Bulgaristan'da yaşayan Türk azınlığın haklarını savunmak amacıyla yola çıkan Ahmed Doğan, 29 Mart 1954 tarihinde Dobriç'e bağlı Bakalovo köyünde doğdu. Ülkenin ilk Türk siyasetçisi unvanını taşıyan Doğan, totaliter komünist rejimin asimilasyon politikalarına karşı yürüttüğü kararlı mücadeleyle tanındı. Felsefe eğitimi aldıktan sonra direniş örgütleyen ve hapis yatan lider, demokrasiye geçiş sürecinde Turgut Özal'ın da desteğini alarak Hak ve Özgürlükler Hareketi'ni (HÖH) kurdu ve Bulgaristan siyasi tarihinin en etkili figürlerinden biri haline geldi.
Eğitimi ve Akademik Kariyeri
Eğitim hayatına Dobriç bölgesinde başlayan Ahmed Doğan, ilk ve orta öğrenimini oldukça yüksek başarı notlarıyla tamamladı. Okul yıllarındaki üstün başarısını lise eğitimi boyunca da sürdüren Doğan, akademik kariyerine Sofya Üniversitesi'nde yön verdi. Üniversitenin Felsefe Bölümü'nü kazanan genç öğrenci, bu zorlu bölümü yüksek dereceyle bitirmeyi başardı. Marksist felsefe ve Diyalektik Materyalizm teorisi üzerine yoğunlaşan Doğan, bu alanda büyük bir özveri sergileyerek yüksek lisans (master) derecesi aldı. Aldığı derin akademik eğitim, onun toplumsal süreçleri ve dönemin siyasi yapısını çok daha iyi analiz etmesine olanak sağladı.
Asimilasyona Karşı Direniş ve Cezaevi Yılları
Üniversiteden mezun olduktan sonra Marksizm ilkelerine aykırı düşen fikirleri savunmaya başlayan Doğan, mevcut komünist düzene karşı açıkça tavır aldı. Bu muhalif duruşu nedeniyle 1984 ile 1985 yılları arasında yönetimin Bulgaristan Türklerine uyguladığı ağır baskı ve soykırım politikalarına fiilen maruz kalan isimlerden biri oldu. Jivkov iktidarının asimilasyon hamlelerini protesto etmek amacıyla 1985 senesinde arkadaşlarıyla birlikte Bulgaristan Türk Kurtuluş Birliği Teşkilatı adlı gizli bir örgüt kurdu. Ancak bu gizli faaliyetler çok uzun sürmedi. Rejim güçleri tarafından tespit edilen Doğan ve arkadaşları kısa sürede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu süreçte ağır koşullarla karşılaştı. Parmaklıklar arkasında da mücadelesini sürdürdü. Ayrıca Mayıs 1989 Olaylarının baş düzenleyicilerinden biri olarak yargılandı.
Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin Doğuşu
Demokratikleşme adımlarının atılmasıyla birlikte 12 Aralık 1989 günü cezaevinden tahliye edilen Ahmed Doğan, vakit kaybetmeden siyasi çalışmalarına başladı. Bulgaristan'daki Türklerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almayı hedefleyen Hak ve Özgürlükler Hareketi'ni (HÖH) 1990 yılında kurdu. Bu tarihi oluşumun hayata geçmesinde dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Turgut Özal da önemli bir destek sağladı. Partinin genel başkanlık koltuğuna oturan Doğan, Bulgaristan sınırları içerisinde Türklerin kültürel, dinsel, sosyal ve ekonomik alanlardaki haklarını savunan ilk yasal siyasi yapıyı kurmuş oldu. Bu hamle, onu Bulgaristan'ın ilk Türk siyasetçisi yaptı.
HÖH, kurulduğu günden itibaren şu temel hak ve özgürlükleri savunmuştur:
- Bulgaristan Türklerinin dil ve din özgürlüğü hakları
- Sosyal ve kültürel hakların güvence altına alınması
- Türk azınlığın ekonomik refahının desteklenmesi
Kürsüde Yaşanan Suikast Girişimi
Siyasi kariyeri boyunca pek çok tehlikeyle yüzleşen Ahmed Doğan, 19 Ocak 2013 tarihinde katıldığı parti kongresinde kürsüde konuşma yaparken beklenmedik bir suikast girişimine uğradı. Kürsüye yaklaşan silahlı bir saldırgan tabancasını doğrudan Doğan'ın başına doğrulttu. Ancak boş fişeklerle dolu gaz tabancası tutukluk yaptı ve ateş almadı. O esnada büyük bir soğukkanlılık gösteren Doğan, hızlı bir refleksle saldırganın koluna vurarak kendisini korumayı başardı. Kürsüdeki boğuşmanın ardından araya giren güvenlik görevlileri ve delegeler, saldırganı etkisiz hale getirmeden önce sert bir şekilde darp etti. Kameralar tarafından anbean kaydedilen bu olay tüm dünyada yankı uyandırdı.
Yapılan incelemelerde, uyuşturucu ve hırsızlık suçlarından sabıkalı olan 25 yaşındaki Türk asıllı Oktay Hasanov Yenimehmedov isimli saldırganın kullandığı silahın ölümcül olmadığı belirtildi. Uzman raporlarına göre silah ateş alsa dahi sadece hayati tehlike yaratmayacak yaralanmalara yol açabilirdi. Yargılama süreci sonunda, Şubat 2014'te Enimehmedov üç yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Ardından Mart ayında Sofya Temyiz Mahkemesi bu cezasını ev hapsine çevirerek nihai kararı verdi.
