Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine yön veren en önemli askerî dehalardan biri olan Ahmet Muhtar Paşa, 1 Kasım 1839 tarihinde Bursa'da dünyaya gelmiş, cephelerdeki kahramanlıkları ve sadrazamlık makamındaki kritik kararlarıyla Türk tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Babası Katırcıoğlu ailesine mensup İpekçi Hacı Halil Ağa'yı henüz altı yaşındayken kaybeden Ahmet Muhtar, dedesinin himayesinde yetişerek eğitim hayatına ilk adımlarını atmıştır. 1856 yılında Bursa Askerî İdâdîsi'nden mezun olmasının ardından askerî eğitimine payitaht İstanbul'da devam etmiş ve 1860 senesinde Harbiye Mektebi'ni birincilikle tamamlayıp teğmen rütbesiyle orduya katılmıştır. Üstün yetenekleriyle dikkat çeken genç subay, sadece bir yıl sonra kurmay yüzbaşılığa yükselmiş ve böylece ömrünü adayacağı parlak askerî kariyerine resmen adım atmıştır. Karadağ Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıklardan Mısır Fevkalade Komiserliği'ne, bilimsel astronomi çalışmalarından sadrazamlığa uzanan bu seksen yıllık ömür, devletin en zorlu dönemlerinde üstlenilen tarihî sorumluluklarla doludur.
Cephelerde Geçen Bir Ömür ve Askerî Başarıları
Harbiye'den mezuniyetinin ardından ilk saha görevini Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'nın maiyetinde Karadağ Savaşları'nda alan genç subay, Ustruck Geçidi'ni küçük bir süvari birliğiyle ele geçirerek büyük bir cesaret örneği sergilemiştir. Çarpışmalar sırasında iki yerinden yaralanmasına rağmen, destek birlikleri bölgeye ulaşana dek bu stratejik geçidi savunmayı başarmış ve bu başarısıyla binbaşılığa terfi etmiştir. Daha sonraki yıllarda akademik alana yönelerek Topçu Kurmay ve Askerî Mühendis Okulu bünyesinde öğretmenlik yapmış, modern silah teknolojilerini incelemek amacıyla Sultan II. Abdülhamid tarafından Almanya ve Fransa'ya gönderilmiştir. 1888 yılında albay (miralay) rütbesindeyken üstlendiği Mülkiye Lisesi mekanik öğretmenliği görevini on iki sene boyunca sürdüren Ahmet Muhtar Paşa, eğitim dünyasına yaptığı katkıların yanı sıra Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye'nin (Darüşşafaka Cemiyeti) kurucu üyeleri arasında da yer almıştır. Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi'nin hocalığını üstlenerek onunla birlikte Avrupa seyahatlerine katılmış, ardından Yemen isyanlarını bastırmak üzere mirlivalık (paşalık) rütbesiyle atandığı bölgede devlet otoritesini yeniden tesis etmiştir. Yemen'deki muazzam muvaffakiyetleri sayesinde otuz iki yaşında generalliğe (ferik) ve kısa süre içinde müşirliğe yükselerek bu coğrafyayı düzenli bir vilayet haline getirmeyi başarmıştır.
Paşa, Girit ve Şumnu görevlerinin ardından Erzurum'a tayin edilmiştir. Burada Rusya ile olası bir savaşa karşı hazırlıklara girişmiştir. Ancak sadrazam ile yaşadığı fikir ayrılığı sebebiyle geri çağrılmıştır. Kısa süre sonra Bosna-Hersek başkumandanlığı görevini üstlenmiştir. Mostar'a varışıyla birlikte ayaklanmacılara karşı hemen harekete geçmiştir. Duga Muharebesi'ni kazanarak Gaçka yönünde ilerlemesini sürdürmüştür.
