Orijinal adı Barbara olan ve benzersiz olmak amacıyla ismini değiştiren Barbra Streisand, 24 Nisan 1942 tarihinde New York'un Brooklyn bölgesinde dünyaya gelerek müzik ve sinema dünyasının en etkili figürlerinden biri haline geldi. Güçlü ve tutkulu sesiyle romantik şarkılara hayat veren 84 yaşındaki sanatçı, oyunculuktan yönetmenliğe, yapımcılıktan besteciliğe uzanan çok yönlü kariyerini New York gece kulüplerinde sergilediği ilk performanslarıyla inşa etti. Lise eğitimini Erasmus Hall Lisesi'nde tamamlayan ve üniversite eğitimi almayan yıldız, yıllar sonra müzik çalışmaları dolayısıyla Brandeis Üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanıyla taçlandırıldı. Güzel sesiyle ilk olarak 1963 yılında çıkardığı albümüyle profesyonel müzik sektörüne adım atan Streisand, hem Funny Girl müzikalindeki Fanny Brice rolüyle hem de dillerden düşmeyen People şarkısıyla dünya çapında bir şöhretin kapısını araladı.
Müzikal Başarılar ve Sinemadaki Altın Yıllar
Broadway sahnelerinden beyaz perdeye uzanan yolda büyük başarılar elde eden ünlü sanatçı, 1968 yılında Funny Girl müzikalinin sinema uyarlamasındaki unutulmaz rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazanarak sinema dünyasında da kendini ispatladı. Bu büyük başarıyı sinema tarihinin efsanevi aktrisi Katharine Hepburn ile paylaşan yıldız, 1973 yılında ise Robert Redford ile başrolü paylaştığı The Way We Were filmindeki muhteşem oyunculuğuyla hafızalara kazındı. Filmin aynı adı taşıyan ve büyük divalar arasına girmesini sağlayan The Way We Were şarkısını da seslendirerek müzik listelerinin zirvesine yerleşti. Bestecilik alanındaki yeteneğini de göstermekten geri durmayan Streisand, 1976 yapımı A Star Is Born filmi için bestelediği Evergreen şarkısıyla ikinci Akademi Ödülü'nü kucakladı. Bu ödülle birlikte Akademi tarihinde oscar alan ilk kadın besteci unvanını elde ederek tarihe geçti. Sanatçının ilk televizyon programı olan My Name is Barbra, 1965 yılında Emmy ve Peabody ödüllerini toplayarak büyük bir başarı getirdi.
Kariyerindeki büyük başarılara rağmen Streisand, sahne korkusu nedeniyle zorlu dönemler geçirdi. Ünlü şarkıcı, 1967 yılında New York Central Park'ta yaklaşık yüz bin kişinin katıldığı devasa bir halk konserinde şarkısının sözlerini unuttu. Bu travmatik olay sonrasında çok ciddi bir sahne korkusu yaşamaya başladı. Bu fobi yüzünden tam yirmi altı yıl boyunca halka açık konser vermedi. Konser fobisini yenmek amacıyla hayır işlerine yönelen sanatçı, aktif sahne hayatına veda edeceğini açıklayarak iki büyük konser düzenledi. Uzun bir aradan sonra, 31 Aralık 1993 gecesi Las Vegas'ta tekrar hayranlarının karşısına çıktı. Bu konser, bilet fiyatlarıyla dönemin en pahalı müzik etkinliği olarak kayıtlara geçti. Yıllar sonra, 2006'da tekrar sahneye dönen Streisand, ender verdiği konserlerle en çok kazanan kadın sanatçı unvanını elde etmeyi de bildi.
Kameranın Arkasındaki Güç ve Yönetmenlik Serüveni
Doksanlı yıllarda oyunculuğunun yanı sıra yönetmen koltuğunda da başarılı işler çıkaran Barbra Streisand, sinema dünyasında derin izler bñraktı. Babasına adadığı ve 1983 yılında çektiği Yentl filminde hem başrolde oynadı hem de yönetmenliğini üstlendi. Ardından 1991 yılında çektiği ikinci yönetmenlik denemesi olan The Prince of Tides filminde Nick Nolte ile başrolü paylaştı. Bu başarılı film, Nick Nolte'a En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı kazandırdı. Yönetmenlik kariyerindeki üçüncü büyük projesi olan 1996 yapımı The Mirror Has Two Faces filmiyle ise efsanevi oyuncu Lauren Bacall'ın ilk kez Oscar adaylığı almasını sağlayarak yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Sanatçı, tüm bu sinematografik başarıları sayesinde Cher ve Tina Turner gibi isimlerle birlikte seksenli yılların en büyük divaları arasında anılmaya başladı.
Politik Duruş, Özel Yaşam ve Kültürel Miras
Barbra Streisand sadece sanatıyla değil, aynı zamanda sergilediği muhalif politik tavırlarla da sık sık gündeme geldi. Irak savaşı öncesinde dönemin ABD Başkanı George Bush'un askeri yöntemlere başvurma konusundaki aceleciliğini sert şekilde eleştirdi. Barışçıl yolların denenmesi gerektiğini vurgulayarak olası bir savaşın her iki ülkeye de telafi edilemez büyük zararlar vereceğini ifade etti. Politik yaşamda aktif rol alan sanatçının, eski başkanlardan Bill Clinton ile çok sıkı bir dostluğu bulunuyor. Aynı zamanda Barack Obama'nın başkanlık yarışında aday olduğu dönemde onun adına özel bir yemek ve destek konseri düzenleyerek büyük katkılar sağladı. Özel hayatında ise 1998 yılından bu yana aktör James Brolin ile mutlu bir evlilik sürdürmektedir. Kendi ismini taşıyan özel bir gül yetiştirmek için yıllarını harcayan ünlü yıldız, bu alandaki tutkusunu da gözler önüne sermiştir. Diğer yandan, popüler kültürde de geniş yer bulan Streisand, South Park çizgi dizisinde en sevilmeyen kişiler arasında tasvir edilirken The Simpsons dizisinde ise adı bir küfür niyetine kullanılmıştır.
Sanatçının sinema dünyasına damga vuran zengin filmografisi ise şu şekildedir:
- 1968: Funny Girl
- 1969: Hello, Dolly!
- 1970: On a Clear Day You Can See Forever
- 1970: The Owl and the Pussycat
- 1972: What's Up, Doc?
- 1972: Up the Sandbox
- 1973: The Way We Were
- 1974: For Pete's Sake
- 1975: Funny Lady
- 1976: A Star Is Born
- 1979: The Main Event
- 1981: All Night Long
- 1983: Yentl
- 1987: Nuts
- 1991: The Prince of Tides
- 1996: Aşkın İki Yüzü
- 2004: Zor Baba ve Dünür
%20(cropped).jpg?width=640)