Türk kültür sanat hayatının en renkli ve çok yönlü simalarından biri olan Adalet Cimcoz, 25 Temmuz 1910 tarihinde Çanakkale'nin tarihi Kilitbahir kalesinin gölgesinde dünyaya gözlerini açtı. Babası topçu subayı Miralay Hüseyin Tayfur Bey, annesi ise Müslüman olup Aliye adını alan Alman kökenli bir kadındı. Çocukluğu ve ilk gençliği Almanya ile Türkiye arasında mekik dokuyarak geçen sanatçı, tesadüflerin sürüklediği seslendirme stüdyolarında Yeşilçam'ın efsanevi kadın oyuncularının beyaz perdedeki sesi haline geldi. Dostlarının kısaca "Ada" diye hitap ettiği bu sıra dışı kadın, sadece dublaj stüdyolarında değil; edebiyat çevirilerinde, kurduğu Türkiye'nin ilk özel sanat galerisinde ve cesur dedikodu yazılarında da adından söz ettirmeyi başardı. Kanser nedeniyle 13 Mart 1970'te altmış yaşında İstanbul'da aramızdan ayrılan Cimcoz, geride kültür ve sanatla örülü muazzam bir miras bıraktı.
Almanya'dan Stüdyolara Uzanan Benzersiz Bir Yaşam
Miralay Hüseyin Tayfur Bey ile Aliye Hanım'ın Almanya'daki bir baloda başlayan aşk hikayesi, Adalet'in de kaderini şekillendirdi. Henüz altı yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya göç eden küçük Adalet, ilköğrenimini 1921 yılında tamamladı. Ortaokul ve lise eğitimini de yine bu ülkede sürdürerek Almanca diline mükemmel şekilde hakim oldu. Yurda döndükten sonra, 1930 yılında dönemin tanınmış avukatlarından Mehmet Ali Cimcoz ile hayatını birleştirdi. Dublaj dünyasına adım atması tamamen bir şans eseriydi. Asıl mesleği Toprak Mahsulleri Ofisi'nde mütercimlik olan Adalet, 1931 yılında kendisini bir anda seslendirme stüdyosunda buldu. O yıllarda Laurel ve Hardy seslendirmesi yapan ağabeyi Ferdi Tayfur, eşi Melek Kobra'nın aniden hastalanması üzerine stüdyoya kız kardeşini çağırdı. İpek Film stüdyosundaki bu zorunlu görev, Adalet'in sinema tarihindeki büyük yolculuğunun ilk adımıydı. Seslendirdiği ilk yapım sinema tarihinin efsanesi "King Kong" oldu. Memuriyet hayatı devam ettiği için kayıtlara kendi ismi yerine "Seniye Sonku" müstear adıyla geçti. 1936'dan ölümüne dek profesyonel dublaj sanatçısı olarak çalıştı.
Yeşilçam'ın Görünmez Yıldızı ve Türkiye'nin İlk Özel Sanat Galerisi
Adalet Cimcoz, beyaz perdede boy gösteren en parlak kadın starların arkasındaki gizemli sesti. Belgin Doruk'un masumiyetini, Türkan Şoray'ın buğulu bakışlarını, Fatma Girik'in dik duruşunu ve Filiz Akın'ın zarafetini o kendi sesiyle tamamladı. Ayrıca Muhterem Nur, Sezer Sezin, Neriman Köksal, Ayfer Feray ve Zeynep Sırmalı gibi çok sayıda efsane oyuncuyu uzun yıllar boyunca seslendirdi. Bu ustalık Yeşilçam'ın altın çağına doğrudan katkı sundu. Sanatın diğer dallarına karşı da büyük bir tutku besliyordu. Kendisi resim yapmadı ya da seramikle uğraşmadı. Buna rağmen, çağdaş sanatın gelişimini desteklemek amacıyla 1951 yılında Beyoğlu'nda Maya Sanat Galerisi'ni kurdu. Türkiye'nin ilk özel sanat galerisi unvanını taşıyan bu öncü mekan, tam beş yıl boyunca sanatçılara kapılarını açık tuttu. Genç yeteneklerin seslerini duyurabilmesi için adeta bir okul vazifesi üstlendi.
Fitne Fücur'un Keskin Kalemi ve Ödüllü Çeviriler
Kültür dünyasında sadece sesiyle değil, kalemiyle de fırtınalar estiren bir yazardı. Hafta, Salon, Tasvir, Aydede ve Tef gibi popüler mecmualarda "Fitne Fücur" takma adıyla dedikodu yazıları kaleme aldı. Ülkenin ilk dedikodu yazarlarından biri olarak, cemiyet hayatında kimin kiminle ne yaptığını muzip ve cesur bir üslupla köşesine taşıdı. Yeditepe, Varlık ve Yeni Ufuklar gibi prestijli edebiyat dergilerinde ise şiirler, öyküler ve nitelikli kitap tanıtımları yayımladı. Alman edebiyatına hakimiyetiyle unutulmaz çeviriler yaptı. Bertolt Brecht, Franz Kafka, B. Traven ve Georg Büchner gibi dev yazarların eserlerini Türkçe ile buluşturdu. Özellikle Franz Kafka'dan çevirdiği "Milena'ya Mektuplar" eseriyle 1962 yılında Türk Dil Kurumu'nun En İyi Çevirmen Ödülü'ne layık görüldü. Onun bu titiz çalışmaları, Türk okurunun dünya edebiyatıyla buluşmasında köprü vazifesi gördü. Vefatının ardından gazeteci ve yazar Mine Söğüt, sanatçının sahaf vitrinlerine dağılmış fotoğraflarını ve anılarını toplayarak hayatını kitaplaştırdı. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan bu eser, "Ada"nın büyüleyici ve renkli yaşam öyküsünü gelecek nesillere aktardı.
Adalet Cimcoz'un Türkçeye Kazandırdığı Seçkin Eserler
- Ölüm Gemisi (B. Traven, 1957)
- Sezuan'ın İyi İnsanı (Bertolt Brecht, 1961)
- Milena'ya Mektuplar (Franz Kafka, 1961)
- Dinamit (B. Traven, 1963)
- Leonce ile Lena (Georg Büchner, 1963)
- Galileo Galilei (Bertolt Brecht, 1963)
- On Dakika Sonra Buffalo (Günter Grass, 1964)
- Bay Puntila ile Uşağı Matti (Bertolt Brecht, 1965)
- Eğlentili Bir Gömme Töreni (Tibor Dery, 1967)
- Kafka'nın Sevgilisi Milena (Margarete Buber-Neumann, 1967)
- Adanmış Topraklar Üstünde (Efraim Kişon, 1969)
