Türk bilim dünyasının öncü isimlerinden biri olan Beğlan Birand Toğrol, 1927 yılının Mart ayında İstanbul'da doğmuş ve 19 Ocak 2016 tarihindeki vefatına kadar tıbbi ile deneysel psikoloji alanlarına yön veren akademik çalışmalara imza atmıştır. Toğrol, ülkemizde bu alanların kurulup gelişmesinde büyük katkılar sunmuştur. Gerçekleştirdiği bilimsel araştırmalar ve yetiştirdiği öğrencilerle tanınmaktadır. Hem Türkiye'de hem de yurt dışında sürdürdüğü akademik çalışmalarıyla bilinen değerli bilim insanı, renk algısından toplumsal yapı analizlerine kadar geniş bir yelpazede eserler üretmiştir.
Çok Yönlü Eğitim Hayatı ve Sanat Tutkusu
Toğrol'un akademik yolculuğu, İstanbul Üniversitesi bünyesinde 1945 ile 1949 yılları arasında aldığı çift yönlü eğitimle başlamıştır. Bu dönemde hem İngiliz Edebiyatı hem de Psikoloji alanlarında eğitim görerek çift ana dal benzeri zengin bir akademik birikim elde etmiştir. Toğrol, lisans yıllarında sanata da büyük bir ilgi beslemiştir. 1948 senesinde Güzel Sanatlar Akademisi'ne kaydolmuştur. Burada resim eğitimine devam eden araştırmacı, 1952 yılında ünlü Türk ressam Nurullah Berk'in atölyesinden başarıyla mezun olarak resim diplomasını almıştır.
Sanat eğitiminin hemen ardından Toğrol, psikoloji alanındaki uzmanlığını derinleştirmek üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelmiştir. Fulbright Değişim Bursu kazanarak gittiği Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi bünyesinde 1952 ve 1953 yılları arasında çeşitli çalışmalar yürütmüştur. Amerika'daki araştırmalarını tamamladıktan sonra Türkiye'ye geri dönen Toğrol, doktora eğitimine İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde devam etmiştir. Burada, Türkiye'de psikolojinin kurucu isimlerinden olan Wilhelm Peters ile Mümtaz Turhan'ın danışmanlığı altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde 1954 yılında doktora derecesini almıştır.
İngiltere Araştırmaları ve Akademik Yükselişi
Doktora sonrasında da araştırmalarına hız kesmeden devam eden Toğrol, Cambridge'de yer alan Newnham Koleji bünyesinde Sarah Smithson Araştırma Bursu almaya hak kazanmıştır. İngiltere'deki bu süreçte renk algısı konusuna odaklanmıştır. Konu üzerine çeşitli deneysel çalışmalar gerçekleştirmiştir. Cambridge Üniversitesi, yürüttüğü bu başarılı araştırmalar ve sunduğu katkılar dolayısıyla Toğrol'a MA (Cantab) derecesi vermiştir. Türkiye'ye döndükten sonra akademik kariyer basamaklarını hızla tırmanan bilim insanı, 1965 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde profesörlük kadrosuna atanmıştır.
Profesörlük unvanını aldıktan sonra idari görevlerde de aktif rol üstlenen Toğrol, 1969 ile 1977 yılları arasında Deneysel Psikoloji Kürsüsü Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Aynı zamanda 1969-1981 yılları arasında Deneysel Psikoloji Enstitüsü müdürlüğü görevini de yürütmüştur. Akademik liderliğini uzun yıllar sürdüren Toğrol, 1982 yılından emekliliğine giden süreçteki 1994 yılına kadar Psikoloji Bölüm Başkanlığı görevinde bulunarak bölümün kurumsallaşmasında önemli bir rol oynamıştır.
Bilimsel Yapıtları, Ödülleri ve Uluslararası Başarıları
Toğrol'un bilimsel üretkenliği, kaleme aldığı nitelikli eserlerle kendisini göstermektedir. Özellikle görsel algı, tıbbi psikoloji ve farklı sosyal ile kültürel grupların karşılaştığı psikolojik problemler üzerine odaklanan Toğrol, akademik kariyeri boyunca 10 adet kitap yazmış ve 100'ün üzerinde orijinal makale yayımlamıştır. Yaptığı bu çalışmalar hem yurt içinde hem de uluslararası akademik çevrelerde büyük takdir toplamıştır. Bu doğrultuda, 1992 senesinde Cambridge'deki Newnham College tarafından Onursal Bursiyerliğe seçilerek bu unvanı taşıyan nadir Türk bilim insanlarından biri olmuştur.
Akademik çalışmalarının toplumsal faydaya dönüşmesine de önem veren Toğrol, 'Türk ailesi' üzerine gerçekleştirdiği sosyo-kültürel araştırmalarıyla öne çıkmıştır. Bu alandaki değerli katkıları nedeniyle Türkiye Çocuk Vakfı tarafından bir ödülle ödüllendirilmiştir. Hem laboratuvar ortamındaki deneysel çalışmaları hem de toplumsal meselelere eğilen saha araştırmaları, onun çok yönlü bilimsel kimliğini yansıtmaktadır. Beğlan Birand Toğrol, arkasında bıraktığı devasa literatır ve yetiştirdiği çok sayıda akademisyen ile Türk psikoloji tarihinin en saygın figürlerinden biri olarak anılmaktadır.