Türk askeri ve siyasi tarihinin önemli figürlerinden biri olan Ali Fethi Esener, 1915 yılında İstanbul Üsküdar’da dünyaya gözlerini açtı. Hem ordudaki üst düzey komutanlık kariyeri hem de 12 Eylül askeri darbesi sonrasındaki siyasi hamleleriyle ülkenin yakın geçmişine yön veren şahsiyetler arasında yer aldı. Maltepe Askeri Lisesi’nden başlayıp orgeneralliğe uzanan üniformalı yaşamının ardından, Türk siyasetinin fırtınalı bir döneminde Büyük Türkiye Partisi’nin kurucu liderliğini üstlenerek sivil alanda da adından söz ettirdi. Ülkesine uzun yıllar hizmet eden ve 1986 yılında geçirdiği bir kalp kriziyle hayata veda eden Esener, askeri başarıları, ordudaki kararlı duruşu ve sivil siyasetteki cesur adımlırıyla hatırlanmaktadır.
Askeri Kariyeri ve Orgeneralliğe Uzanan Yol
Genç yaşta adım attığı ordu saflarında çalışkanlığıyla dikkat çekerek hızla yükselen Ali Fethi Esener, askeri eğitimine Maltepe Askeri Lisesi’nde başladı ve burayı 1934 yılında başarıyla tamamladı. Ordudaki fiili görevine başlamadan önce Harp Okulu eğitimini 1936 yılında süvari asteğmen rütbesiyle tamamladı. Askerlik vazifesini vatanın farklı yerlerinde sürdürürken, 1943 senesinde Nebahat Esener ile hayatını birleştirdi. Mesleki gelişimini ve askeri taktik bilgisini üst seviyeye taşımak amacıyla girdiği Harp Akademisi’ni 1947 yılında bitirerek kurmay subay unvanını kazandı. Askeri hiyerarşide emin adımlarla ilerleyen Esener, 1973 senesinde orgenerallik rütbesine layık görüldü. Bu yüksek rütbede görev yaparken Yüksek Askeri Şûra üyeliği sorumluluğunu üstlendi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geleceğine dair stratejik kararlarda rol oynadı. Bunun yanı sıra 1975 ile 1977 yılları arasında 3. Ordu Komutanı olarak kritik bir görevi başarıyla icra etti.
Esener’in askeri kariyerindeki önemli dönüm noktaları şunlardır:
- 1934 yılında Maltepe Askeri Lisesi’nden mezun oldu.
- 1936 yılında Harp Okulu’nu bitirerek süvari asteğmen rütbesini aldı.
- 1947 yılında Harp Akademisi eğitimini tamamlayarak kurmay subaylığa adım attı.
- 1973 yılında orgenerallik rütbesine terfi etti.
- 1975-1977 yılları arasında 3. Ordu Komutanı olarak görev yaptı.
Çankaya ve Hükümet Arasındaki Komuta Krizi
Cumhuriyet tarihinin en büyük askeri atama krizlerinden birinin tam merkezinde Ali Fethi Esener ismi yer alıyordu. Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun, darbe hazırlığı içerisinde olduğu gerekçesiyle Başbakan Süleyman Demirel tarafından erkenden emekliye sevk edilmişti. Başbakan Demirel’in adayı ise Orgeneral Esener oldu. Ancak Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk bu tercihe katılmadı ve onay vermedi. Korutürk, kıdem listesinin başında bulunan 1. Ordu Komutanı Orgeneral Adnan Ersöz’ün bu göreve getirilmesini istiyordu. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında yaşanan bu büyük görüş ayrılığı ve inatlaşma süreci 30 Ağustos tarihine kadar çözüme kavuşturulamadı. Bu durum neticesinde her iki komutan da görev sürelerinin dolması sebebiyle mecburen emekliye ayrılmak durumunda kaldı. Yaşanan bu tıkanıklık neticesinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı koltuğuna sürpriz bir şekilde Ege Ordu Komutanı Orgeneral Kenan Evren getirildi. Bu atama, ülkenin yakın gelecekteki siyasi seyrini tamamen değiştiren bir dönüm noktası oldu.
Darbe Sonrası Siyaset Sahnesi ve Vefatı
Üniformasını çıkardıktan sonra da ülke gündeminden düşmeyen Ali Fethi Esener, 12 Eylül askeri müdahalesinin ardından aktif siyasete atıldı. Süleyman Demirel’in siyaset yapmasının yasaklandığı bu zorlu günlerde, kapatılan Adalet Partisi’nin misyonunu sürdürmek üzere kurulan Büyük Türkiye Partisi’nin kurucu genel başkanı oldu. Partinin liderliğini üstlenerek sivil siyasette önemli bir sorumluluk aldı. Siyasi mücadelesinin yanı sıra yaşamının son dönemini sakin geçiren eski komutan, 23 Mayıs 1986 tarihinde geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde hayata gözlerini yumdu. Cenazesi İstanbul’a getirilerek tarihi Karacaahmet Mezarlığı’nda dualarla toprağa verildi.
