Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesine bağlı Malkaya köyünde 12 Şubat 1955'te dünyaya gelen Ahmet Akgündüz, Türkiye'de hukuk tarihi alanında yürüttüğü akademik çalışmalar ve çeşitli kurumlardaki idari görevleriyle tanınan bir hukukçudur. Lisans eğitimini İslami ilimler ve hukuk alanlarında tamamlayan isim, Osmanlı hukuku üzerine yaptığı araştırmaların yanı sıra son yıllarda Avrupa'daki rektörlük görevi sırasında yaşanan siyasi ve akademik krizlerle de geniş kitlelerin dikkatini çekmiştir.
Eğitim Hayatı ve Akademik Yükselişi
İlk ve ortaöğrenim sürecini Gaziantep'te tamamlayan Ahmet Akgündüz, hem imam hatip lisesini hem de fen lisesini bitirerek çift yönlü bir eğitim aldı. Yükseköğrenim yolculuğuna Erzurum'da başlayan akademisyen, 1980 yılında Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi mezunu oldu. Hukuk alanına yönelerek eğitimine devam eden Akgündüz, 1982'de ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi diplomasını almaya hak kazandı. Mezuniyetinin ardından akademik hayata adım atan araştırmacı, Dicle Üniversitesi bünyesinde Hukuk Tarihi Ana Bilim Dalı'nda araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Bu süreçte lisansüstü eğitimine hız vererek 1983'te yüksek lisans derecesini, 1986'da ise Osmanlı dönemindeki vakıf kültürü üzerine hazırladığı tezle doktora unvanını elde etti. Kısa sürede kariyerinde ilerleyen Akgündüz, 1987 yılında Selçuk Üniversitesi'nde doçentlik kadrosuna atandı.
Kamusal Görevleri ve Uluslararası Çalışmaları
Akademik kimliğinin yanında devlet kurumlarında da önemli roller üstlenen Ahmet Akgündüz, 1986 ile 1991 yılları arasında Başbakanlık Osmanlı Arşivi bünyesinde uzman müşavir olarak görev aldı. Aynı dönemde Devlet Arşivleri Danışma Kurulu üyeliğini de yürüterek arşiv belgeleri üzerinde araştırmalar gerçekleştirdi. 1993 yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'ne hukuk profesörü olarak atanan Akgündüz, aynı yılın ekim ayında Bilecik'teki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne dekan olarak tayin edildi. Ayrıca Osmanlı Araştırmaları Vakfı'nın Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Türkiye'deki faaliyetlerinin yanı sıra uluslararası alanda da çalışmalar yapan akademisyen, 1997-1998 yıllarında Princeton Üniversitesi bünyesinde araştırmalar yürüttü. Kendisi, bu dönemin daha çok dil becerisini geliştirmeye yönelik olduğunu ve oradaki diğer akademisyenlerle fikirsel anlamda sert tartışmalar yaşadığını ifade etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. Akgündüz, şu dilleri akıcı şekilde kullanabilmektedir:
- Arapça
- İngilizce
- Farsça
- Felemenkçe (Hollandaca)
İntihal İddiaları ve Hollanda'daki Krizler
İktidar partisine verdiği destekle de bilinen akademisyen, parti içerisindeki usulsüzlükleri bildiğini ifade etmiş, ancak bu durumun liderliği kirletmediğini ve hükümetlerin milletin malının yalnızca beşte birini yediğini iddia etmiştir. Bununla birlikte Ahmet Akgündüz'ün akademik hayatı, telif hakları ve özgünlük tartışmaları nedeniyle pek çok kez eleştirilerin odağı olmuştur. Doktora tezi ve sonrasındaki bilimsel yayınlarında yüksek oranda intihal yaptığı yönündeki iddialar, hem yerli hem de yabancı bilim çevrelerinde geniş yankı buldu. Hollanda'nın köklü basın kuruluşlarından Volkskrant gazetesine konuşan uzmanlar da Akgündüz'ün eserlerinde çok sayıda sayfayı kaynak belirtmeden kullandığını iddia etti. Akademisyen ise bu suçlamaların arkasında Ermeni ve PKK yanlısı grupların yıpratma kampanyası olduğunu savundu. Ancak tartışmalar Hollanda hükümetine kadar yansıdı ve dönemin Eğitim Bakanı Jet Bussemaker, Akgündüz'ün görev yaptığı kurumdan uzaklaştırılması yönünde ısrarcı olacağını duyurdu. Sonraki dönemde Akit TV'de darbe destekçileri ve muhaliflere yönelik sarf ettiği sert ifadeler de Hollanda'da tepkiyle karşılandı. Dönemin Eğitim Bakanı Ingrid van Engelshoven, bu açıklamaları korkunç bulduğunu belirterek Akgündüz'ün rektörlük yürüttüğü kurumun akreditasyonunun iptal edilmesi amacıyla özel soruşturma komitesi kurulduğunu bildirdi.
