Gizemli Bir Yıldızın Doğuşu ve İlk Adımlar
Asıl adı Kiash Nanah olan ve sanat dünyasında Ayşe Nana olarak tanınan ünlü sanatçı, 10 Şubat 1936'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta dünyaya gözlerini açtı. Fransız bir baba ile İstanbul Ermenisi bir annenin kızı olan Nana, Türkiye'de sinema kariyerinin başlarında Hermin Aslanoğlu ve Nana Aslanoğlu isimleriyle de anıldı. Henüz 15 yaşındayken katıldığı bir güzellik yarışmasında Boğaziçi güzeli seçilerek dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Dans kariyerine profesyonel anlamda 1954 yılında adım atan genç sanatçı, İstanbul'un ünlü eğlence mekanlarından Kervansaray Gazinosu'nda sahne almaya başladı. Dönemin efsanevi şovmeni ve gazino direktörü Orhan Boran, Nana'nın sergilediği büyüleyici performanstan o kadar etkilendi ki şaşkınlıktan ağzındaki sigarayı kucağına düşürdü. Bu olay, genç dansçının sahne karizmasının ve yeteneğinin o yıllarda bile ne kadar etkileyici olduğunun küçük bir kanıtıydı.
Roma Gecelerinde Skandal ve Fellini'ye İlham Olan Dans
Genç dansçının hayatını tamamen değiştiren ve onu dünya çapında bir şöhrete ulaştıran olay ise 5 Kasım 1958 gecesi İtalya'nın başkentinde yaşandı. Roma'daki meşhur Rugantino gece kulübünde düzenlenen özel bir partide sahneye çıkan Nana, müziğin ritmiyle üstündeki kıyafetleri tek tek çıkararak çılgın bir dans sergiledi. Bu cesur gösteri, o dönemin muhafazakar İtalyan ve Türk basınında adeta bomba etkisi yaratarak gündemin ilk sırasına yerleşti.
Bu olay sadece basının değil, sinema dünyasının dahi yönünü değiştirecek bir kıvılcımı ateşledi. Ünlü yönetmen Federico Fellini, La Dolce Vita (Tatlı Hayat) filmindeki o unutulmaz ve çılgın dans sahnesini tasarlarken Ayşe Nana'nın bu olaylı gösterisinden esinlendi. Dönemin son derece kapalı, elit kesimlerinin yaşadığı ve hareketli gece yaşantısıyla bilinen Roma'nın Via Veneto caddesindeki tatlı hayatları konu alan film, Nana'nın bu performansıyla sinema tarihine silinmez bir iz bıraktı.
Kulübündeki o tarihi anları fotoğrafçı Tazio Secchiaroli ölümsüzleştirdi. Kareler, haftalık olarak yayınlanan ünlü L'Espresso dergisinde okuyucuyla buluştu. Fotoğraflardaki çıplaklık ve müstehcenlik, o dönemin İtalyan toplumunda büyük bir infial ve tepki dalgasına yol açtı. Hatta dönemin dini lideri Papa XXIII. Ioannes, burjuva kesiminin bu tür şımarıklıklarını ve ahlaki yozlaşmasını sert ifadelerle kınayan bir açıklama yaptı.
Hukuki Mücadeleler, Aşk ve Sürgün Yılları
Skandalın yankıları büyürken İtalyan yetkililer harekete geçti. Güvenlik güçleri, ünlü dansçıyı "izinsiz çalışmak ve genel ahlaka aykırı müstehcen gösteri yapmak" suçlamalarıyla gözaltına aldı. Sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Nana'yı kurtaran ise gizemli bir el oldu. Kimliği açıklanmayan milyarder bir hayranının yüksek miktardaki kefalet ücretini ödemesi sayesinde İtalya'dan gönderilmekten son anda kurtuldu.
Yaşanan fırtınalı günlerin ardından özel hayatında yeni bir sayfa açan sanatçı, İtalyan gazeteci Saro Balsamo ile nişanlandı. 1970'li yıllara gelindiğinde ise hayatını İtalyan yönetmen, senarist ve gazeteci olan Sergio Pastore ile birleştirdi. Bu evlilikle birlikte İtalya'da sanat çevrelerinde ve halk arasında Aïché Nana ismiyle tanınmaya ve bu adla anılmaya başladı.
1950'li yıllardan başlayarak 1980 yılına kadar geçen süreçte Ayşe Nana, dans kariyerini uluslararası boyuta taşıdı. İstanbul, Paris ve Roma gibi Avrupa'nın önemli kültür başkentlerinde oryantal dans gösterileri sergiledi. Sahnelere veda ettiği 1980'lerden sonra ise sanat sevgisini genç kuşaklara aktarmak amacıyla çeşitli tiyatro toplulukları ve dans okulları kurarak eğitimcilik yönünü öne çıkardı.
Hayatının son dönemlerinde politik fırtınaların ortasında kalan Nana, ASALA terör örgütüne yardım sağladığı iddiasıyla karşı karşıya kaldı. Bu gerekçeyle 1984 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Vatansız kalmanın verdiği derin üzüntüyle, kendi durumunu ve benzer hayatları anlatan Vatansızlar isimli bir kitap projesi üzerinde çalışmaya başladı ancak bu eseri tamamlayamadı ya da yayınlatma fırsatı bulamadı. Hayatının sonuna kadar Roma'da yaşamaya devam eden ve oynadığı filmlerdeki performansıyla bir kuşağın hafızasına yerleşen sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 29 Ocak 2014 tarihinde yaşama veda etti.
Ayşe Nana'nın fırtınalı hayat hikayesinden öne çıkan bazı satır başları şunlardır:
- 15 yaşında kazandığı Boğaziçi güzeli unvanıyla genç yaşta adını duyurması,
- Kervansaray Gazinosu'nda başlayan dans serüveninin Roma ve Paris sahnelerine kadar uzanması,
- İtalyan sinemasının dahi yönetmeni Federico Fellini'nin başyapıtı La Dolce Vita filmine ilham kaynağı olması,
- Yaşamının son döneminde kaleme almaya çalıştığı ancak tamamlayamadığı Vatansızlar isimli otobiyografik kitap çalışması.
