Ayşe Nana, asıl adıyla Hermin Arslanoğlu, 1 Ocak 1936'da İstanbul'un Kurtuluş semtinde dünyaya geldi. İstanbullu bir Ermeni ailesi olan Nana, 1950'lerden 1980'lere uzanan sanat yaşamı boyunca İstanbul, Roma ve Paris sahnelerinde dansözlük yaptı; adını yalnızca Türkiye'de değil, İtalya başta olmak üzere birçok ülkede duyurdu. Federico Fellini'ye La Dolce Vita filminin ruhunu ilham ettiği söylenen efsanevi bir geceyle tarihe geçti.
İlk Adımlar ve İstanbul Yılları
Nana, 1951'de henüz 15 yaşındayken katıldığı bir yarışmada "Boğaziçi Güzeli" seçildi. Güzelliği ve zarafeti o dönemden itibaren çevresinin dikkatini çekti. Üç yıl sonra, 1954'te Kervansaray gazinosunun kapısını çaldı; hem şovmen hem direktör olarak çalışan Orhan Boran'a dans etmek istediğini söyleyerek ilk profesyonel adımını attı. Gazinoda sahneye çıkmanın yanı sıra sinema denemelerine de girişti; 1951-1955 yılları arasında İstanbul Çiçekleri, Cem Sultan, Barbaros Hayrettin Paşa ve Çılgın Bakire gibi filmlerde yer aldı.
Roma'yı Sarsan Gece
1958'de İtalya'ya geçerek Roma'ya yerleşti. O yılın 5 Kasım gecesi, tarihin sayfalarına kazındı. Amerikalı milyarder Peter Howard Vanderbilt'in o gecelik satın aldığı Rugantino gece kulübünde bir doğum günü partisi düzenlendi. Davetliler arasında Tyrone Power, Elsa Martinelli, Linda Christian, Anna Maria Mussolini ve masalarında Anita Ekberg'in de bulunduğu Federico Fellini yer alıyordu. Müzik için özel getirilen New Orleans Jazz Band eşliğinde Nana'nın sunduğu gösteri, fotoğrafçı Tezio Secciaroli tarafından objektife taşındı; üstsüz görüntüler haftalık L'Espresso dergisinde yayımlanarak Katolik dünyasında büyük tepki çekti.
Gözaltına alınan Nana, "izinsiz çalışmak ve müstehcen gösteri yapmak" suçlamalarıyla yüz yüze geldi. Kimliği açıklanmayan bir milyarderin kefaleti sayesinde sınır dışı edilmekten kurtuldu. Bu olayın yarattığı gürültünün ardından gazeteci Saro Balsamo ile önce nişanlandı, sonra evlendi. Çiftin Argia adında, sopranoluk yapan bir kızları dünyaya geldi.
Sahne, Sürgün ve Son Yıllar
Nana, dansı 1980'lerin başında bıraktıktan sonra sahneden tümüyle kopmadı. Dans okulları ve tiyatrolar kurdu; çeşitli filmlerde oynadı, hatta kendi yönettiği bir film de çekti. Roma'da bir cep tiyatrosunda erotik oyunlar sahnelemesi, adını uzun yıllar gündemde tuttu. 12 Eylül döneminde T.C. vatandaşlığından çıkarıldı; kendisi de bir röportajda "Vatansızlar" adında bir kitap kaleme aldığını dile getirdi. Bir gün sahnede "Brava La Turca" diyen seyirciye sert çıktığı an, Ermeniliğini ve ona biçilen kimliğe duyduğu öfkeyi açıkça ortaya koydu.
"Dansöz Nana gibi kıvırma" deyimi, zamanın gündelik konuşmalarına karıştı; bu bile onun İstanbul belleğinde nasıl yer ettiğinin küçük bir kanıtı. Ayşe Nana, 30 Ocak 2014'te kanser nedeniyle Roma'da, 78 yaşında hayata veda etti.
Filmografi
- Çılgın Bakire (1955)
- İngiliz Kemal Lawrence'e Karşı — Dansöz rolü (1952)
- Söz Müdafaanındır (1952)
- Efelerin Efesi — Kendisi olarak (1952)
- Edi ile Büdü (1952)
- Aşk Besteleri (1952)
- İstanbul Çiçekleri — Dansöz rolü (1951)
- Cem Sultan (1951)
- Barbaros Hayrettin Paşa (1951)
.jpg?width=640)