Tıp profesörü ve akademisyen Ayşe Olcay Tiryaki, 24 Mart 2008 tarihinde Ankara Bilkent'teki evinde, birlikte yaşadığı öz kızı Başak Aydıntuğ tarafından boğazı kesilerek trajik bir şekilde öldürüldü. Cinayetin eğitim seviyesi ve refahı yüksek bir aile ortamında gerçekleşmesi, failin de maktulün öz kızı olması nedeniyle olay toplumsal hafızada derin izler bıraktı.
Akademik Kariyeri ve Tıp Dünyasındaki Çalışmaları
1955 yılında doğan Ayşe Olcay Tiryaki, lisans eğitimini Ankara Tıp Fakültesi'nde başarıyla tamamladı. Mezuniyetten sonra akademik hedeflerle İngiltere ve Almanya'ya gitti. Bu ülkelerde aşağıdaki alanlar üzerine doktora çalışmaları gerçekleştirdi:
- Dahili tıp bilimleri ve iç hastalıkları
- Klinik immünoloji
- Romatoloji
Yurt dışındaki doktora çalışmalarını başarıyla tamamlayıp Türkiye'ye dönen ve kendi fakültesinde göreve başlayan hekim, akademik basamakları hızla tırmanarak 1998 yılında profesörlük unvanını almaya hak kazandı.
Trajik Ölümü ve Olay Gecesi
Profesör Tiryaki, 1981 ile 2005 yılları arasında süren evliliğinden dünyaya gelen tek çocuğu Başak Aydıntuğ ile yaşamaktaydı. Anne ile kızı, Ankara Bilkent'teki Planlamacılar Sitesi'nde yaşıyordu. 24 Mart 2008 günü sabaha karşı saat 04.00 civarında, ünlü akademisyen evinde boğazı kesilmiş vaziyette hayatını kaybetmiş olarak bulundu. Olayın ardından, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıfında okuyan 21 yaşındaki Başak Aydıntuğ komşulardan yardım talep etti. Durumun bildirilmesiyle olay yerine hızla ulaşan jandarma ve acil sağlık ekipleri, genç kızı sorgulamaya başladı.
Kendi el ve boğaz bölgesinde de yaralar bulunan Aydıntuğ, ilk ifadesinde odasında ders çalışırken yabancı birinin annesine saldırdığını iddia etti. Bu gizemli kişinin kaçtığını ve kendisinin de yardım aramak için dışarı çıktığını öne sürdü. Fakat güvenlik güçleri, evde herhangi bir zorlama izine rastlamadı. Ayrıca suç aletindeki parmak izleri de genç kıza aitti. Kanıtların ortaya çıkması üzerine Aydıntuğ, aralarında çıkan bir kavga neticesinde annesini öldürdüğünü itiraf etti. Kendi vücudundaki kesiklerin ise cinayeti gizlemek amacıyla yapıldığı iddialar arasında yer aldı. Daha önce psikiyatrik destek alan sanık, savcılık sorgusunun ardından tutuklandı.
Hayatını kaybeden akademisyenin otopsi işlemleri tamamlanarak naaşı Adli Tıp Morgu'na sevk edildi. Rektör Prof. Dr. Nusret Aras yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden profesör için 26 Mart 2008 Çarşamba günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binasında bir tören düzenleneceğini duyurdu.
Yargı Süreci ve Mahkeme Kararı
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama sürecinde sanık Başak Aydıntuğ, suçlamaları reddederek annesini başka bir kişinin öldürdüğünü savundu. Yargılama sırasında sanığın akıl sağlığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istendi. Kurul tarafından hazırlanan raporda, genç kızın cezai ehliyetinin tam olduğu ve akıl sağlığının yerinde bulunduğu belirtildi. 2008 senesinin Aralık ayındaki karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanığa öz annesini kasten öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme, duruşma sürecindeki olumlu davranışları ve iyi hali sebebiyle bu cezasını müebbet hapse indirdi.
