Batum'un Yukarı Acara bölgesinde dünyaya gelen ve Milli Mücadele yıllarında gösterdiği büyük özveriyle tanınan Ali Rıza Acara, 1920 yılında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birinci döneminde milletvekili sıfatıyla yer alarak vatan savunmasında tarihi bir rol üstlenen idealist bir Türk siyasetçisidir. Hem cephe gerisinde halkı örgütleyerek hem de meclis kürsüsünde yasama çalışmalarına yön vererek ülkenin kaderini belirleyen kararlara imza atmıştır. 1883 yılında hayata gözlerini açan bu değerli devlet adamı, ömrünü milletine hizmet etmeye adamıştır.
Batum'dan İstanbul'a Uzanan Gençlik Yılları
Feyzizade Dursun Efendi'nin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğup büyüdüğü Yukarı Acara bölgesindeki yerel medreselerde tamamlayarak sağlam bir temel kazandı. Eğitime olan büyük tutkusu onu İstanbul'a sürükledi. Payitahtta bulunan Medresetül Kuzat okulunda lise eğitimini başarıyla bitirdikten sonra memleketine dönmeye karar verdi.
Kurtuluş Savaşı ve TBMM Çalışmaları
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Batum'a gelerek milli direniş hareketinde aktif görevler üstlendi. Daha sonra vatansever direnişçilerin arasına katıldı. Bölgedeki direnişi daha organize kılmak amacıyla kurulan Batum İslam Cemiyeti'nin oluşumunda başat rol oynadı. Bu cemiyetteki gayretli ve başarılı çalışmaları neticesinde 1920'de Ankara'daki kurucu meclise davet edildi.
Milli iradenin kalbi olan TBMM 1. Dönem Batum milletvekili olarak parlamento çalışmalarına katıldı. Genç parlamentoda özellikle şu komisyonlarda görev alarak tecrübesini yasa yapım süreçlerine aktardı:
- Adalet Komisyonu
- Şeriye ve Evkaf Komisyonu
- Dışişleri Komisyonu
Anayasa niteliğindeki Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yer alan 'Devletin Dini İslam'dır' maddesini imzalayan mebuslar arasında yer aldı.
Toprakla Buluşma ve Adalet Hizmeti
Milletvekilliği vazifesinden sonra Kocaeli'nin İhsaniye köyüne yerleşerek burada bir süre çiftçilikle meşgul oldu. Köy hayatının ardından tekrar hukuk kariyerine döndü. 1931 ile 1935 yılları arasında Uşak Mahkemesi bünyesinde hakimlik yaparak adaletin dağıtılmasında görev aldı. Hakimlik görevinin ardından tekrar başkente dönen Acara, sonraki üç yıllık süreçte PTT Genel Müdürlüğü bünyesinde hukuk müşaviri ve avukat olarak görev alıp kurumun yasal işlerini yürüttü. Hayatının son döneminde ise Ankara'da serbest avukatlık mesleğini icra ederek hukuki çalışmalarına devam etti. 11 Ağustos 1969'da hayata veda eden Acara'nın cenazesi Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.