Yeraltı dünyasının ve uyuşturucu ticaretinin merkezindeki isimlerden biri olan Kürt asıllı iş adamı Behçet Cantürk, 1950 senesinde Diyarbakır'da dünyaya geldi. Farklı iş alanlarındaki faaliyetleri ve yasadışı gruplarla kurduğu iddia edilen ilişkilerle tanınan Cantürk, 14 Ocak 1994 tarihinde Sakarya yakınlarında şoförüyle birlikte kaçırılarak infaz edildi. Yaşamı boyunca siyasi ve yasadışı birçok olayla ilişkilendirilen figürün trajik ölümü, Türkiye'nin karanlık dönemlerinden birine ışık tutan önemli gelişmelerden biri haline geldi.
Gençlik Yılları ve Ticarete Giriş
Cantürk, yedi kardeşli bir ailede büyüdü. Annesinin kökeni Ermeni asıllı olan ünlü isim, henüz ortaokul yıllarında, 1965 yılında bir arkadaşının vefatına yol açan talihsiz bir olay yaşadı. Gençlik dönemi zorluklarla geçen Cantürk, 1975'teki yıkıcı Lice depreminde hem eşini hem de yakın akrabalarını kaybetmenin acısını yaşadı. Bu büyük afetin ardından hayatında yeni bir sayfa açarak İnşaat sektörüne adım attı. İnşaat işleri ona çevre kazandırdı.
Yasadışı Faaliyetler ve Sorgulama Süreci
İş dünyasındaki bağlantılarını artıran Cantürk, Sarı Avni adıyla bilinen Avni Musullulu ile ortaklık kurarak yasadışı işlere yöneldi. İkili, İsviçre'de de iş yaptı. Yasal basında da yer edinmek isteyen iş adamı, Özgür Gündem gazetesinin ortakları arasında yer aldı. Güvenlik birimlerinin takibi gecikmedi. Güvenlik bürokrasisinden Mehmet Eymür öncülüğünde yürütülen ünlü Babalar Operasyonu kapsamında gözaltına alınan Cantürk, Mamak Askerî Cezaevi bünyesinde tam 54 gün boyunca çok sıkı koşullarda sorgulandı. Sorgulama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte hazırlanan kapsamlı dosyası incelenmek üzere doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı'na sevk edildi. Bu dönemde kendisinin Doğu Kültür Ocakları ve terör örgütü ASALA ile ilişkili olduğuna dair ciddi iddialar ortaya atıldı.
Suikast, Cenaze ve Susurluk Raporu
14 Ocak 1994 tarihinde şoförüyle birlikte kimliği belirsiz kişilerce kaçırılan Cantürk'ün cansız bedeni, ertesi gün Sapanca yakınlarında bulundu. Ölümünün ardından düzenlenen cenaze töreni, siyaset, sanat ve yeraltı dünyasından çok sayıda tanınmış ismi bir araya getirdi. Törene katılanlar arasında şu isimler yer almaktaydı:
- Abdülmelik Fırat
- İbrahim Tatlıses
- İdris Özbir
- Ahmet Kaya
- Selami Şahin
- Ferhat Tunç
- Orhan Doğan
- Tarık Ziya
- Rahmi Saltuk
- Yaşar Kaya
- Sadık Gürbüz
- Mehmet Ali Eren
- Nurettin Güven
- Necdet Ulucan
Cantürk'ün karanlıkta kalan faaliyetleri ve suikastı, devletin en gizli belgelerinden biri olan ünlü Susurluk Raporu'nda da geniş yer buldu. Raporda, yasal süreçlerin yetersiz kalması sebebiyle ortağı olduğu Özgür Gündem gazetesinin patlayıcılarla imha edildiği belirtildi. Ayrıca Cantürk'ün devlete teslim olması beklenirken yeni bir yatırım hazırlığına girişmesi üzerine, Türk Emniyet Teşkilatı kararıyla hayatına son verildiği resmi olarak ifade edildi. Popüler kültürde de yer edinen bu trajik yaşam öyküsünün, Kurtlar Vadisi dizisinin ilk bölümündeki Behiç Türkcan karakterine esin kaynağı olduğu düşünülmektedir.