Türk spor dünyasının en renkli ve karizmatik figürlerinden Ali Haydar Şen, 1 Temmuz 1939 tarihinde Yugoslavya Krallığı’nın Prizren şehrinde doğmuştur. Kosova’dan ailesiyle göç ettikten sonra İstanbul’da manavlıkla başlayan iş hayatını uluslararası boyutlara taşıyan Şen, sarı-lacivertli camiada gerçekleştirdiği köklü devrimler nedeniyle Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 26. başkanı sıfatıyla hem sahada hem de kulüp tesisleşmesinde attığı cesur adımlarla tanınan ünlü spor adamı, liderlik yetenekleri ve sıradışı projeleriyle kulübe çağ atlatmıştır.
Prizren'den Danimarka'ya Uzanan Yükseliş Öyküsü
Lise eğitimini tamamlamasının ardından ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç eden Ali Şen, İstanbul’un Fatih ilçesinde açtığı manav dükkânıyla ticaret hayatına adım atmıştır. Spor yöneticiliğine adım atmadan önce kısa bir dönem gazetecilik de yapan Şen, daha sonra çalışmak amacıyla Danimarka’ya gitmiştir. Kopenhag’ın Rödovre semtinde işçi olarak çalışırken, bölgenin tanınan ve varlıklı mobilyacısının 18 yaşındaki kızı Bente ile yolları kesişmiştir. İkili arasında filizlenen büyük aşk, Ali Şen’in işçilikten büyük bir iş insanlığına dönüşen başarı hikâyesinin de kapılarını aralamıştır. Başarı merdivenlerini hızla tırmanmıştır.
Bu sıradışı yükseliş öyküsü, Danimarka televizyonunda "Sınırsız Aşk" adıyla hazırlanan bir belgesele konu edilmiştir. Yayınlandığı dönemde büyük ses getiren bu yapım, Milan ile Liverpool arasındaki dev Şampiyonlar Ligi final karşılaşmasından daha yüksek bir izlenme oranına ulaşarak ekran başına bir milyondan fazla insanı çekmiştir. İş dünyasındaki yeteneğini Türkiye'de de kanıtlayan Şen'in şirketi, Botaş tarafından düzenlenen ve 37 firmanın rekabet ettiği prestijli doğalgaz dağıtım ihalesini kazanan dört büyük ortaktan biri olmayı başarmıştır.
Sarı-Lacivertli Kulüpte İlk Başkanlık Dönemi ve Kupalar
Fenerbahçe camiasına ilk olarak 1975 senesinde basketbol şubesinin yöneticisi olarak katılan Ali Şen, kulübün kaderini değiştirecek ilk büyük adımını atmıştır. Tarihler 12 Nisan 1981’i gösterdiğinde ise başkanlık koltuğunu Razi Trak’tan devralarak kulübün 26. başkanı olmuştur. Göreve geldiği dönemde sarı-lacivertli takım, 1978 yılından bu yana şampiyonluğa hasret kalmış durumdaydı. İlk sezonunda takımın son üç maçını kaybetmesiyle ligi 10. sırada tamamlaması taraftarları üzmüştü. Küme düşen takımlarla aynı puanda bitirilen bu sezonda rakiplerin ürettiği "averajla ligde kaldı" söylemleri, matematiksel olarak haftalar öncesinden imkânsız hale gelmiş asılsız iddialardan ibarettir.
Bu sancılı sürecin ardından Şen yönetimi, 1981-82 sezonuna çok iddialı transfer hamleleriyle giriş yapmıştır. Sarı-lacivertli ekip o dönemde Donanma Kupası, Westphalia Kupası ve Hürriyet Gazetesi Kupası’nı müzesine götürmüştür. 1982-83 sezonunda ise adeta fırtına gibi esen Fenerbahçe, hem lig şampiyonluğunu hem de Türkiye Kupası'nı kazanmayı başarmıştır. Bununla da yetinmeyerek TSYD, Donanma ve Çalenç kupalarını da kazanıp bir sezonda beş kupa kazanma rekorunu egale etmiştir. Şen, takım lider durumdayken 10 Aralık 1983 tarihinde sürpriz bir kararla görevinden istifa etmiştir.
Bu dönemde birçok ilk yaşanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün 100. doğum yılı anısına Avrupa Karması ile tarihi bir maç yapılmıştır. Kulübün başarılı futbolcusu İsa Ertürk, Dünya Karması’nda sahaya çıkan ilk Türk oyuncu unvanını elde etmiştir. Ayrıca Berlin Turnuvası şampiyonluğuyla, yurt dışında özel bir turnuvada kupa kaldıran ilk Türk kulübü yine Fenerbahçe olmuştur. Amatör branşlarda büyük atılımlar yapılmıştır. İlk kez forma reklamı uygulamasına geçilmiştir. Efe Aydan ve Calvin Roberts gibi yıldızlarla güçlenen basketbol takımı şampiyonluğu kıl payı kaçırırken, voleybol takımı en üst lige yükselmiştir. Güreş takımı yeniden faaliyete geçirilmiş; atletizm, kürek, yelken ve masatenisinde şampiyonluklar kazanılmıştır. Masatenisi takımı Avrupa dördüncülüğüne kadar yükselmiştir. Tesisleşmede de tarihi adımlar atılmış, Dereağzı tesisleri çimlendirilerek Türkiye’nin ilk çim antrenman sahası yapılmıştır.
"Ali Şen Başkan, Fenerbahçe Şampiyon" Efsanesi
Ali Şen’in ikinci başkanlık serüveni, Fenerbahçe’nin sportif anlamda büyük bir krizden geçtiği bir döneme rastlamıştır. Kulüp uzun süredir kupaya uzanamamıştı. Oldukça umutlu başlanan 1994-95 sezonunun ilk yarısında üst üste alınan yenilgilerle şampiyonluk yarışına erken veda edilmiştir. Ayrıca Avrupa arenasında da Cannes ekibine karşı alınan ağır mağlubiyetler kulübün krizini derinleştirmiştir. Hasan Özaydın görevinden istifa etmiştir. Yeni bir lider gerekiyordu. İşte bu ortamda 18 Aralık 1994 tarihinde düzenlenen olağanüstü kongrede Şen, yönetici arkadaşı Hüseyin Kocadağ’ın da desteğiyle yeniden başkanlığa seçilmiştir.
Bu zorlu geri dönüş sürecininin başında taraftarların dillerinden düşürmediği ünlü slogan onun en büyük gücü olmuştur. Tribünlerde yükselen "Ali Şen başkan, Fenerbahçe şampiyon" tezahüratları, muhalif kongre üyelerinin dahi ona destek vermesini sağlamıştır. Kulüpte işler kısa sürede yoluna girmiştir. Güçlü kamuoyu desteğiyle işbaşı yapan Şen liderliğindeki sarı-lacivertliler, 1995-96 sezonunu zaferle taçlandırmıştır. Fenerbahçe, yedi yıllık aranın ardından yeniden şampiyonluk kupasını kazanmış ve Türkiye Kupası’nda da finale yükselerek eski görkemli günlerine geri dönmüştür.
