1846 yılında Trabzon'da dünyaya gelen ve askeri kariyeriyle Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı son dönemlerine damga vuran Abdullah Kölemen, 25 Nisan 1937 tarihinde İzmir'de vefat ederek hayata gözlerini yummuştur. Tarih sayfalarında daha çok Kölemen Abdullah Paşa adıyla bilinen bu önemli şahsiyet, orduda mareşallik rütbesine kadar yükselerek kritik muharebeleri yönetmiş ve mütareke döneminde Harbiye Nazırlığı görevini üstlenmiştir. Askeri dehası, öngörüleri ve yazdığı hatıratla tanınan paşanın babası Rüstem Bey de Mısır ordusunda süvari miralaylığı yapmış bir Türk Kölemenidir.
Eğitim Hayatı ve Ordudaki İlk Yılları
Genç yaşta askeri eğitime adım atan Abdullah Kölemen, ilk askeri eğitimini Bursa'da almıştır. 1875 senesinde Bursa Işıklar Askerî Lisesi'nden başarıyla mezun olan Abdullah Kölemen, öğrenimine hiç ara vermeden devam etti. Eğitimine durmaksızın devam eden genç subay adayı, 1878 yılında ise Kara Harp Okulu'nu süvari subayı olarak tamamlamıştır. Askeri bilgi ve becerilerini daha da geliştirmek amacıyla Harp Akademisi'ne giren genç subay, burayı 26 Temmuz 1881 tarihinde kurmay yüzbaşı rütbesiyle bitirmiştir. Akademiden mezun olduktan hemen sonra ilk görev yeri olan Hicaz ve Yemen bölgelerine sevk edilmiştir. Zorlu coğrafi koşullarda görev yapan genç kurmay yüzbaşı, askeri yetenekleriyle dikkat çekmiştir.
Görev Aldığı Önemli Makamlar ve Diplomasi
Kölemen Abdullah Paşa, uzun askeri kariyeri boyunca sadece sıcak cephe hatlarında görev almamış, aynı zamanda çeşitli idari, mülki ve diplomatik alanlarda da son derece kritik devlet sorumlulukları üstlenmiştir. Paşanın üstlendişi bu önemli görevlerden bazıları şunlardır:
- Viyana'da üstlendişi askeri ataşelik görevi,
- Anadolu coğrafyasında patlak veren Ermeni isyanını bastırma vazifesi,
- Mülki bir yönetici olarak yürüttüğü Musul valiliği,
- Saray bünyesindeki Mâbeyn Erkân-ı Harbiye reisliği.
Ayrıca geçici diplomatik elçilik görevleriyle birkaç defa yurt dışına gönderilerek Osmanlı İmparatorluğu'nu temsil etme fırsatı bulmuştur. İstanbul'a döndükten sonra paşa için askeri eğitmenlik yılları başlamış ve Erkân-ı Harbiye Mektebi'nde hocalık yaparak birçok yeni subay yetiştirmiştir. Aynı zamanda ünlü Alman general Von der Goltz Paşa'nın çevirmenliğini yapmış ve onun yardımcısı olarak çalışmıştır. Von der Goltz Paşa ile geçirdiği bu yoğun çalışma dönemi, onun askeri teori ve strateji konularındaki birikimini artırmıştır.
Askeri Rütbeleri ve Terfileri
Orduda gösterdiği başarılar, ona rütbeleri birer birer getirmiştir. Paşanın askeri yükseliş kronolojisi şu terfilerle şekillenmiştir:
- 21 Şubat 1882'de kurmay kıdemli yüzbaşı rütbesine terfi eden Kölemen, 6 Haziran 1884'te kurmay binbaşılığa, 30 Temmuz 1887'de kurmay yarbaylığa ve 25 Ağustos 1888'de kurmay albaylığa yükselerek ordudaki hızlı tırmanışını sürdürmüştür.
- 10 Eylül 1891 tarihinde tuğgeneral rütbesine atanan Kölemen, 27 Ağustos 1894'te tümgeneral olmuştur.
- Osmanlı ordusunda gösterdiği üstün başarılar ve liyakati sonucunda, 25 Mayıs 1904 tarihinde korgenerallik makamına layık bulunmuştur.
- Sadece bir yıl sonra, 28 Kasım 1905'te ise ordu kademesindeki en yüksek rütbelerden biri olan mareşalliğe layık görülmüştür.
Balkan Savaşı Sınavı ve Son Dönem Görevleri
Osmanlı İmparatorluğu'nda 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından paşa, Dördüncü Ordu komutanlığı görevine atanmıştır. 1910 yılında rütbesi birinci ferikliğe indirildi. Bir yıl sonra, 1911'de birinci redif müfettişliği makamına getirilmesi üzerine bu görevinden istifa etmiştir. İstifasının ardından askeri yeteneklerine tekrar ihtiyaç duyulmuş ve Arnavutluk bölgesinde toplanan ordunun komuta kademesine getirilmiştir. Hemen ardından Anadolu Garp Ordusu komutanlığı vazifesini üstlenerek o bölgedeki birliklerin idaresini devralmıştır.
Balkan Savaşı patlak verdiğinde, bu savaşa girilmesine kesin bir şekilde karşı olmasına rağmen, Doğu Trakya Şark Ordusu Komutanlığı görevini istemeyerek de olsa vatan savunması adına üstlenmek durumunda kalmıştır. Komutanlık makamına getirildiğinde, yaklaşmakta olan tehlikeyi ve ordunun mevcut durumunu şu sözlerle açıkça dile getirmiştir:
"Balkan devletlerinden sadece Bulgaristan'la bile başa çıkacak durumda değiliz. Silahlı kuvvetlerimizin hali perişandır. Düşmanı Çatalca'da durdurabilirsek başarıdır."
Gerçekleşen çarpışmalarda Bulgar kuvvetlerine karşı Lüleburgaz ve Kırklareli cephelerinde mağlubiyete uğrayan Şark Ordusu, Çatalca hattına kadar çekilmek zorunda kalmıştır. Bu başarısızlık üzerine görevden alınarak emekli edildi. Emeklilik günlerinde askeri tecrübelerini kaleme alan paşa, 1917 senesinde "Balkan Harbi'nde Şark Ordusu Komutanı Abdullah Paşa'nın Hatırası" başlıklı eserini yayımlayarak tarihe not düşmüştür.
Askerlikten sonra siyasi alanda da bulundu. Mondros Mütarekesi sonrasında, 11 Kasım 1918 ile 19 Aralık 1918 tarihleri arasında kurulan Tevfik Paşa kabinesinde yer almıştır. Bu hükûmette tam 38 gün boyunca Harbiye Nazırlığı görevini yürüterek ülkenin geçiş döneminde sorumluluk üstlenmiştir. Son yıllarını İzmir'de sakin bir şekilde geçirdi.
