Türk askeri ve siyasi tarihinin önemli dönemeçlerinde aktif roller üstlenen Ahmet Yıldız, 5 Mart 1921 tarihinde Trabzon'un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Hem üniformayla geçen yıllarında hem de sonrasındaki parlamento kariyerinde Türkiye'nin en hareketli siyasi dönemlerine şahitlik eden Yıldız, 1 Eylül 2009 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Kurmay Binbaşı rütbesiyle ordu içerisindeyken 27 Mayıs 1960 askeri darbesine fiilen katılması, kendisinin ülke yönetiminde söz sahibi olacağı yeni bir dönemin kapısını araladı. Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı figürleri arasında yer aldı.
27 Mayıs Askeri Müdahalesi ve Bürokrasideki Rolü
Müdahalenin hemen ardından rütbesi Kurmay Albay rütbesine yükselen Ahmet Yıldız, yeni askeri yönetimin sivil bürokrasiyi şekillendirdiği aşamada kritik bir göreve getirildi. Bu doğrultuda Basın, Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü makamına atanan Yıldız, darbe sonrası geçiş sürecinde kamuoyunun bilgilendirilmesi ve medyanın koordinasyonu gibi stratejik alanları yönetti. Buradaki bürokratik mesaisi son derece kritikti. Ülkenin askeri yönetimden sivil idareye geçiş sancıları yaşadığı bu kritik evrede, askeri cunta ile yürütme organı arasında köprü vazifesi gördü.
Cumhuriyet Senatosu Dönemi ve İdam Kararı
Askeri rejimin ve Millî Birlik Komitesi'nin (MBK) hukuki varlığı, 15 Ekim 1961 tarihindeki genel seçimlerin ardından seçilen milletvekillerinin katılımıyla kurulan 12. Dönem parlamentosunun 25 Ekim 1961'de toplanmasıyla resmen sona erdi. Bu geçişle birlikte, cuntanın diğer üyeleri gibi Ahmet Yıldız da ömür boyu (kayd-ı hayat şartıyla) Cumhuriyet Senatosu üyesi olma hakkı kazandı. Ancak senatörlük yıllarından önce, 15 Eylül 1961 günü gerçekleşen tarihi bir oylama onun siyasi mirasının en çok tartışılan kararlarından biri oldu. Bu oylama Türk siyasi tarihine geçti. Eski Başbakan Adnan Menderes ve iki arkadaşının idam kararlarının onaylandığı MBK oturumunda "evet" oyu kullandı. Oylama öncesinde idam taraftarları ile karşıtları arasındaki 11'e 11'lik kritik dengeyi "evet" yönünde bozan ve oylamanın kaderini değiştiren iki üyeden biri olarak kayıtlara geçti. Bu kritik kararda Yıldız ile beraber oyunu değiştiren diğer isim ise Mehmet Özgüneş oldu.
Ahmet Yıldız'ın askeri ve siyasi kariyerindeki en belirleyici dönüm noktaları şu şekilde sıralanabilir:
- 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine Kurmay Binbaşı rütbesiyle aktif katılım
- Basın, Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü görevinde kurmay albay olarak bürokratik liderlik
- Cumhuriyet Senatosu'nda ömür boyu üyelik hakkı ile parlamento çalışmaları
- Menderes ve iki arkadaşının idam kararlarının onaylandığı tarihi Milli Birlik Komitesi oylaması
12 Eylül Sonrası Yargılanma ve Vefatı
Yıldız'ın siyasi yaşamı, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yeni bir yargılama süreciyle sarsıldı. Darbeyi takip eden dönemde Halkevleri davası kapsamında tutuklanan eski senatör, bu dava kapsamında yargılandı. Uzun yıllar süren sessizliğin ve siyasi dalgalanmaların ardından, 1 Eylül 2009 tarihinde İstanbul'da vefat eden Ahmet Yıldız'ın cenaze merasimi de tartışmaları beraberinde getirdi. Türendeki bu tepki çok konuşuldu. Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın torunu Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, geçmişteki idam kararları ve siyasi tutumları gerekçe göstererek Yıldız'ın cenaze törenine sert tepki gösterdi ve bu konudaki hoşnutsuzluğunu açıkça kamuoyuyla paylaştı.