Kafkasya'nın sarp coğrağyasında filizlenen ve genç Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinde nihayete eren fırtınalı bir yaşam öyküsü: Aziz Meker. Kuzey Kafkasya'nın bugünkü Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Biberdkıt köyünde 1877 yılında dünyaya gelen bu tarihi figür, hem bir tarım uzmanı hem de diplomat kimliğiyle ön plana çıkmış Çerkes asıllı Türk siyasetçisidir. Abaza kökenli olan ve beş dil bilen Meker, hayatı boyunca Kafkasya'nın hakları için mücadele ederken, Anadolu ihtilaline de aktif destek verdi. İstanbul'dan Fransa'ya, oradan da Avrupa'nın çeşitli başkentlerine uzanan bu serüven, 1941 yılında Ankara'da son buldu.
Eğitim Hayatı ve Ziraat Alanındaki Çalışmaları
Aziz Meker, çocukluk dönemindeki ilk eğitimini doğduğu Biberdkıt köyünde ve Batalpaşinsk (bugünkü adıyla Çerkesk) köyünde tamamladı. Ailesinin Kafkasya'dan göç ederek Eskişehir yöresine yerleşmesi, onun eğitim serüveninde yeni bir sayfa açtı. Bu göç hareketinin ardından, 1889 senesinde İstanbul Sultanisi'nde okumaya başladı. Buradaki ortaöğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra, ziraat alanında uzmanlaşmak amacıyla Fransa'ya gitti.
Fransa'da aldığı nitelikli tarım eğitiminin ardından yurda dönen Meker, İstanbul Halkalı Yüksek Ziraat Okulu bünyesinde öğretmenlik yapmaya başladı. Bu eğitim kurumunda verdiği derslerle, ülkenin tarımsal geleceğini inşa edecek genç ziraatçilerin yetiştirilmesine katkı sağladı. Hem teorik hem de pratik bilgisiyle ziraat dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. Öğretmenlik kariyeri boyunca tarım tekniklerinin gelişimine odaklanarak modern yöntemleri öğrencilerine aktardı.
Kafkas Davası ve Diplomasi Çalışmaları
Meker, mesleki kariyerinin yanı sıra Kafkas göçmenlerinin sosyal ve siyasi haklarını savunmak amacıyla kurulan sivil toplum örgütlerinde de aktif görevler üstlendi. Bu doğrultuda Çerkes Teavun Cemiyeti ve Şimalî Kafkas Cemiyeti içerisinde önemli sorumluluklar aldı. Aynı zamanda Kafkasya İstiklâl Komitesi bünyesinde de çalşmalar yürüttü. Söz konusu komiteler adına konferanslar organize etti ve halkı bilgilendirmeye yönelik çeşitli broşürler kaleme aldı. Bu yayınlar ve konuşmalar, göçmen topluluklar arasında milli bilincin uyanmasında etkili oldu.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ise Kafkas davasını uluslararası düzeyde anlatmak amacıyla harekete geçti. Tuşa Fuat Paşa'nın başkanlığındaki Kafkas kuruluyla birlikte Avrupa'ya giden Meker; Lozan, Viyana ve Berlin gibi kritik merkezlerde temaslarda bulundu. Komite adına yürütülen bu görüşmeler sırasında, dönemin önemli devlet adamlarıyla masaya oturdu. Bu temaslar kapsamında Cenevre'de sürgün hayatı yaşayan Bolşevik lider Lenin ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Yapılan bu görüşmeler Kafkasya'nın bağımsızlık taleplerini uluslararası siyasete taşımayı amaçlıyordu. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasının ardından ise vakit kaybetmeden Anadolu'ya geçerek yükselen ihtilal hareketinin saflarına dahil oldu.
Ankara Yılları ve Devlet Hizmeti
Anadolu direnişine katılan Aziz Meker, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Sovyet Rusya'ya gönderilen elçilik heyetinde başkatip olarak görevlendirildi. Rusça dil bilgisi ve diplomatik birikimi bu hassas görevde büyük kolaylık sağladı. Buradaki diplomatik görevini başarıyla tamamladıktan sonra 1923 yılında Ankara'ya geri döndü. Ankara'da ziraat alanındaki akademik çalşmalarına yönelerek Ziraat Okulu bünyesinde öğretmenlik yaptı. Ardından ziraat eğitiminin kurumsallaşmasında büyük önemi olan Ziraat Enstitüsü Başkanlığı görevine getirildi. Enstitüdeki başkanlık döneminde yerli üretimin artırılması için çeşitli bilimsel çalşmaların koordinasyonunu üstlendi.
Devlet kademelerindeki deneyimini üst düzey bürokrasiye taşıyan Meker, 12 Haziran 1939 ile 24 Mart 1941 tarihleri arasında Tarım Müsteşarlığı makamında bulundu. Çok yönlü kültürel birikimiyle tanınan siyasetçi, geniş dil bilgisiyle dikkat çekiyordu. Bildiği diller arasında şunlar yer alıyordu:
- Abazaca
- Türkçe
- Rusça
- Fransça
- Almanca
Hem diplomasi hem de tarım alanında derin izler bırakan Aziz Meker, 1941 yılında Ankara'da yaşamını yitirdi.