi eserlerin de sağlam temelini oluşturacaktı. Yazarın kelimelerle kurduğu ilk profesyonel bağ ise radyoda hayat bulan oyunlarıyla şekillendi. TRT Ankara Radyosu için kaleme aldığı bu özel oyunlar, onun dramatik kurgu yeteneğini geliştirmesinde önemli bir basamak oldu.
İstanbul Yılları ve Sahne Eserleri
Sanat yolculuğunda yeni bir ufuk arayan Cahide Birgül, 1993 yılında Ankara'dan ayrılarak İstanbul'a yerleşti. İstanbul'un hareketli kültürel dokusu, yazarın tiyatro dünyasına çok daha derinden nüfuz etmesine imkan sağladı. Bu verimli dönemde sahne sanatları için birbirinden özgün eserler kaleme aldı. Sanatçının tiyatro dünyasına kazandırdığı ve sahnelenen başlıca oyunlar şu şekilde sıralanabilir:
- Fotoğraflar
- Düşlerin İçinden
- Biblolar
Her biri derinlikli karakter analizleri barındıran bu oyunlar, yazarın sahnedeki başarısını kanıtladı.
Roman Dünyası ve Son Yolculuk
Tiyatro sahnelerinin ardından edebi sınırlarını daha da genişletmek isteyen Cahide Birgül, roman yazmaya başladı. Mimarlıktan tiyatroya, tiyatrodan roman yazarlığına uzanan bu yolculuk onun çok yönlü sanatçı kimliğini açıkça ortaya koyuyordu. Ancak yazarın üretken edebi yaşamı, ne yazık ki amansız bir hastalık sebebiyle kesintiye uğradı. Uzun süren kanser tedavisinin ardından, 1 Aralık 2009 tarihinde doğduğu şehir olan Ankara'da yaşama gözlerini yumdu. Değerli yazarın naaşı, yine Ankara'da bulunan Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.