Türk müzik tarihinin en karakteristik seslerinden biri olan Ayten Alpman, 10 Ekim 1930'da İstanbul Yeşilköy'de dünyaya gelerek Türk pop ve caz müziğinin seyrini değiştirecek uzun soluklu serüvenine ilk adımını attı. Kendine özgü tınısıyla geniş kitlelerin kalbine dokunan sanatçı, lise yıllarında keşedilen yeteneğini radyo mikrofonlarından sahnelere taşıdı. Yıllar süren müzikal arayışın ardından, vatan sevgisini en derinden hissettiren şarkılarla milyonların hafızasında silinmez izler bırakarak 20 Nisan 2012'de hayata gözlerini yumdu.
Caz Rüzgarıyla Başlayan Sanat Yolculuğu
Genç yaşta müzik tutkusunun peşinden giden Alpman, bu sihirli dünyayla ilk olarak Nişantaşı Kız Lisesi sıralarında tanıştı. Hayatının dönüm noktalarından birini teşkil eden bu dönemde ünlü müzisyen İlham Gencer ile yolları kesişti. İngilizce şarkılar söylemeye bu dönemde başladı. Erenköy Kız Lisesi'nden mezun olarak lise eğitimini tamamladı.
İlham Gencer'in cazip solistlik teklifine hayır diyemeyen Alpman, 1949 yılında İstanbul Radyosu çatısı altında mikrofon karşısına geçerek program yapmaya başladı. Radyoda söylediği ilk parça "You Are Always In My Heart" oldu. Sahneye ilk defa Taksim Belediye Gazinosu'nda düzenlenen Tıp Balosu'nda çıktı. İlk sahne heyecanında da yine aynı şarkıyı seslendirdi. Dönemin efsanevi aranjörü Arif Mardin ile tanışması ise sanatçının müzikal yönünü tamamen değiştirdi. Mardin'in vizyoner yönlendirmeleriyle caz müziğine yöneldi. Bu alanda uzmanlaşmaya karar verdi.
Profesyonel sahne kariyerini 1952 yılında Yeşilköy Deniz Park Oteli bünyesinde başlatan genç solist, burada üç ay boyunca sahne aldı. Gösterdiği yüksek performans sayesinde Kervansaray Gece Kulübü'nün dikkatini çekti. Kulüp yönetimi, sözleşme fesih tazminatını ödeyerek Alpman'ı kendi kadrosuna dahil etti. Sanat dünyasındaki bu hızlı yükseliş, özel hayatında da yeni bir sayfa açtı. 1953 yılında hayatını İlham Gencer ile birleştirdi. Eşinin kurucusu olduğu efsanevi Çatı Gece Kulübü'nde düzenli sahne alarak adını geniş çevrelere duyurmayı başardı. Evlilikleri 1961 yılında boşanmayla son buldu. Bu birliktelikten Ayşe adında bir kız ve İlhan adında bir... erkek çocuk dünyaya geldi.
İsveç Yıllarından Türkçe Aranjman Devrimine
Disiplinli çalışmasıyla tanınan Alpman, 1959 yılında "Sayanora / Passion Flower" adlı ilk taş plağını müzikseverlerin beğenisine sundu. Müzikal sınırlarını aşmak amacıyla İsmet Sıral Orkestrası ile çalışmaya başladı. Böylece kariyerini uluslararası boyuta taşıdı. Bu birlikteliğin neticesinde, 1963 yılında çalışmak üzere hep birlikte İsveç'e gittiler. Kuzey Avrupa'da iki yıl boyunca İsmet Sıral ile, bir yıl da yerel bir caz orkestrası ile yoğun sahne çalışmaları yürüttü. Üç yıllık gurbet tecrübesinin ardından Türkiye'ye geri döndü.
Yurtta caz şarkđlarının yerine Türkçe sözlü aranjman rüzgarlarının esmeye başlaması, caz konusunda ısrarcı olan Alpman'ı zor bir sürece soktu. Kendi çizgilerinden ödün vermek istemediği için bir süre başarılı sahne çalışmaları gerçekleştiremedi. Ancak yakın dostu Fecri Ebcioğlu'nun ısrarlarına daha fazla dayanamayarak Türkçe şarkđ söylemeye ikna oldu. İlk Türkçe denemesi olan "İnan Bana / Ayrıldık Yalnızım" adlı 45'lik plak 1967'de dinleyicilerle buluştu. İlk Türkçe denemeleri başlangıçta ilgi görmedi. Sanatçı yine de yolundan dönmedi. Ünlü prodüktör Sezen Cumhur Önal ile de birkaç başarılı 45'lik çalışmasına imza attı. 1968 yılında ise usta müzisyen Ümit Aksu ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilik dört yıl sürdü. Müzikal kariyerindeki asıl büyük patlamayı ise 1970 yılında yine Fecri Ebcioğlu imzalı "Sensiz Olamam" adlı eseriyle gerçekleştirdi.
"Memleketim" ile Ölümsüzleşen Bir Ses
Alpman'ın kariyerinin zirve noktası, 1972 yılında Fikret Şeneş'in Türkçe sözleriyle hayat bulan "Bir Başkadır Benim Memleketim" eseri oldu. Mireille Mathieu'nun Fransızca seslendirdiği orijinal melodinin üzerine yazılan bu eser, ilk yayınlandığı dönemde sessiz sedasız karşılandı. Ancak 1974 yılında patlak veren Kıbrıs Barış Harekatı sırasında TRT ekranlarında gece gündüz çalınmayı başlayınca şarkđ büyük yankı uyandırdı. Şarkđ adeta bir milli marş niteliği kazanarak tüm yurtta dalga dalga yayıldı. Yeniden piyasaya sürülen 45'lik plak, rekor satış rakamlarına ulaşarak sanatçıyı tüm Türkiye'nin ortak sesi haline getirdi.
Bu tarihi başarının ardından, 1974'te "Bir Başkadır Benim Memleketim" ve 1976'da "Ben Böyleyim" uzun çalarları (LP) ardı ardına yayınlandı. Aktif sahne hayatına 1990 yılında Yeniköy Bilsak Kulübü'nde verdiği konserle veda eden sanatçı, 1995 yılında ses tellerindeki nodül rahatsızlığı nedeniyle ameliyat geçirdi. Sağlığına kavuşan Alpman, 1999 yılında Ada Müzik etiketiyle en sevilen eserlerini derleyen özel bir albüm çıkardı. 2007 yılında ise başkalarının sesinden popüler olmuş pop şarkđlarını kendi üslubuyla yorumladığı "Bir Başkadır Ayten Alpman" albümünü dinleyicilerle buluşturdu. Son yıllarında profesyonel sahnelerden uzak durarak sadece nadiren caz konserleri verdi. Geçirdiği ağır zatürre teşhisinin ardından kaldırıldığı Şişli Osmanoğlu Hastanesi'nde yapılan müdahalelere rağmen, 20 Nisan 2012'de hayata gözlerini yumdu.
Sanatçının Başlıca Plak ve Albüm Çalışmaları
- Sayanora / Passion Flower (1959 - İlk Taş Plak)
- İnan Bana / Ayrıldık Yalnızım (1967 - İlk Türkçe 45'lik)
- Bir Başkadır Benim Memleketim (1974 - Albüm / LP)
- Ben Böyleyim (1976 - Albüm / LP)
- Bir Başkadır Ayten Alpman (2007 - Son Yorum Albümü)