93 Harbi Kahramanlığı ve Gazi Unvanı
Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) öncesinde Kafkas Cephesi Başkomutanlığı görevine getirilen Ahmet Muhtar Paşa, burada tarihî başarılara imza atmıştır. Komutası altındaki zayıf orduyla Gedikler ve Yahniler savaşlarında büyük zaferler kazanmıştır. Rusların 70 bin kişilik kalabalık taarruzuna karşı 34 bin kişilik kuvvetiyle kazandığı Yahniler zaferi, askerî tarih kitaplarına altın harflerle geçmiştir. Bu başarıların neticesinde kendisine mareşallik payesiyle birlikte 'Gazi' unvanı layık görülmüştür. Alacadağ yenilgisinin ardından ordusunu Erzurum'a çekerek Aziziye Tabyası'nda destansı bir savunma gerçekleştirmiştir. Kısıtlı imkanlara rağmen düşman taarruzlarını defalarca püskürtmüştür. İstanbul'dan beklediği askerî desteği alamayınca Bayburt'a çekilme kararı almıştır. Rus ordusunun payitahta yaklaşması üzerine İstanbul'a çağrılarak Çatalca savunma hattını kurmakla görevlendirilmiştir. Barış görüşmelerinin başlamasıyla bu hattı Bakırköy sınırına çekmiştir. Savaşın son günlerinde Genelkurmay Başkanlığı ve Tophane Müşirliği makamlarına tayin edilmiştir.
Diplomatik Görevler ve Sadrazamlık Dönemi
Savaş sonrasında Girit'teki ayaklanmaları Halepa Sözleşmesi ile yatıştıran tecrübeli devlet adamı, sınır komisyonlarında da Türk haklarını savunmuştur. Preveze'de yürüttüğü akılcı taktikler sayesinde Yunanistan'a toprak verilmesini engellemeyi başarmıştır. Mısır Fevkalade Komiserliği vazifesiyle tam yirmi altı yıl boyunca Kahire'de görev yapmıştır. 1908 yılında Meşrutiyet'in ilanı üzerine İstanbul'a dönerek Ayan Meclisi üyeliği ve başkan vekilliği gibi mühim görevlerde bulunmuştur. 31 Mart Vakası'nda ve II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi sürecinde kritik roller üstlenmiştir. Tarihî şöhreti ve tarafsız kişiliği nedeniyle 21 Temmuz 1912'de sadrazamlık makamına getirilmiştir. Eski sadrazamların da yer aldığı tarafsız bir hükümet kurarak iç barışı hedeflemiştir. Ancak Balkan Savaşları'nın patlak vermesi ve ordunun aldığı yenilgiler sebebiyle 29 Ekim 1912'de bu görevinden istifa etmiştir. Döneminde Trablusgarp Savaşı'na Uşi Antlaşması ile son vermiş, ancak Balkanlar'daki fırtınayı dindirememiştir.
Askerî ve diplomatik başarılarının yanı sıra bilim dünyasıyla da yakından ilgilenen Gazi Ahmet Muhtar Paşa, özellikle matematik ve astronomi alanındaki derin bilgisiyle tanınmıştır. Bu alanlardaki çalışmaları dolayısıyla kendisi 'büyük matematikçi' ve 'büyük astronomi âlimi' unvanlarıyla anılmıştır. Ülkede uluslararası saat diliminin ve miladi takvimin benimsenmesini öneren ilk kişilerden biridir. Bu hususta 'Islahat-ül Takvim' isimli meşhur eseri başta olmak üzere birçok bilimsel kitap kaleme almıştır. Tarihî anılarını paylaştığı 'Sergüzeşt-i Hayatım'ın Cild-i Sanisi' adlı eseri de önemli bir mirastır. Fransızca bilen ve çok yönlü kişiliğiyle öne çıkan paşa, 21 Ocak 1919'da İstanbul'da seksen yaşında hayata gözlerini yummuştur. Naaşı Fatih Camii avlusuna defnedilen bu büyük kumandanın adı, vaktiyle İstanbul'un tarihî Sirkeci Garı'na da verilmiştir. Karargâh olarak kullandığı Kars'taki tarihî konağı günümüzde onun anısını yaşatan görkemli bir müze olarak hizmet vermektedir.
Gazi Ahmet Muhtar Paşa, uzun meslek yaşamı boyunca pek çok kritik askerî ve idari görevde bulunmuştur:
- Kafkas Cephesi Başkomutanlığı
- Erkân-ı Harbiye (Genelkurmay) Başkanlığı
- Osmanlı Devleti Sadrazamlığı
- Mısır Fevkalade Komiserliği
