Azra Erhat, 4 Haziran 1915 tarihinde İstanbul’un Şişli semtinde dünyaya gelen, Eski Yunan ve Roma dillerine hâkimiyetiyle Türk düşünce hayatına yön veren öncü bir filolog, arkeolog, çevirmen ve yazardır. Batı medeniyetinin temel taşlarını Anadolu topraklarıyla ilişkilendiren entelektüel kimliğiyle ülkemizde yeni bir hümanizma akımının fitilini ateşlemiştir. Özellikle antik klasikleri dilimize büyük bir titizlikle aktararak kültür dünyamızda derin ve silinmez izler bırakmıştır.
Akademiden Gazeteciliğe Uzanan Engebeli Yol
İlk ve ortaöğrenim yıllarını Belçika'da tamamlayan yazar, yurduna dönerek başarılarla dolu akademik hayatının ilk adımını attı. 1939 senesinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinden mezuniyet derecesini aldı. Zaman kaybetmeden Klasik Filoloji Bölümünde Georg Rohde'nin yanında asistan olarak akademik görevine başladı. Buradaki çalışmalarıyla 1946 yılında doçentlik unvanını almaya hak kazandı. Fakültedeki verimli görev süreci dönemin siyasi atmosferi yüzünden yarıda kaldı. Dönemin şartları gereği 1948'de Üniversiteden çıkarılan aydınlar kervanına katılmak zorunda bırakıldı. Pertev Naili Boratav, Behice Boran, Adnan Cemgil ve Niyazi Berkes gibi saygı değer öğretim üyeleriyle birlikte görevinden uzaklaştırıldı.
Akademik yaşamından mecburen koparılan Erhat, yazın dünyasından ve üretmekten asla vazgeçmedi. Gazetecilik ve yayıncılık sektöründe kendine yeni yollar çizdi. 1949 ile 1950 yılları arasında Yeni İstanbul ve Vatan gazetelerinin kadrosunda aktif olarak görev aldı. İlerleyen dönemlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde kütüphaneci olarak çalışarak entelektüel birikimini bu alanda sürdürdü.
Anadolu Hümanizmi ve Mavi Yolculuk Rüzgarı
Azra Erhat, çeviri hayatına İlk olarak Tercıme dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla ilk adımını attı. Sofokles ve Aristofanes gibi ünlü antik düşünürlerin yapıtlarını ülkemiz okurlarıyla buluşturarak Türk çeviri kültürüne çok önemli katkılar sundu. Şunu da belirtmek gerekir ki Yeni Ufuklar dergisinin yazar kadrosunda yer alarak Türkiye’de yeni yeşeren hümanist hareketin öncüleri arasına girdi. Anadolu kültürlerini bir bütün olarak gören Halikarnas Balıkçısı ile fikir birliğine vardı. Bu görüş birliği, iki büyük zihin arasında derin bir bağ oluşturdu. Batı uygarlığının asıl beşiğinin Anadolu olduğuna dair inancını her platformda dile getirdi.
Fikirsel ortaklık, kültür tarihimize altın harflerle yazılan yeni bir kavramın doğuşuna vesile oldu. Azra Erhat, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu, bugün hem Türk hem dünya yazın hayatında kabul gören "Mavi Yolculuk" terimini literatüre kazandırdı. Bu değerli üçlü, Ege ve Akdeniz kıyılarında gerçekleştirdikleri keşif gezilerini edebi bir dille harmanlayarak ülkemizin kültür hazinesine kattı.
Ölümsüz Çeviriler ve Hektor Tartışmaları
Erhat’ın en önemli edebi başarıları arasında A. Kadir ile birlikte gerçekleştirdiği büyük destan çevirileri yer alır. Homeros’un İlyada ve Odissea destanları için yaptıkları bu başarılı çalışmalar, bugün bile sahasında en güvenilir temel başvuru kaynakları olarak kabul edilmektedir. Sabahattin Eyüboğlu ile yürüttüğü ortak çalışmalardan süzülüp gelen Hesiodos’un Theogonia ve "İşler ve Günler" çevirileri ile incelemeleri, 1977 senesinde basıldı. Bu devasa çalışma "Hesiodos, Eserleri ve Kaynakları" adıyla okuyucuya sunularak kültür raflındaki yerini aldı.
Kültür yaşamımızın bu dev ismi, Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili yaptığı sıradışı karşılaştırmalarıyla da derin yankılar uyandırdı. Cumhuriyetimizin kurucusunu İlyada Destanı’nın kahramanlarından Hektor’a benzetmesi, o dönem entelektüel dünyada oldukça hareketli ve hararetli tartışmaların fitilini ateşlemiştir.
Hüzünlü Veda ve Kuşun Hikâyesi
Hayatını bilime, sanata ve felsefeye adayan değerli araştırmacı Azra Erhat, amansız kanser hastalığına yakalandı. Şifa bulmak umuduyla İngiltere’nin başkenti Londra’da tedavi gördü. Tedavi arayışları ne yazık ki sonuç vermedi. Ünlü yazar, 6 Eylül 1982 tarihinde henüz 67 yaşındayken doğduğu şehir olan İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’da bulunan Bülbülderesi Mezarlığı'na büyük bir hüzünle defnedildi.
Erhat, vefatından önce mezarıyla ilgili özel bir istekte bulunmuştu. Sanatçı dostu Füreya Koral'ın eseri olan bir kuş figürünün mezar taşına konmasını vasiyet etti. Bu özgün sanat eserini taşıyan mezar, maalesef çeşitli yıllarda üzücü saldırıların hedefi haline geldi. İlk olarak 2016 yılında gerçekleşen tahribat, 2022 yılında yeniden tekrarlandı ve eser tamamen parçalandı. Kültür mirasına sahip çıkan İBB Miras ekipleri, bu değerli çalışmayı büyük bir özenle onararak eski yerine yeniden yerleştirdi.
Değerli kültür insanının yayımlanan başlıca çalışmaları şunlardır:
- Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı (1975) (Mektup)
- Hesiodos, Eserleri ve Kaynakları (1977) (Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte)
- Karya'dan Pamfilya'ya Mavi Yolculuk (1979) (Gezi)
- Düşün Yazıları, Halikarnas Balıkçısı (1981) (Yayıma hazırlayan)
- Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına (2002) (Eleştiri)
