Mustafa Yücel Özbilgin, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran en önemli idari ve hukuki şahisiyetlerden biridir. 20 Haziran 1942 tarihinde Trabzon'un Akçaabat ilçesinde doğan Özbilgin, Türk hukuk dünyasına ve mülki idare yapısına uzun yıllar boyunca değerli hizmetler sunmuştur. Başarılarla dolu yaşamı, 17 Mayıs 2006 tarihinde Ankara'da gerçekleşen ve ülke gündemini derinden sarsan menfur Danıştay Saldırısı neticesinde görevi başındayken trajik bir biçimde son bulmuştur. Kendisi, adalet ve devlet yönetimi ilkelerine bağlılığıyla tanınan ve ülkemizin yetiştirdiği önde gelen bürokratlardan biridir.
Eğitim Hayatı ve İlk Kamu Görevleri
İlk ve orta öğreniminin ardından eğitim serüvenine Yozgat'ta devam eden Mustafa Yücel Özbilgin, 1960 senesinde Yozgat Lisesi'nden başarıyla mezun olmuştur. Hukuk alanına duyduğu büyük ilgi onu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne yönlendirmiştir. Bu prestijli fakülteden 1965 yılında mezuniyet diplomasını alan genç hukukçu, mülki idare amirliği alanında çalışmaya başlamıştır. Mesleki kariyerinin ışıltılı ilk dönemlerinde Taşova ilçesinde Kaymakam Vekilliği görevini yürütmüştür.
Deneyim kazandıkça ülkenin farklı coğrafyalarında önemli sorumluluklar üstlenen Özbilgin, Havsa, Ardahan, Kâhta ve Bozova ilçelerinde kaymakam olarak halka hizmet etmiştir. İdari yönetimdeki üstün başarısı ve liyakati, onu İçişleri Bakanlığı bünyesinde Mülkiye Müfettişliği mertebesine yükseltmiştir. Bu süreçte devletin yerel yönetim mekanizmalarını denetleyerek önemli tecrübeler biriktirmiştir.
Valilik Dönemi ve Yurt Dışı Araştırmaları
Bürokrasideki yükselişini valilik makamıyla taçlandıran tecrübeli yönetici, Ocak 1992 ile Nisan 1996 tarihleri arasında Adıyaman Valiliği görevini deruhte etmiştir. Adıyaman'da yürüttüğü başarılı yön etimin ardından, 1996 ile 1999 yılları arasında Merkez Valiliği görevine tayin edilerek çalışmalarını Ankara'da sürdürmüştür. Bu dönemde, mesleki gelişimini zenginleştirmek adına altı ay boyunca İngiltere'de yaşamış ve burada yoğun çalışmalar gerçekleştirmiştir.
İngiltere'de bulunduğu dönemde batılı idari sistemleri inceleyen Özbilgin, “Yerel Yönetimlerin Denetimi” adını taşıyan son derece teferruatlı bir rapor kaleme almıştır. Hazırladığı bu kapsamlı yerel yönetim incelemesi, İçişleri Bakanlığı'nın yayınları arasında neşredilerek kamu yöneticileri için değerli bir kaynak haline gelmiştir.
Danıştay Üyeliği ve Trajik Ölümü
Mustafa Yücel Özbilgin, mülki idaredeki parlak geçmişinin ardından yüksek yargıda görev yapma onuruna erişmiştir. Dönemin Cumhurbaşkanı tarafından 30 Eylül 1999 tarihinde Danıştay Üyeliği görevine layık görülerek seçilmiştir. İdari yargının zirvesindeki bu görevinin yanı sıra, 22 Şubat 2000 ile 26 Mart 2002 tarihleri arasında Danıştay Genel Sekreterliği gibi kritik bir makamı da yürütmüştür. Ancak adalet sistemine yönelik en karanlık eylemlerden biri onun yaşamına mal olacaktı.
Takvimler 17 Mayıs 2006 gününü gösterdiğinde, çalştığı Danıştay 2. Dairesi bölümünde silahlı saldırgan Alparslan Arslan tarafından görevi başında katledilmiştir. Saldırgan, cinayetin ardından verdiği ifadelerde bu hain suikastı, Danıştay 2. Dairesi'nin özellikle başörtüsü ile ilgili vermiş olduğu yargı kararlarına duyduğu büyük öfke ve tepki sebebiyle gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Bu trajik olay, cumhuriyet ve yargı tarihine silinmez bir acı olarak kazınmıştır.
Danıştay Saldırısı ve Ergenekon İddianamesi
Bu menfur olayın arka planına dair yürütülen adli soruşturmalar, ilerleyen yıllarda devasa bir yargı sürecine dönüşmüştür. Cinayetin ardındaki karanlık odakları aşikar etmeye çalşan Cumhuriyet savcıları tarafından hazırlanan Ergenekon İddianamesi'nde, Danıştay Saldırısı'nın ayrıntıları detaylıca ele alınmıştır. İddianamede bu kanlı eylemin, Ergenekon örgütünün doğrudan talimatlarıyla vücut bulduğu savunulmuştur.
Mahkeme tarafından 25 Temmuz 2008 tarihinde kabul edilerek resmen başlayan Ergenekon davası iddianamesinde, gerçekleştirilen bu suikastın tüm yükümlülüğü söz konusu örgüte yüklenmiştir. Süreçte, eylemin azmettiricisi olduğu iddiasıyla emekli Tuğgeneral Veli Küçük başta olmak üzere önemli isimler suçlanmıştır. Hayatını devlet hizmetine adamış olan Mustafa Yücel Özbilgin'in acı verici kaybı, Türk hukuk tarihinde çok yönlü tartışmalara kapı aralayan derin bir iz bırakmıştır.
