Türk edebiyatının özgün seslerinden olan şair Arif Damar, 23 Temmuz 1925 tarihinde Çanakkale'nin Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli köyünde dünyaya gözlerini açtı. Yaşam mücadelesi ve edebi arayışlarla şekillenen 85 yıllık ömrünü, 20 Ekim 2010 günü İstanbul'un Göztepe semtinde noktaladı. Erken yaşta atıldığı çalışma hayatının zorluklarını sanatına yansıtan yazar, Türk şiirinde hem toplumsal gerçekçi damarın hem de imgeci anlayışın öncü isimlerinden biri olmayı başardı. Gençlik yıllarından itibaren soluksuz bir edebi serüvene atılan sanatçı, şiiri bir yaşam biçimi haline getirerek edebiyat dünyasında kalıcı izler bıraktı. Eserlerinde toplumsal sancıları, bireysel duyarlılıkları ve insan sevgisini harmanlayarak geniş kitlelere ulaştı.
Harika Çocukluktan Edebi Uyanışa
İlköğrenimini doğup büyüdüğü Çanakkale topraklarında tamamlayan Damar, ortaokul eğitimi için İstanbul'a gelerek Yenikapı Ortaokulu'na kaydoldu. Ancak yaşam koşulları onun lise eğitimini tamamlamasına izin vermedi; İstanbul Erkek Lisesi'ndeki derslerini yarıda bırakarak erken yaşta iş hayatına atılmak zorunda kaldı. Şiirle olan bağı henüz ortaokul birinci sınıf sıralarındayken başlayan genç yetenek, kelimelerin büyülü dünyasına çok erken adım attı. Takvimler 1940 yılını gösterdiğinde, henüz 15 yaşındayken kaleme aldığı "Edirne'de Akşam" başlıklı ilk şiiri Yeni İnsanlık dergisinde okurla buluştu. Sayfanın altında yer alan Harika Çocuk ibaresi, onun gelecekteki edebi başarısının habercisi niteliğindeydi. Bu şiir dönemin sanat çevrelerinde öyle büyük bir yankı uyandırdı ki, ünlü şair Hasan İzzettin Dinamo genç yeteneği tebrik etmek amacıyla Yenikapı Ortaokulu'na kadar gelerek onunla görüştü.
Ankara Yılları, Sürgün ve Mapushane Hatıraları
1944 yılında başkent Ankara'ya taşınan yazar, 1950 yılına kadar sürecek olan verimli bir dönemin kapılarını araladı. Bu süreçte Atatürk Orman Çiftliği bünyesinde memur olarak görev yapan Damar, 1945'te Ant Dergisi'nde yayımladığı eserleriyle edebi çevrelerde adını duyurmaya başladı. Memuriyet hayatının ardından askerlik görevi için yola çıkan şair, bu zorunlu hizmeti Kayseri ve Sivas'taki sürgün alayında tamamladı. Askerlik sonrası 1950'de yeniden İstanbul'a dönen yazar, geçimini sağlamak adına Mahmutpaşa sokaklarında işportacılık gibi zorlu işler yaptı. 1951 yılının Eylül ayı ile 1952 yılının Mart ayı arasında, Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde neşredilen Yeryüzü adlı kültür dergisinin yönetim kadrosunda aktif olarak yer aldı.
Şiirin neşrinden kısa bir süre sonra, 5 Aralık 1951'de yasadışı gizli örgüte üye olma iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklandı. Cezaevinde geçirdiği iki uzun yılın ardından mahkemece delil yetersizliği sebebiyle aklanarak özgürlüğüne kavuştu. Hapishaneden tahliye olduktan sonra hayata tutunabilmek amacıyla birbirinden farklı alanlarda ekmek parası kovaladı. Bu sancılı günlerde, toplumsal gerçekçi çizgisini koruyarak şiirlerini Arif Barikat takma adıyla kaleme almayı tercih etti. Mücadelesini mısralarla sürdüren yazar, toplumsal içerikli bu şiirlerini 1956 senesinde Günden Güne adını verdiği ilk kitabında bir araya getirdi. Kitap, basımından beş ay sonra toplatılma kararıyla karşı karşıya kalsa da yürütülen hukuki süreç sonunda beraat etti.
İkinci Yeni Dönemi ve Yeryüzü Kitabevi
Sanatsal çizgisini sürekli geliştiren şair, 1958 yılında yayımladığı İstanbul Bulutu eseriyle edebiyat dünyasında büyük bir saygınlık kazandı. Bu başarılı çalışması sayesinde prestijli Yeditepe Şiir Armağanı'nı ünlü şair Cemal Süreya ile paylaşarak büyük bir onura layık görüldı. İlerleyen yıllarda geleneksel kalıpların dışına çıkarak, Türk şiirinde imgeye ve estetiğe ağırlık veren İkinci Yeni akımının temsilcileriyle birlikte anılmaya başladı. Şiirsel dönüşümünün yanı sıra yayıncılık alanına da adım atan sanatçı, 1969 yılında Suadiye semtinde Yeryüzü Kitabevi adını verdiği bir dükkan kurarak burayı yönetti. Ancak siyasi baskılar burada da peşini bırakmadı; dükkanda yasaklı yayın bulundurduğu gerekçesiyle 1982'de üç aylık hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezayı çekmek üzere Bozcaada Tutukevi'ne gönderilen Damar, demir parmaklıklar ardında da edebi duruşundan taviz vermedi. Cezaevinden çıktıktan sonra, 1984 yılında çok sevdiği kitabevini kapatma kararı aldı ve kalan ömrünü sadece yazın çalışmalarına adadı.
Arif Damar'ın Öne Çıkan Eserleri ve Kilometre Taşları
Arif Damar'ın edebiyat yolculuğunda iz bırakan ve onun sanatsal evrimini yansıtan temel eserler ile edebi duraklar şunlardır:
- Edirne'de Akşam: Genç yaşta kaleme aldığı ve edebiyat çevrelerince "Harika Çocuk" olarak anılmasını sağlayan ilk şiiri.
- Günden Güne: Toplumsal gerçekçi şiirlerini topladığı, 1956 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı.
- İstanbul Bulutu: şairin imge dünyasındaki derinliği ortaya koyan ve 1958 yılında Yeditepe Şiir Armağanı'nı kazandıran eseri.
- Yeryüzü Dergisi ve Kitabevi: Edebi düşüncelerini yaydığı ve entelektüel çevrelerin buluşma noktası haline getirdiği kültürel oluşumlar.
