Ali Ekber Çiçek, Türk halk müziğinin ruhunu derlemeleri ve bağlamasıyla şekillendirmiş, Anadolu'nun derin kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmış efsanevi bir sanatçıdır. 5 Haziran 1935 tarihinde Erzincan'ın Ulalar köyünde dünyaya gelen usta müzisyen, ömrünü adadığı ezgilerle halk müziğinin unutulmaz figürlerinden biri haline gelmiştir. Genç yaşta karşılaştığı büyük zorlukları ve yoksulluğu müzikle aşmayı başaran sanatçı, 26 Nisan 2006'da İstanbul'da hayata gözlerini yumana dek sanatından asla kopmamıştır. Özellikle Alevi deyişlerini ve Anadolu'nun kadim ezgilerini bağlamasının telleriyle buluşturarak halk müziğinde yepyeni bir çığır açmıştır.
Depremin Gölgesinde Başlayan Yaşam Mücadelesi
Sanatçının çocukluk yılları, Anadolu'nun en büyük acılarından biriyle sarsıldı. Henüz dört yaşındayken, 1939 yılında meydana gelen büyük Erzincan depreminde babasını kaybetti. Bu büyük kaybın ardından ailesinin geçimine katkıda bulunmak amacıyla küçük yaşlarda rençberlik yapmaya başladı. Yaşadığı ağır koşullara ve maddi imkansızlıklara rağmen, içindeki müzik sevdası onu hayata bağlayan en güçlü bağ oldu. İlkokulu tamamladıktan sonra eğitim hayatına devam edemeyen Çiçek, teselliyi bağlamasında buldu. Köyündeki cem toplantılarına katılarak Alevi deyişleri, nefesleri ve mistik ezgilerle kulağını doldurdu. Bu toplantılarda dinlediği ritimler ve sözler, onun ileride oluşturacağı benzersiz müzikal kimliğin temel taşlarını oluşturdu. Karşılaştığı tüm zor yaşam koşullarına rağmen bağlamasından ve müziğe olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmedi.
İstanbul'a Göç ve TRT Ankara Radyosu Yılları
Müzik tutkusu her geçen gün daha da ağır basınca, bu alanda kendini geliştirmek amacıyla İstanbul'a göç etme kararı aldı. İstanbul'a dönemin halk müziği alanındaki yetkin ve tanınmış isimleriyle tanışarak ufkunu genişletti. Askerlik görevini tamamlamasının ardından profesyonel kariyerinde dönüm noktası olacak bir adım attı. TRT'nin açtığı sınavları başarıyla geçerek, Türk halk müziğinin duayen ismi Muzaffer Sarısözen'in yönetimindeki TRT Ankara Radyosu'na katıldı. Burada Yurttan Sesler Korosu'nda yer alarak hem bağlama sanatçısı hem de icracı olarak kendini gösterdi. TRT çatısı altında geçirdiği 35 yılı aşkın sürede, Anadolu'yu karış karış tarayarak 400'den fazla türküyü derledi ve bu eserleri geniş kitlelerle buluşturdu. Bu muazzam çabaların bir göstergesi olarak, TRT arşivlerinde kendisinin icra ettiği 54 adet kaseti bulunmaktadır. Sanatçının derlediği bu eşsiz eserler, Türkiye'deki neredeyse tüm halk müziği yorumcuları tarafından repertuvarlara alınmış ve seslendirilmiştir.
Haydar Haydar Efsanesi ve Sanatçının Mirası
Ali Ekber Çiçek denilince akla gelen en büyük ve unutulmaz başyapıt, 'Haydar Haydar' (On dört Bin Yıl Gezdim Pervanelikte) adlı eserdir. Sanatçının adıyla özdeşleşen bu nefes, bağlama tekniğindeki üstün ustalığını ve derin felsefi yorumunu gözler önüne sermektedir. Usta sanatçının müzik sevgisi ve üretkenliği yaşamının son yıllarına kadar eksilmeden devam etti. Kültürel mirasa katkıları nedeniyle 2003 yılının başlarında TRT Belgesel Programlar Müdürlüğü tarafından hayatını konu alan 'Cahilden Uzak Dur, Kemale Yakın' isimli özel bir belgesel çekildi. Bu belgesel, onun sanata bakışını ve felsefesini geniş kitlelere bir kez daha aktardı.
Özel yaşamında ise kendisi gibi Türk halk müziği sanatçısı olan Cemile Cevher Çiçek ile evlendi. Ancak bu evlilik, çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle sekiz yılın ardından dostça sonlandırıldı. Daha sonra Sevgi Çiçek ile hayatını birleştiren sanatçının bu evlilikten 1976 yılında Ebru adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya geldi. Sanatçının yakın akrabalık bağları da sanat camiasıyla kesişmekteydi; tiyatro oyuncusu Vahi Öz ile bir dönem evlilik yaşayan Saime Sinan (1928-2008) usta sanatçının kuzeniydi.
Yıllarca göğüs gerdiği zorlukların ardından yakalandığı pankreas kanseriyle mücadele eden büyük usta, 2006 yılında İstanbul'da 70 yaşında vefat etti. Geride yüzlerce derleme ve unutulmaz melodiler bırakan Ali Ekber Çiçek'in naaşı, Edremit'in Tahtakuşlar köyündeki asri mezarlıkta toprağa verildi. Onun bıraktığı müzikal miras, Anadolu toprağının bağrından çıkan ezgilerle sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.
Sanatçının Öne Çıkan Başarıları ve Çalışmaları
- TRT bünyesinde derlediği 400'den fazla halk türküsü ile TRT repertuvarını zenginleştirmesi
- TRT müzik arşivlerinde yer alan, kendisine ait 54 adet kaset kaydı
- Anadolu aşıklık ve bağlama geleneğinin simgesi haline gelen ikonik Haydar Haydar derlemesi
- Hakkında çekilen Cahilden Uzak Dur, Kemale Yakın belgeseli ile yaşamının ölümsüzleştirilmesi
