Brezilya'nın Erexim kasabasında 11 Nisan 1981 tarihinde doğan Alessandra Ambrosio, podyumların en önemli isimlerinden biridir. Küçük yaşlardan itibaren modayla yakından ilgilenen Polonya ve İtalyan kökenli yıldız, özellikle dünyanın en seçkin markalarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleri sayesinde kısa sürede küresel çapta büyük bir şöhrete kavuştu. Uzun yıllar boyunca iç çamaşırı markalarının defilelerinde baş model olarak yer aldı. Başarılı kariyerinin ardından podyumlara Şanghay'da veda etti. Güzel yıldız bugün New York'ta yaşamaktadır.
Elite Model ile Başlayan Podyum Rüyası
Aline adında bir kız kardeşi olan Ambrosio, çocukluk döneminde kendi dış görünüşünden pek hoşnut değildi. Henüz 11 yaşındayken kulaklarını yapıştırmak için geçirdiği cerrahi operasyon, onda sonraki yıllarda sürecek bir estetik korkusu yarattı. Gençlik yıllarında modellik dünyasına ilk adımını atan yıldız, 1996'da Elite Model Ajansı'nın düzenlediği güzellik yarışmasına katılım gösterdi. Bu yarışmada herhangi bir derece elde edemedi. Buna rağmen, organizasyondan bir yıl sonra ajansla profesyonel bir sözleşme imzaladı. Onun profesyonel arenadaki ilk büyük çıkışı ise Elle dergisinin Brezilya edisyonunun kapağında yer almasıyla gerçekleşti.
Victoria's Secret Serüveni ve Küresel Şöhret
Milenyum yılı olan 2000, başarılı modelin kariyerinde adeta bir dönüm noktası oldu. İlk olarak Guess markasının sonbahar koleksiyonu için kamera karşısına geçen Ambrosio, ardından Revlon'un yüzü oldu. Aynı dönemde dünya çapında ses getiren prestijli Pirelli Takvimi için de poz veren güzel model, kariyerindeki en büyük ve en önemli sıçramayı ise Victoria's Secret markasıyla gerçekleştirdiği uzun soluklu ortaklıkla yaptı. Markanın yıllık geleneksel şovlarına ilk kez 2000 yılında çıkarak adını geniş kitlelere duyurdu. Ayrıca 2004 senesinde firmanın yeni koleksiyonu Pink'in ilk baş modeli oldu. 2005 yılındaki görkemli şovda podyuma tamamen şekerden üretilmiş özel bir tasarım giysiyle çıktı. Efsane isim Gisele Bündchen'ın açtığı yoldan ilerleyen güzel model, 1.78 metrelik boyuyla podyumların vazgeçilmezlerinden biri oldu. Podyumda her zaman büyüleyiciydi. Sinema dünyasında da şansını deneyen yıldız, James Bond serisinin sevilen yapımı Casino Royale filminde tenisçi rolüyle kısa bir süre beyaz perdede göründü. Uzun yıllar başarıyla süren podyum macerasını ise 2017 yılının Kasım ayında, Çin'in Şanghay kentindeki görkemli defilede Adriana Lima ile yan yana son kez yürüyerek tamamladı.
Podyum Arkasındaki Renkli Dünya ve Kişisel Tercihler
Ünlü model, yoğun çalışma temposunun dışında oldukça renkli bir kişisel dünyaya sahip. Güneş gözlükleri, Barbie bebekler, piyano çalmak, sörf yapmak ve paten kaymak onun en büyük tutkuları arasında yer alıyor. Vücudunda bir göbek piercingi taşıyan Ambrosio, İtalyan imzası Dolce & Gabbana tasarımlarını taşımaktan büyük keyif alıyor. Yemek konusunda Polonya, Tayland ve Japon mutfaklarını tercih ediyor. Farklı lezzetleri denemekten hoşlanıyor. Televizyonda "24" dizisini izlemekten keyif alan modelin kitaplığında öne çıkan eserler şunlardır:
- Da Vinci Şifresi
- Yüzüklerin Efendisi
- Brida
Müzikal zevkleri arasında öne çıkan gruplar ve sanatçılar ise şunlardır:
- Nirvana
- Pearl Jam
- INXS
- Ben Harper
- Jack Jackson
Sinemada ise şu filmleri beğenerek seyrediyor:
- Çalınmış Güzellik
- Kama Sutra
- Katil Doğanlar
Moda dünyasında kendi ailesinden de bazı kişilerin onun izinden gittiğini belirten ünlü yıldız için tüm yeryüzündeki en özel ve en çok sevdiği yer, doğup büyüdüğü o şirin Erexim kasabasıdır.
.jpg?width=640)