Türkiye yakın tarihinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan eski avukat Alparslan Arslan, 17 Mayıs 2006 tarihinde Ankara'da Danıştay İkinci Dairesi üyelerine yönelik gerçekleştirdiği silahlı eylemle tanınmaktadır. 20 Haziran 1977 tarihinde Bingöl'ün Kiğı ilçesinde dünyaya gelen Arslan, Danıştay'ın kamusal alanda başörtüsü kullanımına karşı aldığı kararları gerekçe göstererek bu eylemi düzenlediğini ifade etmiştir. Saldırı sonucunda üye hakim Mustafa Yücel Özbilgin yaşamını yitirirken, diğer kurul üyeleri de yaralanmıştır. Yıllarca süren yargılama süreçlerinin ardından cezaevinde bulunan Arslan, 16 Şubat 2023'te İstanbul'daki Maltepe Cezaevi'ndeki koğuşunda ölü olarak bulunmuştur.
Eğitim Hayatı ve Avukatlık Kariyeri
Alparslan Arslan, köken olarak Kürt bir aileye mensup olup, çocukluk ve gençlik yıllarının bir bölümünü Doğu Anadolu'da geçirmiştir. 1982 senesinde eğitim hayatına adım atan Arslan, ilk, orta ve lise öğrenimini 1993 yılında tamamlamıştır. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi kayıtlarında Elazığ Kovancılar Lisesi mezunu olduğu belirtilen Arslan, 1994 yılında yükseköğrenimine başlamıştır. Hukuk fakültesinden 1998'de mezuniyet diplomasını almasının ardından staj dönemini bitirmiştir. Mesleki kariyerine ise 2001 senesinde İstanbul Barosu'na kayıtlı resmi bir avukat olarak adım atmıştır. Meslek hayatı boyunca İstanbul'da avukatlık yapan Arslan'ın üzerinden ayrıca 'Ulusal Haber' isimli kuruluşa ait bir tanıtım kartı da çıkmıştır.
Danıştay Saldırısı ve Yargılama Süreci
Eylemin ardından kolluk kuvvetlerinin yaptığı araştırmalar, Arslan'ın yalnızca Danıştay baskınını değil, Cumhuriyet gazetesi binasına yönelik bombalı eylemleri de gerçekleştirdiğini ortaya koymuştur. Güvenlik birimlerinin açıklamalarında, zanlının yakalanmaması durumunda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) binasına da benzer bir saldırı gerçekleştirmeyi planladığı bilgisi paylaşılmıştır. Olaydan sonra zanlının babası, oğlunun psikolojik dengesizlikleri olabileceğini belirtmiş ve arka planda başka bağlantıların bulunabileceğinden şüphe duyduğunu dile getirmiştir. Benzer şekilde, yazar Uğur Mumcu'nun ağabeyi hukukçu Ceyhan Mumcu'nun değerlendirmeleri de bu yöndeki iddiaları destekler niteliktedir.
Emniyet müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü detaylı incelemeler, Alparslan Arslan'ın tek bir eylemle sınırlı kalmadığını ortaya koymuştur. Soruşturma dosyalarına göre Arslan'ın karıştığı veya planladığı eylemler şunlardır:
- Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması olayları,
- Danıştay İkinci Dairesi üyelerine yönelik düzenlenen silahlı baskın,
- Gerçekleştirilemeden engellenen Yükseköğretim Kurulu (YÖK) saldırı planı.
Eylemin gerekçesi olarak Danıştay'ın başörtüsüyle ilgili kararlarını gösteren Arslan, ilk ifadesinde aldığı kararların ilahi adalete uygun olmadığını öne sürerek cezalandırma amacı güttüğünü belirtmiştir. Danıştay İkinci Dairesi üyelerinin toplantı odasına girerek 'Allah'ın askeriyiz, elçiyiz, başörtüsü davası yüzünden cezalandırılacaksınız' şeklinde bağırdığı iddia edilen Arslan, odada bulunan Danıştay üyelerince yaralanmıştır. Diğer taraftan, saldırıda yaralananlar arasında başörtüsü aleyhindeki karara muhalif oy kullanmış bir kadın üyenin de bulunması, dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç tarafından bu gerekçenin şüpheyle karşılanmasına yol açmıştır. Ayrıca saldırganın üzerinde, muhafazakar kesime yakınlığıyla bilinen Vakit gazetesinin 'İşte O Üyeler' başlığıyla yayımladığı ve Danıştay üyelerini hedef gösterdiği iddia edilen 14 Şubat 2006 tarihli sayısının bulunması da dikkatleri bu yöne çekmiştir.
Dava Süreci ve Ölümü
Saldırının ardından genişletilen soruşturmada, olayın Ergenekon örgütü tarafından yönlendirildiği iddiaları ortaya atılmıştır. Bu iddialar üzerine Danıştay davası ile Ergenekon davası birleştirilmiştir. Arslan, İstanbul'da kurulan mahkemede yeniden yargılanmaya başlanmıştır. Zorlu yargılama süreci yıllarca devam etmiştir. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı 5 Ağustos 2013 tarihinde karara başlamıştır. Mahkeme heyeti, sanık hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına hükmetmiştir. Buna ek olarak Arslan'a 90 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir. Hükümlü olarak Maltepe Cezaevi'nde yatan Arslan, 16 Şubat 2023 günü hücresinde hayatını kaybetmiştir. Cenazesi İstanbul Beykoz'da bulunan Yukarı Baklacı Mezarlığı'na defnedilmiştir.
