Nizamüddin Ali Şîr Nevaî, yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (9 Şubat 1441, Herat – 3 Ocak 1501, Herat), 15. yüzyıl Türk şairidir. Çağatay edebiyatının oluşmasında büyük rolü vardır; çeşitli konularda yazılmış yaklaşık 30 eseri bulunur.
Hayatı
Bugün Kuzeybatı Afganistan'da bulunan Herat'ta doğdu. Yaşadığı dönemde Herat, Timurlu Devleti'nin en önemli kültürel ve entelektüel merkezlerindendi. Ailesi Çağatay sülalesindendi ve Timurlu Devleti içinde yüksek rütbeli bir sınıfa mensup olarak "emir" unvanını taşıyordu. Babası "Küçük" lakabıyla anılırdı ve Şahruh'un sarayında yüksek bir devlet idarecisiydi ve bir dönem Sebzevar şehrinin valiliğini yapmıştı. Annesi Şahruh'un sarayında şehzadelerden birinin mürebbiyesiydi. Küçük yaşta babasını kaybetti ve Timur'un torununun oğlu, Horasan valiliği de yapmış olan Ebülkasım Babür Mirza'nın vesayetinde yetişti. Bu saray eğitiminde, sonradan Horasan'da Timurlu hükümdarı olacak Hüseyin Baykara ile birlikte büyüdü. 1447'de Şahruh'un ölümünden sonra Herat karıştı; Nevaî ile Hüseyin Baykara, vasileri başta olmak üzere Meşhed'e kaçmak zorunda kaldı. Ertesi yıl vasileri öldü ve ikisinin hedefleri ayrıldı. Hüseyin Baykara siyasete atıldı; Nevaî önce Herat'ta, sonra Semerkant'ta Nızamiye medresesine devam etti ve Semerkant medresesinde müderrisliğe başladı.
Hüseyin Baykara 1469'da Herat'ı eline geçirip kendini Herat Timurlu Devleti sultanı ilan etti ve 1470'e kadar rakiplerini yendi. Nevaî, Semerkant'taki görevinden ayrılıp Herat'a gitti ve Sultan Hüseyin Baykara'nın yanında devlet idareciliğine başladı; 1471'de ona vezir unvanı verildi. Bu görevi 1501'de ölümüne kadar sürdürdü. Münzevi bir derviş hayatı yaşadı, evlenmedi ve çocuğu olmadı. Mezarı Herat'tadır. Hayatının son dönemlerinde vezir, yüksek devlet idarecisi ve danışman olarak çalıştı; imar eserleri arasında Nişabur'da Ferîdüddin Attâr için yaptırdığı türbe ve Herat'taki Halasiya Medresesi sayılır.
Eserleri ve Edebî Önemi
Çağatayca beş, Farsça beş divanı; Çihil Hadis (Kırk Hadis) ve Muhakemetü'l-Lugateyn (İki Dilin Karşılaştırılması) adlı eserleri vardır. Muhakemetü'l-Lugateyn'de, Farsçayı edebî dil olarak üstün gören çağdaşlarını eleştirir ve emek verilirse Türkçenin de Farsça kadar, hatta daha fazla anlatım inceliğine sahip olduğunu savunur. Bu eser 1499'da yazılmıştır. Hamse sahibi ilk Türk şairi olduğu belirtilir; tezkire yazarıdır (Mecalisü'n-Nefais) ve doğup büyüdüğü Herat'ın güzelliklerini anlatan bir şehrengizi vardır. Türkçe şiirlerinde Nevâî, Farsça şiirlerinde Fânî mahlasını kullandı. Şiirlerini yaşamının farklı dönemlerine göre sınıflandırıp divanında kronolojik olarak topladı: Garâibü's-Sığar, Nevâdirü'ş-Şebâb, Bedâyiü'l-Vasat ve Fevâyidü'l-Kiber adlı divanlar gençlikten yaşlılığa uzanır. Mîzânü'l-Evzân adlı eseri aruz veznine dairdir. 1488'de Astrabad valisiyken Târîh-i Mülûk-i Acem'i yazdı, 1492-94'te üstadı Abdurrahman Câmî hakkında Hamsetü'l-Mütehayyirîn'i kaleme aldı. Mektuplarını Münşeât'ta topladı.
Benzer kişiler
- Nizamülmülk (Devlet Adamı)
- Sadullah Paşa (Şair)
- Ahmed Cevdet Paşa (Şair)
- Namık Kemal (Şair)
- Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa (Devlet Adamı)
- Lala Mustafa Paşa (Devlet Adamı)
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Ali Şir Nevai maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
