Dr. Alev Coşkun, Türk siyaset, basın ve edebiyat dünyasının en etkili isimlerinden biri olarak, yarım asrı aşan kariyeri boyunca Türkiye'nin demokratik gelişiminde ve basın özgürlüğü mücadelesinde kritik roller üstlenmiştir. Kendisi 16 Mart 1936 tarihinde İzmir'in Ödemiş ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Burada köklü bir ailenin evladı olarak doğan ülkü yazar, gençlik yıllarından itibaren toplumsal hareketlerin merkezinde bulunmuştur. Ülkesine hizmet etmeyi hayat felsefesi haline getirmiştir. Hem parlamentodaki milletvekilliği ve bakanlık görevleriyle hem de Cumhuriyet gazetesi bünyesindeki vakıf başkanlığıyla adından söz ettirmiştir.
Ödemiş'ten Amerika'ya Uzanan Eğitim Yılları
Cumhuriyet'in ilk kuşağının enerjisini taşıyan Alev Coşkun, ilköğretimini doğduğu topraklar olan Ödemiş bünyesinde tamamladı. Ortaokul yıllarını ise hem kendi ilçesinde hem de Buca sınırlarında okuyarak geçirdi. Coşkun, 1955 senesinde İzmir Atatürk Lisesi diplomasını almaya hak kazandı. Lise döneminde yüksek sosyal aktiflik gösteren Coşkun, liderlik yeteneğiyle öne çıkarak Öğrenci Birliği Başkanlığı sorumluluğunu üstlendi. Yükseköğrenim hedefi doğrultusunda İstanbul'a yönelen genç Alev Coşkun, 1960 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi eğitimini başarıyla bitirdi.
Akademik alanda kendisini geliştirmeye kararlı olan Coşkun, lisansüstü çalışmaları için gittiği Amerika Birleşik Devletleri'nde, New York Üniversitesi çatısı altında siyaset bilimi dalında yüksek lisans derecesi elde etti. Aynı kurumda kamu yönetimi doktora derecesi alan Coşkun, yurda dönüşünde edindiği derin birikimi genç nesillere aktarmayı hedefledi. Bu amaçla Hacettepe Üniversitesi kadrosunda öğretim üyesi olarak dersler verdi. Coşkun, evli olup iki çocuk babasıdır.
Siyasi Mücadeleler ve Bakanlık Dönemi
Henüz üniversite sıralarındayken ülke meselelerine duyarsız kalmayan Alev Coşkun, 1957 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi saflarında aktif saha çalışmalarına katıldı. Ertesi yıl partinin İstanbul İl Başkanlığı bünyesindeki Basın Bürosunda profesyonel sorumluluk üstlendi. Coşkun, 1958 ile 1961 yılları arasında CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanlığı görevini yürüttü. 27 Mayıs 1960 öncesindeki gergin siyasi atmosferde, öğrenci eylemlerinin en ön saflarında mücadele etti. Bu süreçte Demokrat Parti tarafından kurulan TBMM Tahkikat Komisyonu kendisi hakkında yakalama kararı çıkardı. Hakkındaki tutuklama kararı nedeniyle geçici olarak İstanbul'dan uzaklaşan genç siyasetçi, 27 Mayıs askeri müdahalesinden sonra şehre geri dönebildi.
Demokrasinin yeniden inşa edildiği dönemde hızla yükselen genç siyasetçi, şu önemli kurumlarda görev alarak devlet yönetimine katkı sundu:
- Kurucu Meclis Cumhuriyet Halk Partisi Temsilciliği (6 Ocak 1961 - 25 Ekim 1961)
- TBMM Temsilciler Meclisi Başkanlık Divanı Katip Üyeliği
- TBMM 15. ve 16. Dönem İzmir Milletvekilliği
Yasama organındaki etkin performansıyla dikkat çeken Coşkun, 1978 yılında kurulan 42. Türkiye Cumhuriyeti Hükumetinde Turizm ve Tanıtma Bakanı olarak kabineye girdi. Yaklaşık iki yıl süren bu bakanlık döneminde Türk turizminin uluslararası alanda tanıtılması için son derece önemli stratejik hamleler gerçekleştirdi.
Basın Dünyasındaki İzleri ve Cumhuriyet Vakfı Başkanlığı
Aktif politika sonrasında rotasını Türk basınının amiral gemilerinden biri olan Cumhuriyet gazetesine çevirdi. Nisan 1992 tarihinde usta gazeteci İlhan Selçuk tarafından yapılan davetle Cumhuriyet Yayıncılık A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Coşkun, kısa süre sonra sergilediği üstün yönetim becerileri sayesinde Yönetim Kurulu Başkanlığı makamına getirildi. Bu prestijli ve ağır sorumluluğu 2006 yılına kadar aralıksız bir şekilde sürdürdü. Aynı zamanda gazetenin yasal hamisi konumundaki Cumhuriyet Vakfı içinde Başkan Vekilliği görevini de üstlendi.
Basın tarihimize geçecek hukuki mücadelelerin de öznesi olan Coşkun, 18 Şubat 2014 tarihindeki vakıf genel kurulunun ardından yönetim kademesinden yolunu ayırdı. Ancak bu kritik toplantının usul kurallarına tamamen aykırı yapıldığını savunarak, hak aramak amacıyla doğrudan dava yoluna gitmeyi tercih etti. Yönetimin diğer önemli şahsiyetleri olan Şevket Tokuş, Mustafa Pamukoğlu ve Mustafa Balbay ile birlikte açtığı iptal davası tam üç yıl boyunca kararlılıkla sürdürüldü. Yargı makamlarının usulsüzlüğü tescil edip kongre kararlarını iptal etmesiyle birlikte, basın tarihi açısından oldukça önemli bir hukuk zaferi kazanıldı. Bu hükmün ardından yeniden bir araya gelen meşru yönetim kurulu, yapılan oylamayla Dr. Alev Coşkun'u yeniden Cumhuriyet Vakfı Başkanı olarak seçti. Kendisi günümüzde de bu onurlu görevi başarıyla yürütmeye devam etmektedir.
