Erzurum'un Hasankale ilçesinde 1941 yılında dünyaya gelen Bener Cordan, Türk eğitim ve bürokrasisine uzun yıllar hizmet etmiş saygın bir devlet adamıdır. Aslen Artvin'in Hopa ilçesinden olan ve çevresinde "Ülkü Eri" sıfatıyla tanınan eğitimci bir babanın evladı olarak hayata gözlerini açan Cordan, kariyeri boyunca millî eğitim politikalarının şekillenmesinde kritik görevler üstlendi. Atatürk Üniversitesi bünyesindeki Türk Dili ve Edebiyatı eğitiminin ardından meslek hayatına öğretmenlikle adım atan Cordan, ilerleyen yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı ve YÖK Başkanvekilliği gibi en üst düzey idari makamlarda bulundu. Uzun süre mücadele ettiği amansız hastalık sebebiyle 15 Ağustos 2004 tarihinde Ankara'da vefat eden bürokrat, geride eğitim dünyasına adanmış köklü bir miras bıraktı.
Akademik Yıllar ve Trabzon'daki Eğitim Hizmetleri
Cordan, yükseköğrenimini Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı. Mezuniyet sonrasında öğretmen olarak çalışma hayatına giriş yaptı. Mesleki tecrübesini Trabzon Fatih Yüksek Öğretmen Okulu'na taşıyan eğitimci, burada bir süre görev yaptı. Ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesindeki öğretim görevlisi kadrosuna atandı. Bu kurumda Türk Dili Bölüm Başkanlığı vazifesini üstlendi. Cordan, üniversitedeki akademik çalışmalarının sonrasında Trabzon İl Millî Eğitim Müdürlüğü makamına getirildi. Kentin eğitim idaresinin başında tam dokuz yıl boyunca görev alarak önemli tecrübeler edindi.
Ankara Yılları ve Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı
Trabzon'daki başarılı yerel yöneticiliğinin ardından Bener Cordan'ın yolu başkent Ankara ile kesişti. Eğitim bürokrasisinde edindiği engin birikim sayesinde 1992 yılında merkez teşkilatına geçiş yapan başarılı isim, Köksal Toptan'ın bakanlığı döneminde Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini üstlenerek kritik kararlara imza attı. Cordan, 1994 yılına gelindiğinde ise Nevzat Ayaz'ın bakanlığı döneminde bir üst basamağa tırmandı. Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olarak atanan bürokrat, eğitim politikalarının en üst düzeydeki uygulayıcısı konumuna geldi. Bu büyük sorumluluğu yedi yıl boyunca başarıyla omuzlarında taşıdı. Bürokrasideki bu uzun soluklu yürüyüşü, takvimler 1 Kasım 2001 tarihini gösterdiğinde müsteşarlık görevinden ayrılmasıyla sona erdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyeliği ve Mütevelli Heyeti Çalışmaları
Bener Cordan, bakanlıktaki görevlerinin yanı sıra yükseköğretim alanında da önemli roller üstlendi. Bürokrasideki yoğun mesaisine devam ederken, 1993 ile 2001 yılları arasında Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi sıfatıyla uluslararası alanda da Türk dünyasının eğitim entegrasyonu için önemli çalışmalar yürüttü. Üstlendiği bir diğer kritik görev ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğiydi. 1996 senesinde Millî Eğitim Bakanlığı kontenjanından YÖK üyeliğine tayin edildi. Ne var ki, Danıştay'ın Temmuz 1997'de bakanlık kontenjanından yapılan YÖK üyesi atamalarını iptal etmesi üzerine bu görevinden ayrılmak durumunda kaldı. Ancak eğitime hizmet süreci kesintiye uğramadı. Aynı yıl, yani 1997'de ve sonrasında 2001 yılında Bakanlar Kurulu kontenjanı üzerinden yeniden YÖK Genel Kurulu üyeliğine getirildi.
Üstlendiği Başlıca Görevler
Bener Cordan, uzun yıllara yayılan memuriyet hayatında eğitim dünyasının her kademesinde kritik sorumluluklar üstlenmiştir. Başlıca idari ve akademik görevleri şu şekilde sıralanabilir:
- Trabzon İl Millî Eğitim Müdürlüğü: Kent genelindeki eğitim idaresini dokuz yıl boyunca yürüttü.
- Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı: Müsteşar yardımcılığı görevinin ardından müsteşar makamına yükselerek en üst düzey idari yönetici oldu.
- Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyeliği: Bu köklü üniversitenin mütevelli heyeti üyesi olarak görev yaptı.
- YÖK Başkanvekilliği: Bakanlar Kurulu kontenjanından YÖK üyeliğine atandıktan sonra bu kurumda başkanvekilliği görevini üstlendi.
YÖK Genel Kurulu üyeliğindeki aktif varlığı sayesinde idari kademelerde yükselmeye devam etti. Bu doğrultuda kurum içerisinde önemli bir sorumluluk üstlenerek Haziran 2004 dönemine değin YÖK Başkanvekilliği makamında bulundu. Eğitim sisteminin idaresine ve yükseköğretimin şekillenmesine yön veren Cordan, uzun seneler boyunca amansız bir hastalıkla pençeleşti. Kanser hastalığına karşı verdiği uzun mücadeleyi kaybeden tecrübeli devlet adamı, 15 Ağustos 2004 tarihinde Ankara'da hayata gözlerini yumdu. Bürokraside ve akademik camiada dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile anılan Cordan, Türk eğitim tarihinin unutulmaz simaları arasında yerini aldı.