Abdullah Öcalan, 4 Nisan 1949 tarihinde Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesindeki Ömerli köyünde dünyaya gelen ve çeşitli ülkeler ile uluslararası kurumlar tarafından terör örgütü olarak kabul edilen ayrılıkçı PKK'nın kurucusudur. 1978 yılındaki kuruluştan 1999 yılındaki yakalanışına kadar örgütün liderliğini üstlenen Öcalan, bu süreçte gerçekleştirilen ve binlerce güvenlik görevlisi ile sivilin ölümüne yol açan şiddet eylemlerini sınır dışındaki kamplardan yönetmiştir. Operasyonlar neticesinde Kenya'da yakalanan örgüt lideri, günümüzde İmralı Cezaevi'nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çekmektedir.
Çocukluk Dönemi, Eğitimi ve Siyasi Gelişimi
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde Ömer ve Üveyş çiftinin altı çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya gelen Öcalan'ın çocukluğu bu bölgede geçmiştir. Mehmet, Osman, Havva, Fatma ve Ayni adlarında kardeşleri olan Öcalan, Türkçe dilini ilk kez ilkokul yıllarında öğrenmiştir. Küçük yaşlarda asker olma hayali kuran Öcalan, sınavları kazanamamasının ardından Ankara'daki Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi'ne kaydolmuştur. Mezuniyetinin ardından Diyarbakır ve İstanbul'da kadastro memurluğu görevlerini yürütmüştür. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydolduktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne geçiş yapmıştır.
Üniversite yıllarında sol görüşlere ilgi duymaya başlayan Öcalan, Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) bünyesinde politik çalışmalara katılmıştır. Burada Mahir Çayan çizgisindeki THKP/C ile ilgilenmiştir. 1972 yılında yasa dışı bildiri dağıtmak suçlamasıyla Mamak Askeri Cezaevi'nde yedi ay süreyle tutuklu kalmıştır. Tahliye edildikten sonra Ankara'da siyasi toplantılar düzenlemeye başlamış ve 1974'te Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği'nin (ADYÖD) kuruluşunda yer almıştır. Dernek, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle kapatılmıştır. Kurucu kadroda ise şu isimler yer almıştır:
- Cemil Bayık ve Duran Kalkan
- Kemal Pir ve Mazlum Doğan
- Rıza Altun, Mustafa Karasu, Haki Karer ve Mehmet Hayri Durmuş
PKK'nın Kuruluşu ve Eylemlerin Yönetimi
Ankara'da Kesire Yıldırım ile evlenen Öcalan, 27 Kasım 1978'de Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde Kürdistan İşçi Partisi'ni (PKK) ilan etmiştir. Kendisi bu yapının genel sekreteri ve lideri olarak seçilmiş, kurucu kadrodaki birçok isim ise ilerleyen yıllarda kendi talimatları doğrultusunda tasfiye edilmiştir. Güvenlik baskıları artınca Temmuz 1979'da Suriye'ye geçmiştir. Suriye ve Lübnan sahalarında Filistinli gruplarla yakın ilişkiler geliştirerek geniş kapsamlı kamplar kuran Öcalan, binlerce militanın eğitim almasını sağlayıp silahlı eylemleri sınır ötesinden sevk etmiştir.
Onun liderliğindeki yapının gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin resmi bilançosu oldukça ağırdır:
- 4.472 sivil ve 3.874 asker eylemlerde hayatını kaybetmiştir.
- 1.225 köy korucusu ile 247 polis şehit olmuştur.
- Binlerce silahlı ve bombalı saldırı, soygun ve insan kaçırma eylemi yapılmıştır.
Uluslararası Af Örgütü ile İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, sivil ölümleri, kaçırma olaylarını ve kadın timlerinin üstlendiği intihar eylemlerini kınamıştır. Bu kuruluşlar, Öcalan'ın sığınma taleplerinin reddedilmesi ve adil yargılanması yönünde çağrılar yapmıştır.
Yunanistan Konsolosluğu'ndan İmralı'ya Uzanan Hukuki Süreç
Suriye üzerindeki uluslararası baskıların artmasıyla 1998'de bu ülkeden çıkarılan Öcalan, sığınacak yer arayışına girmiştir. Ardından Kenya'daki Yunan Konsolosluğu'na götürülmüştür. Buradan çıkarıldıktan sonra Nairobi Havalimanı'nda Türk güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği operasyonla 15 Şubat 1999'da yakalanarak Türkiye'ye getirilmiştir.
Haber, Başbakan Bülent Ecevit tarafından duyurulmuştur. Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca vatana ihanet ve silahlı terör örgütü yöneticiliği suçlarından idama mahkum edilmiştir. Cezası, AB uyum yasalarıyla müebbete çevrilmiştir. Bugün İmralı Cezaevi'nde cezasını çekmektedir. Yakalandığında annesinin Türk kökenli olduğunu iddia etse de bu beyan aile yakınları tarafından doğrulanmamıştır.
