Arnold Franz Walter Schönberg adıyla 13 Eylül 1874'te Avusturya'nın başkenti Viyana'da dünyaya gelen ünlü müzisyen, müzik tarihinde köklü devrimler gerçekleştirmiş bir bestecidir. Leopoldstadt semtindeki Obere Donaustraße 5 adresinde, dar gelirli bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak gözlerini açan sanatçı, atonaliteyi ve on iki ton müziğini geliştirerek yirminci yüzyılın tınısını baştan aşağı değiştirmiştir. Müziği kalıplardan kurtarma çabası ona büyük saygınlık kazandırdı.
Viyana'dan Berlin'e Uzanan Sıra Dışı Bir Öğrenim Hikayesi
Esnaf bir baba olan Samuel ile Prag doğumlu anne Pauline'in oğlu olan genç Arnold, müzik teorisi ve kompozisyon alanında büyük ölçüde kendi kendisini yetiştirdi. Henüz sekiz yaşındayken keman çalmaya başladı. Kendi çabasıyla armoni ve teori kurallarını öğrenerek beste denemelerine başladı. Kardeşleri Ottilie ve Heinrich ile mütevazı bir çocukluk geçiren besteci, amatör bir orkestra olan Polyhymnia'ya katıldığında hayatının dönüm noktalarından birini yaşadı. Bu orkestrada, ileride hem yakın dostu hem de ilk kayınbiraderi olacak besteci Alexander von Zemlinsky ile tanışma fırsatı buldu. 1894 yılında Zemlinsky'den kontrpuan dersleri alarak tek resmi müzik eğitimini tamamlayan besteci, yirmili yaşlarında geçimini sağlamak için operetlerin orkestrasyonunu üstlendi. Bu yoğun çalışma temposu arasında, oda müziğinin başyapıtlarından biri olan Verklärte Nacht (Değişen Gece) adı yaylı sekstetini yazarak dehasını ortaya koydu. Eserin orkestra düzenlemesi, ilerleyen yıllarda bestecinin en geniş kitlelere ulaşan çalışması olacaktı. Dönemin dev isimleri Richard Strauss ve Gustav Mahler de onun bu eşsiz yeteneğini erken dönemde fark ederek desteklerini esirgemediler. Özel hayatında da Viyana sanat çevresiyle iç içe olan besteci, 7 Ekim 1901'de dostu Zemlinsky'nin kız kardeşi Mathilde Zemlinsky ile dünya evine girdi. Bu evlilikten Gertrud ve Georg adında iki çocuk sahibi oldu.
Armoni Kurallarına Başkaldırı ve Yeni Müziğin Doğuşu
Berlin Konservatuvarı'nda görev aldığı yıllarda Pelleas und Melisande'yi tamamlayan besteci, 1904'te Viyana'da öğretmenlik yapmaya başlayarak müzik tarihini etkileyecek yeni bir dönemi başlattı. Onun izinden giden Anton Webern ve Alban Berg gibi sadık öğrencileri, modern müziğin çehresini değiştirecek olan İkinci Viyana Okulu'nun temel taşları oldular. Armoninin geleneksel sınırlarını zorlayan yaratıcı deha, 1909 yılında bestelediği üç piyano eseriyle atonalitenin kapılarını tamamen araladı. Müzik teorisi alanında bir mihenk taşı kabul edilen Harmonielehre (Armoni Teorisi) kitabını 1910 yazında kaleme alarak teorisyen kimliğini kanıtladı. Bu dönemde dışavurumcu resimler de üretti. Ayrıca Franz Werfel ve Else Lasker-Schüler gibi entelektüel dostlar edindi. 1919'da kurduğu yeni müzik icra topluluğunda ise eleştirmenlerin katılımını, alkışlamayı ve program dağıtılmasını yasaklayarak müziğin sadece saf bir dinleme deneyimi olmasına odaklandı. 1923 yılında tamamladığı Op. 23 Beş Piyano Parçası ve Op. 24 Serenad ile dünyaya tanıttığı on iki ton sistemi, bestecinin adını tarihe altın harflerle kazıdı. Ferruccio Busoni'nin vefatının ardından Berlin'deki Prusya Sanat Akademisi'nde kompozisyon dersleri vermeye başlayan hoca, burada Roberto Gerhard ve Nikos Skalkottas gibi uluslararası düzeyde parlayacak yeni besteciler yetiştirdi. Eşi Mathilde'nin 1923 yılındaki vefatının ardından, bir yıl sonra öğrencisi Rudolf Kolisch'in kız kardeşi kemancı Gertrud Kolisch ile evlendi. Gertrud, Max Blonda takma adıyla onun Von heute auf morgen operasının librettosunu kaleme alarak sanatsal üretim ortağı oldu.
Sürgün Yılları, Amerika Günleri ve Klasikleşen Mirası
1933 yılında Adolf Hitler liderliğindeki Nazilerin iktidara gelmesi, bestecinin yaşamında derin bir kırılma yarattı. Fransa tatilinde aldığı hayati uyarılar üzerine Almanya'ya dönmeyerek Paris'e geçen sanatçı, 1898'de geçtiği Hıristiyanlığı bırakıp bir sinagogda yeniden Yahudi inancına döndü. İngiltere'ye yerleşme girişimleri başarısız olunca, eski öğrencisi ve destekçisi olan BBC yapımcısı Edward Clark'ın yardımlarına rağmen rotasını Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirmek zorunda kaldı. Amerika günleri onun için yepyeni bir başlangıç oldu. Amerika'da Boston ve ardından Los Angeles'ta akademik kariyerine devam eden usta besteci, Güney Kaliforniya Üniversitesi ile Kaliforniya Üniversitesi'nde (UCLA) genç dimağlara ikham verdi. Ünlü şef Otto Klemperer'in tavsiyesiyle UCLA kadrosuna katılan sanatçı, burada profesörlüğe kadar yükseldi ve her iki üniversite de daha sonra konser salonlarına onun adını verdi. 1941 yılında Amerikan vatandaşlığına kabul edilen besteci, hem tonal hem de on iki tonlu eserler üreterek "Her besteci, yaratıcılığının durmaması için, farklı tarzlarda yazabilmelidir" felsefesini hayatının sonuna kadar yaşattı. 13 Temmuz 1951'de Los Angeles'ta 77 yaşında hayata gözlerini yuman dahi sanatçının külleri, yıllar sonra doğduğu şehir olan Viyana'daki Zentralfriedhof'a nakledildi.
Müzik dünyasında derin izler bırakan bestecinin bazı seçkin eserleri ve yazılı çalışmaları şunlardır:
- Verklärte Nacht (1899) - Yaylı çalgılar için bestelenen ve sonradan orkestraya uyarlanan ünlü sekstet.
- Harmonielehre (1911) - Modern müzik teorisine yön veren anıtsal Armoni Teorisi kitabı.
- Pierrot Lunaire (1912) - Özgür atonalite ve dışavurumculuğun zirvesini temsil eden başyapıt.
- Moses und Aron (1930-1932) - On iki ton sisteminin operadaki en görkemli yansımalarından biri.
- A Survivor from Warsaw (1947) - İkinci Dünya Savaşı'nın acılarını yansıtan koro ve orkestra eseri.
