Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri sayılan ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1935 genel seçimlerinde, meclis sıralarına adını yazdıran ilk kadın milletvekillerimizden biri Benal Nevzat Arıman'dır. 1903 yılında İzmir'de dünyaya gelen bu idealist Cumhuriyet kadını, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde V., VI., VII. ve VIII. dönem İzmir milletvekili olarak parlamento tarihinde silinmez izler bırakmıştır. Hem edebiyat dünyasındaki güçlü kalemiyle hem de siyaset sahnesindeki azimli çalışmalarıyla ülkenin modernleşme sürecine büyük katkı sağlamıştır. 19 Temmuz 1990 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitiren Arıman, yaşamı boyunca kaleme aldığı şiirler, piyesler ve kadın haklarına adanmış mücadelesiyle ülkenin ilk kadın parlamenterleri arasında saygın bir yer edinmiştir.
İzmir'den Paris Sorbonne Sıralarına Uzanan Eğitim Yolculuğu
Benal Zübeyde Hanım'ın yaşam öyküsü, doğup büyüdüğü Ege'nin incisi İzmir'de şekillenmeye başladı. Babası, dönemin tanınmış gazeteci ve şairlerinden Tevfik Nevzat Bey; annesi ise Cemile Hanım'dı. Ancak küçük yaşta büyük bir acıyla karşılaştı. Siyasi düşünceleri nedeniyle Adana'ya sürgün edilen babası, 1905 yılında burada hayatını kaybetti. Babasının vefatından sonra annesi Cemile Hanım, Benal Nevzat ve kızkardeşleri Menije ile Mutahhare'yi büyük bir özenle yetiştirdi. İlk öğrenimini İzmir'deki özel Bedreka-yı İrfan okulunda tamamlayan genç kız, ardından İzmir Dame de Sion Fransız Okulu'nda orta eğitimini aldı. Annesinin edebiyata olan tutkusu ve teşviki sayesinde henüz küçük yaşlardayken şiir sanatıyla tanıştı, hatta çeşitli millî piyeslerde sahneye çıktı. Henüz 15 yaşındayken ilk şiirini 'Aytım' adlı yapıtta yer alan 'Okurlarıma' başlığıyla kaleme aldı. 1920'li yılların hemen başında, üç kızkardeş eğitimlerini sürdürmek amacıyla Paris'te yaşayan amcaları Refik Nevzat'ın yanına gitti. Menije Hanım tıp, Mutahhare Hanım ise müzik eğitimi almaya başladı. Benal Hanım ise siyaset bilimi alanında derinleşmek istiyordu. Ancak o dönemde siyaset bilimi bölümüne kadın öğrenci kabul edilmediği için hedefini Paris Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne çevirdi. Burada yükseköğrenimini sürdürürken Fransızca, Rumca, sosyoloji ve belediyecilik gibi çeşitli dersler aldı. Kızkardeşleri eğitimlerini tamamlamadan evlilik yolunu seçerken, Benal Hanım büyük bir kararlılıkla üniversite eğitimini başarıyla sonuçlandırdı.
Edebi Üretkenlik ve Sosyal Sorumluluk Faaliyetleri
Eğitimini tamamlayarak vatana dönen Benal Hanım, toplumsal fayda sağlayacak sivil toplum örgütlerinde aktif roller üstlendi. Hilâl-i Ahmer ve Himaye-i Etfal gibi yardım kurumları bünyesinde yürütülen sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak görev aldı. İzmir'e döndüğünde tanık olduğu bir sel felaketinin yıkıcı etkilerini yansıtan 'Seylâb' adlı şiiri, 1924 yılının Temmuz ayında Sadâ-yı Hak gazetesinde yayımlandı. Aynı dönemde aynı yayın organında 'Kadın' başlıklı ses getiren bir makalesi de yayına girdi. Bu yolla profesyonel yazın hayatına da adım atmış oldu. İzmir'in düşman işgalinden kurtuluş mücadelesinde Halkapınar dönemecinde hayatını feda eden aziz şehitlerimiz için İzmir Belediyesi tarafından 1926 yılında düzenlenen şiir yarşmasına katıldı. Bu anlamlı yarşmada 'Ulu Anıt' adlı eseriyle birincilik ödülüne layık görüldü. Elde ettiği bu başarıyla birlikte kentteki basın organlarının ilgisini çekti ve çeşitli dergi ve gazetelerde düzenli yazılar yayımlamaya başladı. Kaleme aldığı metinlerde ağırlıklı olarak kadınların yaşadığı zorlukları, haklarınđ ve toplumsal konumlarını ele aldı. Sanatsal çalışmalara hız kesmeden devam eden Benal Nevzat, 1931 yılında Tokadızade Şekib önderliğinde filizlenen genç sanatçıların bir araya geldiği Edebiyat Cemiyeti'nde aktif üye olarak yer aldı. Harf İnkılabı sonrası yeni Latin alfabesinin halk tarafından kolayca öğrenilmesi ve topluma hızla yayılması adına büyük çaba gösterdi.
Benal Nevzat Hanım'ın edebi yönü ve yayın hayatı çok yönlüydü. Dönemin önde gelen birçok yayın organında yazılarıyla boy gösterdi:
- 1926-1932 yılları arasında Hizmet gazetesinde şiir ve hikayeler,
- 1927-1929 yıllarında Ahenk bünyesinde çeşitli çeviriler,
- 1927-1928 yıllarında Fikirler Dergisi sayfalarında düşünsel makaleler,
- 1929-1934 döneminde Anadolu ve 1932 yılında Halkın Sesi gazetelerinde yayımlanan kültür yazıları.
Cumhuriyet Halk Fırkası ve Parlamentoya Uzanan Yol
Benal Nevzat Hanım'ın siyasi yaşamı, 1926 yılında henüz genç yaştayken Cumhuriyet Halk Fırkası saflarına katılmasıyla başladı. Bir yıl sonra partinin Vilayet İdare Heyeti Üyeliği görevine layık görüldü. Bu görevini dört yıl boyunca başarıyla sürdürdü. 1930 yılına gelindiğinde ise hayati bir an yaşadı. Halkapınar Şehitler Abidesi'nin açılış töreninde, vatan ışığında can veren bir kahramanın kızı sıfatıyla yaptığı yüreklere dokunan hitap, onun yığınlar karşısında gerçekleştirdiği ilk toplu konuşma oldu. Bu konuşma onun hitabet yeteneğini de gözler önüne serdi. Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını resmen elde ettiği tarihi 1935 genel seçimlerinde adaylığını koyarak meclise girmeye hak kazandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın milletvekillerinden biri olan Benal Nevzat Arıman, parlamentodaki dört dönemlik aktif siyasi hayatıyla ülkenin sosyo-politik yapısının güçlenmesinde önemli görevler ifa etti. Türk siyaset ve edebiyat tarihinde kadın sesinin en yüksek perdeden duyurulmasını sağlayan öncülerden biri olarak adını tarihin altın sayfalarına yazdırdı.
